'Kuş Gribi' yeniden mi geliyor?

  • Giriş : 01.06.2006 / 00:00:00

* Yetkililer 'Türkiye için kuş gribi tehlikesi geçti' derken şimdi duyuyoruz ki; Endonezya'da insanlar ölüyor ve herkes panik içerisinde. Peki bu ne demek, böyle bir durumda biz de paniklemeli miyiz?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ama sizin de takip ettiğiniz gibi; kuş gribi ve ona bağlı gelişen insana bulaşmalar dünyanın değişik yerlerinde ciddiyeti artarak sürüyor. Endonezya'daki olay bir süredir bilinen bir gerçeğin doğrulanmasından başka bir şey değil. Endonezya Sağlık Bakanlığı 23 Mayıs'ta 'H5N1' adlı kuş gribine bağlı yeni bir vaka olduğunu açıklamıştı. Bu vaka 32 yaşında bir erkekti ve ilk belirtilerin 15 Mayıs'ta ortaya çıkışını takiben 22 Mayıs'ta öldü. Bu hastanın özelliği; aynı aileden hastalanıp ölen yedinci kişi olmasıdır. Bu ailedeki ilk ölüm, 4 Mayıs'ta oldu ve bir kızkardeş de, H5N1 virüsünün ortaya çıkardığı hastalığa çok benzer bulgular gösteren bir tablo ile öldü. Bu birinci hastadır. Hasta adamın 10 yaşındaki oğlu ise kendisinden 10 gün önce aynı şekilde hayatını kaybetmiş ve hastalığı sırasında babası oğluyla yakından ilgilendi. Bu yakın ilginin babadaki hastalığın kaynağı olduğu düşünülüyor.

Çocuğun ve kızkardeşin hastalığı sırasında, aynı odada bulunan bazı akrabalar da hastalanmış ve değişik aralıklarla öldü. Ölenlerden üçü de yan evde oturuyordu. Tüm bunların 'ne önemi var' diye düşünülebilir fakat salgın bilimi öyle demiyor. Bilindiği gibi kuş gribinin bu kadar ürkütmesinin sebebi; hastalığın insanlarda yayılmaya başlayıp tüm dünyayı kasıp kavuracak bir salgın ortaya çıkarma ihtimalidir. Fakat virüsün kuşlardaki haliyle bunu başarabilmesi mümkün değildir. Ancak kendi yapısında değişiklik yapıp insana bulaşabilme yeteneği kazandığında bu risk kendini gösterir. Şu anda durum budur; virüs insandan insana geçmektedir. Bu kesin olarak gösterilmiştir; buna rağmen Dünya Sağlık Örgütü'nün alarm seviyesini Endonezya'daki bu vakalar üzerine 3'den 4'e çıkarmamasının sebebi, bulaşmaların insanların birbirleri ile temasıyla değil de ilk hasta ile olan yakın ilişkileri nedeni ile gerçekleşmiş olduğuna inanmalarıdır. Eğer hastalık bir insandan diğerine ondan da diğerlerine bulaşabiliyor ise bu dördüncü alarm seviyesidir. Şimdi herkesin aklında yakın zamanda ne olacağına dair bir endişe mevcut; dünyayı saracak bir salgın çıkacak mı diye düşünülüyor.

Bir dünya salgını için iki önemli kriterin yerine gelmesi gerekir; birincisi insandan insana bulaşma yeteneği kuvvetli bir mikrop ve ikinci olarak bunun kontrol altına alınamadan yayılma fırsatı bulmasıdır. İnsandan insana bulaşma yeteneği yüksek virüs ortaya çıkmıştır ve bunun gelişimini tamamlaması, bu konu ile yakından ilgilenenlerin dediği gibi sadece bir 'zaman sorunu'dur. Bunu engellemek için insanoğlunun ve bilimin yapabileceği fazla bir şey yok gibi. Bunların devreye gireceği alan ikincisidir; yani hastalığın yayılmasının kontrolü... En önemli silah aşıdır. Bunun için de çalışmalar hızla sürmektedir. Dünya Sağlık Örgütü aralarında 'A/Turkey/Turkey/ 1/2005' adı verilen virüsün de bulunduğu, üç değişik yapıdaki mikrobu aşı yapımı için sağlık endüstrisine sunmuştur. Bunlarla yapılacak etkili aşılar bir dünya salgınının önlemini alabilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious