Kurtuluş coşkusunu bir başka hissediyorlar

  • Giriş : 05.01.2006 / 00:00:00

5 Ocak Adana'nın kurtuluşunun 84. yıldönümü kutlanırken, 97 yaşındaki Halil Özçete ve ailesi o günlerin heycanını bir başka hissediyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Fransızların 1922'de Çukurova yöresine çıkarma yaptıkları sırada 12 yaşında olan Halil Özçete, direnişin sembol isimlerinden olan babası İbo Osman'ın (Bekir) mücadelesini yakından takip eder.

Bir asra yaklaşan yaşına rağmen canlı hafızasıyla o günleri filmden izlemiş gibi gibi coşkulu bir dille anlatan Özçete, Adana'nın kurtuluşu hakkında şunları söylüyor: "Düşman kuvvetleri ilk önce Antep ve Maraş'a; sonra Adana'ya girdi. Fransızlar o zaman Çukurova'ya sömürge devletleri olan Ürdün ve Tunus'tan Müslüman esir askerlerde cepheye sürüldü. Savaş sırasında Ermeniler Adana'dan kaçtı. Kalanları ise devlet koruma altına aldı. Düşman askerleri ilk vali konağını ve Tellidere'yi işgal etti. Babam İbo Osman 80 kişilik bir çete topladı. Ben o sırada onlara tütün ve gıda maddesi taşıyordum."

Yine o günlere ait hatıralarını anlatırken incir yemek için çıktığı ağaçta başının üzerinden kurşunların geçmesiyle kendisini yere attığını ifade eden Halil Özçete, bölgede çatışmaların Kurttepe, Salbaş, Tellidere, Çungullu yörelerinde cereyan ettiğine dikkat çekiyor.

Düşmanlar arasındaki Müslüman askerlerin Adana'da pek fazla yıkım, ev yakma gibi olaylara girişmediğini belirten Özçete, Memişler köyüne varıldığında 80 olan çete sayınının -şehit vererek- 45'e düştüğünü vurguluyor.

İşgal güçlerinin silah ve mühimmat açısından daha güçlü olduğuna değinen Özçete, "Bizim camuzla taşıdığımız bir topumuz vardı. 500 mete bile atmıyordu." diyor.

Günlerce süren çatışmalar sonunda Tarsus Yenice'de İsmet Paşa ile (gavur dediği) düşman birliklerinin trende 'ateşkes' ilan ettiğini kaydeden Özçete, İbo Osman'ın daha sonra 45 arkadaşıyla İzmir Cephesi'nde Yunanlara karşı savaştığını söylüyor.

İbo Osman'ın Atatürk'ün en çok sevdiği istiklal gazilerinden biri olduğunu anımsatan Özçete, "Savaş sonrasında Mustafa Kemal, babama 'dile benden ne dilersin' demiş. Ama o hiç bir şey istememiş. Arzu etseydi, Çukurova'nın yarısını alırdı." diye konuşuyor.

1950'de Adana'ya gelen dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in de İbo Osman'a (1877-1966) ciddi iltifatlar ettiğini ve konuşturduğunu açıklayan Halil Dede, annesi Selver'in kardeşi Ali'yi harp sırasında doğurduğunu belirtiyor.

Özçete, "O sıcak zamanlarda annemin sancısı tutmuş. Çalılık arkasında kardeşimi dünyaya getirmiş. Babam 'at at' demiş. Ama o hem mermi taşımış, hemde beze sardığı oğlunu." açıklamasını yapıyor.

Halil Özçete'nin Emekli Öğretmen Kızı Nermin Özçete (65) her sene 5 Ocak günlerini ayrı bir sevinçle karşıladıklarını dile getiriyor.

Eskiden kurtuluş günlerinde İbo Osman'ın komutanı K. Albay Sinan Tekelioğlu'nun Adana'ya geldiğini anlatan Nermin Hanım, "Törenler sırasında dedem siyah, komutanı ise beyaz ata binerek resmi geçitten geçerdi. Biz onları izlerken çok gururlanırdık." sözleriyle düşüncelerini yansıtıyor.

Hayri Özçete ise Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın Adana'da adı bir caddeye verile İbo Osman için tanıtıcı bir levhanın konulmasını istedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious