Kurtulmuş: Saadet'in payı büyük
Saadet Lideri Kurtulmuş partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin IMF ile olan ilişkilerinde gelinen son noktada Saadet Partisi'nin kararlı, tutarlı, sürekli olarak yol gösterici siyasetinin önemli payı olduğunu dile getirerek, "Biz yaklaşık bir buçuk yıldır her vesilesiyle 'Aman ha, sakın ha! IMF ile yeni bir anlaşma imzalamayın' uyarısın tekrarladık. 2000 yılından itibarin uygulanan IMF protokolü ülkede tezgahın dağılmasının arkasında bu yanlış modelin rolü olduğunu hep ifade ile geldik. Son olarak bu çerçevede geçtiğimiz günlerde ASKON'un Genel Kurulu'nda Başbakan ile kürsüden de olsa konuları karşılıklı müzakere etme fırsatı bulduk. Uyarılarımızda 'Önümüzde bir IMF anlaşması duruyor. Sakın ha imzalamayın' diye uyarılarda bulunduk. 'Ucuz para bulursam tabiî ki anlaşırım' diyen Sayın Başbakan dün itibariyle IMF anlaşmalarını durdurduğunu ilan etti" dedi.
Saadet Partisi olarak bu süreçte iki önemli noktanın altını sürekli çizdiklerini kaydeden Sadet Lideri, "Bunlardan ilki Gelirler İdaresi'nin özerkleşmesidir. IMF zaten 2000 yılından beridir yatırımları kontrol ediyor. Şimdi IMF aylardır '500 milyar dolar borcu olan bir ülkesiniz. Bu gelirleri sağa sola harcamayın. Bu gelirleri biz kontrol edeceğiz' diye bir mekanizma kuruyor. Gelirler İdaresi'nin özerkleştirilmesi Duyun-u Umumiye'nin yani Osmanlıya diz çöktüren genel borçlar idaresinin post modern adıdır. Buna asla razı olmayacağımızı söylemiştik. Bu konudaki IMF taleplerine rıza göstermeyeceğini Başbakan da ifade etmiştir. Saadet Partisi'nin tekliflerine ve telkinlerine uygun bir cevap vermiştir. Başbakan'a teşekkür ederiz" diye konuştu.
Saadet'in payı büyük
Bu anlamda ikinci konunun ise belediye gelirlerinin özelleştirilmesi meselesi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Belediye iktisadi teşekküllerinin özelleştirilmesi IMF heyetlerinin aylardır öne sürdüğü taleplerden birisiydi. Bu taleplerinin de karşılanamaz olduğunun da ifade edilmesi de Saadet Partisi'nin bu yüksek sesle karşı çıkışının çok büyük payı olmuştur" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, gelinen noktada IMF programlarının siyasi bir baskı unsuru olarak kullanıldığını söyleyerek, "Gelinen bu noktada IMF ile olan ilişkimiz ticari, ekonomik ya da bir kredi ilişkisi değil bir program ilişkisidir ve bundan sonra bu ilişkiler IMF heyetleri vasıtasıyla Türkiye üzerine bir siyasi baskı oluşturacaktır sözünü söyledik. Başbakan'ın dünkü konuşmasından görüyoruz ki IMF heyeti Türkiye üzerinde siyasi baskı kurma gayreti içinde olmuştur. Geldiğimiz noktada bizim aylardır söylediğimiz teşhislerimizin ne kadar doğru ortadadır. Yeni bir anlaşma yapılmamış olmasını fevkalade ciddi şekilde önemsediğimizi söylüyorum. Bunun siyaseten özeti şudur. Saadet Partisi şimdilik IMF kalesini yıkmıştır. Ancak biz konunun takipçisiyiz. Bu konudaki görüşlerimizi sonuna kadar milletimiz adına takip edeceğiz. Babacan'ın ifade ettiği gibi şimdilik anlaşmadık ama mayısta müzakereleri başlatabiliriz şeklindeki tezleri de sonuna kadar takip edeceğiz. Türkiye'nin bundan sonra asla siyaseten baskı altına alınacağı bir ekonomik anlaşmanın içinde olmaması Türkiye'nin menfaatinedir" dedi.
Uygulanan ekonomi programı terk edilmelidir
Saadet Lideri Kurtulmuş, Türkiye'nin ekonomi modelinin değiştirilmesini isteyerek, "Hükümet'ten beklentimiz uygulanan ekonomi programını bir an evvel terk etmesidir. Eğer terk edilmezse yarın IMF'nin yeni baskıları kaçınılmaz olacaktır. Bizim tavsiyemiz bu çok olumlu ve doğru bir adımı kalıcı bir sonuca dönüştürülmeleridir Türkiye, kendi ayakları üzerinde yükselen bir ekonomi programını tatbik etmelidir" diye konuştu.
Saadet Türkiye'nin muktedir muhalefetidir
Saadet Partisi'nin Türkiye'nin fiilen ana muhalefet partisi haline geldiğinin bir kez daha ortaya çıktığını dile getiren Kurtulmuş, "Yaklaşık on altı aydır izlediğimiz siyasetle Türkiye'nin her konusunda yol gösterici, yapıcı ve gerçekten sonuç alıcı bir muhalefet tavrını icra etmeye çalışıyoruz. Gazze'deki işgal olayı karşısında milletimizin duyarlılığını yansıtan büyük miting arkasından Doğu Türkistan'daki olaylar çerçevesinde milletin hassasiyetlerini yansıttığımız güzel miting yine Konya'da İsrail ile yapılacak ortak tatbikattan vazgeçilmesi ile ilgili uyarılarımız kamuoyu tarafından takdirle izlenmiştir" dedi.
Kurtulmuş, yapılan bu siyasi girişimlerden sonra hükümetin bu konularla ilgili tavırlarını ister istemez, Saadet Partisi'nin tekliflerine ve tavsiyelerine göre uyarlamak zorunda olduğunu dile getirerek, "Gazze mitinginin ardından Başbakan Davos'ta 'One minute' çıkışını yapmak zorunda kalmıştır. Doğu Türkistan ile ilgili dikkatleri çektik ve hükümet adımlar atmak zorunda kaldı. Konya'daki tatbikatın iptal edilmesi en azından İsrail'in tatbikata alınmayışı ile ilgili tekliflerimiz karşılık buldu" diye konuştu.
MİLLİGAZETE
DİĞER HABERLER
Kemal Kılıçdaroğlu: Dün görüşlerimi söyledim
Kılıçdaroğlu, görevden el çektirilen Savcı Sadrettin Sarıkaya hakkında konuşmaktan kaçındı.
Kılıçdaroğlu'na o gafı kimler yaptırdı?
Kemal Kılıçdaroğlu'nun yılın gafına imza atmasına neden olan isim Süleyman Çelebi.






































