laç ödemesinde sınırlama

  • Giriş : 30.01.2007 / 00:00:00

Ayaktan tedavilerde, belirli hastalıklar için kullanılan yüksek fiyattaki antibiyotikler hariç, bir reçetede en fazla 4 kalem ilaç ve her kalem ilaçtan bir kutunun bedeli ödenecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünce yayınlanan genelgeyle, Danıştay 5. Dairesinin 2006 Yılı Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği'nin bazı maddelerinin yürütmesini durduran kararı doğrultusunda yeni düzenlemeler yapıldı.

Buna göre, ayaktan tedavilerde, tebliğde sayılan belirli hastalıkların tedavisinde kullanılan yüksek fiyattaki antibiyotikler dışında, bir reçetede en fazla 4 kalem ilaç ve her kalem ilaçtan bir kutunun (damardan verilen ve merhem şeklindeki formları hariç) bedeli ödenecek.

Tetrasiklinler (doksisiklin ve tetrasiklin), amfenikoller (kloramfenikol ve tiamfenikol), ampisilin (kombine preparatlar hariç), amoksisilin (kombine preparatlar hariç), fenoksimetil penisilin, eritromisin, klindamisin, sulfonamid ve trimetoprim kombinasyonlarını içeren klasik antibiyotikler ise 10 güne kadar tedaviyi sağlayacak miktarda reçete edildiği takdirde ödenecek.

İlacın enjektabl formlarının reçeteye yazılması durumunda, en fazla 5 günlük tedavi dozuna uygun olacak şekilde olan ambalajının ödemesi yapılacak. Reçetede mutlak surette günlük kullanım dozu belirtilecek.

Danıştayın iptal kararından önce fiyatı son derece yüksek olan yeni nesil antidepresanları reçete etmede uzman hekim şartı aranırken, yeni düzenlemeyle bu ilaçları artık raporla pratisyen hekimler de yazabilecek.

Bu çerçevede genelgeye, “Yeni nesil (SSRI, SNRI, SSRE, RIMA, NASSA gibi gruplara giren) antidepresanların psikiyatri (erişkin ve çocuk), nöroloji (erişkin ve çocuk), üroloji, kadın hastalıkları ve doğum, dahiliye, fizik tedavi ve rehabilitasyon veya aile hekimliği (aile hekimliği yapan pratisyen hekimler dahil) uzman hekimleri tarafından veya bu hekimlerden birinin çıkardığı ilaç kullanım raporuna dayanılarak pratisyen hekimler dahil tüm hekimler tarafından yazılabileceği” ibaresi eklendi. Söz konusu ilaçlar, yatan hastalarda yatışı yapan ilgili uzman hekim tarafından da tek kutu olarak reçete edilebilecek.

Antiepileptik ilaçlar, epilepsi tanısı konulması şartıyla artık çocuk hastalıkları uzmanının yanı sıra fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarınca da yazılabilecek.

Genelgeyle çok sayıda ilacı kapsayan, “Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları” da yeniden düzenlendi. Buna göre, bu ilaçlardan bazılarının uzman doktorların yanı sıra, rapor bulunması halinde pratisyen hekimlerin de reçete etmesine olanak sağlanırken, bazıları için de uzman doktor şartı kaldırılarak “kayıtsız herkes” ibaresi eklendi. Ülser tedavisiyle ilgili de yeni düzenlemeler getirildi.Daha önce 2 ay süreyle diğer proton pompa inhibitörleri ile tedavi görmesine rağmen iyileşme sağlanamadığı ikinci ayın sonundaki endoskopi raporuyla belgelenen hastalarda; ilgili ilacın iç hastalıkları, aile hekimliği, genel cerrahi uzman hekimi tarafından reçete edilmesi, 6. ay sonunda hastanın değerlendirilmesi ve gerektiğinde aynı protokole göre tedavisinin yapılması, bu hususların reçetede belirtilmesi öngörülüyordu.

Yeni düzenleme ise 2 ay süreyle diğer proton pompa inhibitörleri ile tedavi görmesine rağmen iyileşme sağlanamadığı ikinci ayın sonundaki endoskopi raporuyla belgelenen hastalarda ilgili ilacın reçete edilmesini, 6. ayın sonunda hastanın değerlendirilmesini ve gerektiğinde, aynı protokole göre tedavisinin yapılmasını, bu hususların reçetede belirtilmesini öngörüyor.

Cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılan “Üre içeren preparatlar” etkin maddeli ilaçların açıklama bölümünde yer alan “İç hastalıkları, dermatoloji, çocuk hastalıkları, aile hekimleri, diyaliz sertifikalı hekimler veya bu hekimlerden birinin bulunduğu heyet raporuyla tüm hekimlerce” ibaresi, ”Uzman hekim-pratisyen hekim, sadece ihtiyozis (sedef) veya kseroderma (güneş hastalığı) endikasyonlarında ödenir” şeklinde değiştirildi.

“Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları”nda da değişiklik yapılarak, bu antibiyotikleri enfeksiyon hastalıkları uzmanının (EHU) yazabileceği, bu uzmanın olmadığı yerlerde iç hastalıkları uzmanının veya göğüs hastalıkları uzmanının; çocuk hastalarda, çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanının olmadığı yerlerde çocuk hastalıkları uzmanının yazabileceği öngörüldü.

Yine bu kapsamda, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan antibiyotikleri enfeksiyon hastalıkları uzmanının olmadığı yerlerde pnömoni, bronşektazi, KOAH akut alevlenme ve invaziv pulmoner aspergillozis endikasyonları ile ilgili olarak göğüs hastalıkları veya iç hastalıkları veya çocuk hastalıkları uzman hekimlerinin onayı; bunların dışında kalan endikasyonlar için ise enfeksiyon hastalıkları uzmanı olmayan yerlerde iç hastalıkları veya çocuk hastalıkları uzmanının onayı ile reçete edilmesi esası getirildi.

“İLAÇ YAZIMINA İLİŞKİN HERHANGİ BİR SINIRLAMA OLMAMALI”

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Danıştayın aldığı karar gereği, reçetelerde eskiden olduğu gibi ilaç yazımına ilişkin herhangi bir sınırlama olmaması gerektiğini söyledi.

Önceki tebliğdeki, “Ayaktan tedavilerde belirtilen hastalıklar dışında reçetelere en fazla 4 kalem ve 7 günlük doz yazılmasını öngören” düzenlemenin yürütmesinin durdurulduğunu kaydeden Saydan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama yeni tebliğde 'en fazla 4 kalem ilaç yazılabilir' şeklinde sınırlama yer alıyor. Gün sınırlaması kaldırılmış gibi gösterilip bunun yerine her ilaçtan bir kutu ödenmesi öngörülmüş. Tedaviye süre getirmek, insanlarımızın verilen süre içinde iyileşmelerini istemektir. Bu bilime ve akla uygun değildir. Bu yaklaşım aynı zamanda tedaviyi belirleyen hekimlerin uzmanlık alanına da yasal ve etik olmayan bir müdahaledir. Tedavi süresini, kullanacağı ilacı belirlemek tüm dünyada hekimlerin yetki ve sorumluğundadır. Dünyanın hiçbir yerinde kaç kalem ilaçla tedavi olunacağına dair bir çalışma yoktur.”

Yeni düzenlemeyle ayrıca, “Antidepresan ve antipsikotik ilaçların pratisyen hekim tarafından yazılması” ve “Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları”nda “Pratisyen hekimlere de yer verilmesi gerektiği”ne yönelik Danıştay kararlarının yerine getirilmediğini savunan Saydan, “Pratisyen hekimlerin reçete yazımındaki kısıtlama yargı kararına rağmen kaldırılmamıştır” dedi.
Bazı mide ilaçlarıyla ilgili daha önce kaldırılan endoskopi raporu şartının tekrar getirildiğini ifade eden Saydan, “Amaç devletin, vatandaşının sağlığını düşünüp onun tedavi olması ise bize dayatılan bütün bu uygulamalar yanlış” diye konuştu.

Primlerini yatıran, muayene ücretini veren, reçete katkı parasını ödeyen vatandaşların iyi bir sağlık hizmeti almak istediğini kaydeden Saydan, “Tıp ve eczacılık camiası olarak hastalığın 4 çeşit, bir kutu ilaçla iyileşeceğini bu tebliğle öğrendik. Bizlere bu tedavi yöntemine hangi bilimsel verilere dayanılarak karar verildiğini açıklayabilirler mi?” dedi.
Bu alandaki düzenlemelerin ilgili kesimlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Saydan, ülkede akıllı sağlık kartı sistemine geçilmesi, yeşil kartlar verilirken azami dikkat sarf edilmesi, eşdeğer ilaçla ilgili doktor ve vatandaşların bilgilendirilmesi, akılcı ilaç kullanımının sağlanması, sistem kaçaklarının üzerine cesaretle gidilmesi ve ulusal ilaç politikası geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“DANIŞTAY KARARININ UYGULANMASI SAĞLANDI”

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Orhan Gümrükçüoğlu ise söz konusu genelgenin, Maliye ve Sağlık Bakanlıkları ile Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü yetkililerinin bir araya geldiği geniş katılımlı bir çalışmayla hazırlandığını söyledi.
Maliye ve Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirlerinin Danıştayın kararını dikkate alarak çalışmaya katkıda bulunduklarını belirten Gümrükçüoğlu, “Genelgeyle Danıştayın yürütmenin durdurulması kararı hukuken sağlanmıştır” diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious