Kuş gribine yakın takip

  • Giriş : 29.11.2006 / 00:00:00

Türkiye'de başlatılan ''Kuş Gribi virüsünün taşınması ve yayılmasında yabani kuşların rolünün belirlenmesi'' konulu çalışmanın, korku ve paniğe neden olan kuş gribiyle mücadelede etken olacağı bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Adana'nın Yumurtalık ilçesinde bir hafta süren pilot projeyle ilgili bilgi veren Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kuş Araştırmaları Derneğinin eski Genel Başkanı Prof. Dr. Can Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuş hareketlerini tespit etmenin, kuş gribi virüsünün kaynağını belirlemede büyük rolü olduğunu söyledi.

Geçen kış panik ve korkuya yol açan kuş gribi vakalarının ardından uzun süren çalışma yapılamadığını anlatan Bilgin, şöyle konuştu:

''Tüm girişimlerimize rağmen bazı bakanlıkların uygun bulmaması, diyalog eksikliği gibi nedenlerle bu araştırmada ne yazık ki geç kalındı. Buna karşın FAO destekli Yumurtalık lagünü ve Kızılırmak deltasında başlatılan bu araştırma korku ve paniğe neden olan kuş gribi ile mücadelede etken olacak. Bir hayli dışkı ve kan örneği verisi toplandı. Alınan numunelerin ikişer tanesi İzmir Bornova Veteriner Araştırma Enstitüsü, ikişer tanesi ise Fransa'da FAO tarafından belirlenen Avian Influenza Referans Enstitüsü'nde test edilecek. Kuşların taşıyıcı olup olmadıkları ortaya çıkacak. Virüs taşıyorlarsa nereden gelip, nereye gidecekleri bilineceğinden önceden önlem alınabilecek.''

Bilgin, bu kış olası kuş gribi vakasında yetkililerin araştırma sonuçlarına dayanarak daha sağlıklı çalışma yapabileceklerini kaydetti.

Geçen kış çok sayıda kümes hayvanının itlaf edildiğini anımsatan Bilgin, ''Bu itlaf, genetik açıdan hastalığa dirençli hayvan sayısının azalmasına, dolayısıyla bu gen kaynaklarının ortadan kalkma tehlikesine yol açtı'' dedi.

Büyük entegre tavukçuluk işletmelerinde beslenen tavukların tamamının neredeyse tek tip, yüksek düzeyde homojen genli hayvanlar olduğuna işaret eden Bilgin, şöyle devam etti:

''Zaten çabuk hastalanmalarının nedeni de bence o. Ama bizim dışarıda beslediğimiz kümes hayvanlarının büyük bölümü virüse daha dirençliler. Nitekim bazı durumlarda hayvanlarda antikor bulunuyor ama sağlamlar. Şimdi siz onları öldürdüğünüz zaman tüm o genetik olarak hastalığa dirençli olanları da ortadan kaldırıyorsunuz ve bir anlamda Türkiye'nin ve dolayısıyla dünyanın genetik çeşitliliğini de yok ediyorsunuz. İşin bir de o yönü var. Alternatifi nedir? Buna verilecek çok kolay bir cevap yok ama yetkililerin serinkanlı bir biçimde, bu araştırmadan gelecek raporlar ışığı altında alternatifler üzerinde biraz daha durmaları gerecek.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious