Kürtlerin 'Kürt meselesi'ne bakışları

Kürtlerin 'Kürt meselesi'ne bakışları.71262
  • Giriş : 14.10.2008 / 09:22:00
  • Güncelleme : 14.10.2008 / 09:24:52

Mersin'in varoşundaki işsiz Kürt'le, Mersin çarşısındaki işadamı Kürt'ün "Kürt meselesi"ne bakışı aynı mı?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kürt meselesi"nin tarifi o kadar zor ki... Ortak bir tarif çıkarıp onu çözmek!
Bunu yapabilecek baba yiğite aşk olsun! Bu mesele için kan döken PKK'ya "Gel çöz" deseniz, inanın, ürettiği çözüme bin tane itiraz çıkacaktır. Bu düşünceye nereden geldim?

Mersin'de bir düğünün görüntülerini yayınlıyor TV kanalları...

İki Kürt aşireti:

İzol ve Bucaklar...

Birinin oğlu ile ötekinin kızı evleniyor. Böyle "Ağa düğünleri"ne ilişkin görüntülere yabancı değil Türkiye kamuoyu...

Mersin'de 5 yıldızlı bir otel... Ultra modern bir ortam. Her şey beş yıldızlı...

Dekolte kıyafetli gelin ve smokin giydirilmiş damat ortada dans ediyor, sonra 7'den 70'e insanlar, ellerinde dolar desteleri ile piste fırlayıp, dolar savurmaya başlıyorlar. Biraz sonra takı merasimi olacak ve gelin hanımın boynuna, kendi kilosuna yakın ağırlıkta takılar takılacak...

Hadi soralım bakalım: Bu düğünde yer alan şahıslarla, bunların sahip olduğu köylerin Kürt nüfusunun "Kürt meselesi" aynı mı?

Aynı mı, Diyarbakır sokaklarında işsiz - eğitimsiz dolaşan çocukların Kürt meselesi ile, burada dolar savuran ağa çocuklarının Kürt meselesi?

Aynı mı, işsizlikten anası ağlamış, köyü yakılmış, evi darmadağın olmuş Kürt köylüsü ile ağaların Kürt meselesi? Bu Kürt ağaları ile, PKK'nın Kürt meselesi aynı mı?

Dağda ölen PKK'lı gençle, Kandil'deki, İmralı'daki ya da Avrupa'nın PKK'lı ağaların Kürt meselesi aynı mı? Kürt korucu ile dağa çıkan oğlunun - kızının meselesi aynı mı? Hatta oğlu dağa çıkmış ana ile, dağdaki oğulun Kürt meselesi aynı mı?

DTP'nin içindeki ağalarla, AKP'nin, CHP'nin, ya da öteki partilerde aday olan ağaların Kürt meselesi aynı mı?

Aynı aşiretin iki - üç partiye dağılmış mensuplarının "Kürt meselesi" nerede ayrılıyor, nerede birleşiyor? Devletten çatır çatır ihale alan Kürt iş adamlarının Kürt meselesi nerede başlayıp nerede bitiyor?

Abdülmelik Fırat'la, Abdullah Öcalan'ın ya da Şerafettin Elçi'nin Kürt meseleleri, çözüm önerileri aynı mı?

Mersin'in varoşundaki işsiz Kürt'le, Mersin çarşısındaki işadamı Kürt'ün "Kürt meselesi"ne bakışı aynı mı?

Namazında niyazında bir Kürt ile, namazında niyazındaki Kürt'ü "Gerici" kabul eden ateist Kürt'ün Kürt meselesi aynı mıdır?

Sanılıyor ki, tek tip bir "Kürt" var, o homojen yapı tek tip bir çözüm üretiyor ve o çözüm gerçekleşirse sancı bitecek. Tek tip bir Türk var mı ki, Türkiye için çözümler tek tip mi ki, Türkiye'de bunca sistem sancısı neyin nesi ki?

Anayasa'daki "Türk" tanımı "etnik" bir tanım mı, "kültürel" bir tanım mı, bunda ittifak hasıl olmuş mu ki? 80 küsur yıldır Türkiye kendini tanımlamakta problem yaşıyor...

Ankara Türkleri ve Kürtleri tanımlamakta zorlanıyor, sonra "Kürt meselesi"ne tanım getirmeye çalışıyoruz. "Kürt meselesi"nin belki en hassas sorunu, "Tür- kiye ile ilişkiler" sorunudur. Entegrasyon mu, ayrılık mı? Kürtler'e "Haklar" verilsin de, "Haklar"ın çerçevesi ne olsun?

Türkiye bütünlüğü içinde herkese yönelik hak çerçevesinden istifade mi, yoksa "Grup hakkı" edinmek mi? "Grup hakkı" edinildiğinde, diğer etnik grupların talebi ne olacak?

Bu sorunun da, eminim ki, Kürt nüfus içinde bin tane ayrı cevabı vardır. Türk toplumu ile birkaç nesil içinde olabildiğince kaynaşmış unsurların yaklaşımı ile, "Dağa çıkmış" adamın yaklaşımı birbirinden 180 derece farklı olacaktır. Bu durumda kimin düşüncesi "Kürtler adına serdedil- miş düşünce" sayılmalı ki?

Kuzey Irak'ı ilgi ile takip ediyorum. Bakalım farklı "Kürt meselesi" yorumlarında kendi konumunu nasıl belirleyecek? Hangi Kürt lehçesini resmi dil yapacak, aşiret yapısı ile demokrasiyi nasıl bağdaştıracak, devletin mali kaynaklarını tasarruf ederken Kürtlüğü nerede tutacak?

Başka etnik unsurlara karşı nasıl tavır takınacak, sorusundan söz etmiyorum. "Kürtlüğün kendi içindeki ahenk nasıl temin edilecek?" sorusunu soruyorum. "PKK, bir kuzey Irak yapılanması olarak kalırsa, o, sistemin neresinde yer alacak?" sorusunu önemsiyorum. "Bütün Kürtler bir olalım, Türkler'den de yandaşlar bulalım ve Türkiye'yi sıkıştıralım!" Bu başarılı bir "ortak cephe" faaliyeti olabilir.

Ama, "Hangi çözüm paketi hangi Kürt'ü tatmin edecek?" sorusunun cevabı arandığında ortaya paket çıkarmak zor olacak. Ankara, bu ülkede yaşayan her insana, insan onuruna yaraşır bir sistem çerçevesi sunmak zorunda. Buna bütün kalbimle inanıyorum. Ama ben bunun, özellikle Türkiye için, "etnik" paketlerle sağlanamayacağını düşünüyorum. Zaten "Türk" etnik vurgusunun ortaya çıkardığı sancılarla boğuşup durmaktayız.

BUGÜN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*