Lagendijk'ten liderlere 301 mektubu

  • Giriş : 02.02.2007 / 00:00:00

KPK Eşbaşkanı Joost Lagendijk, Erdoğan ve Deniz Baykal'a hitaben yazdığı açık mektupta Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301'inci maddesinin değiştirilmesini istedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından ikinci haftanın geride kaldığına işaret eden Lagendijk, dün basına dağıttığı ''açık mektup'' başlıklı yazısında, ''100 binden fazla insanın katıldığı cenaze merasiminin ardından, artık harekete geçme zamanının geldiğini'' kaydetti.

Cenazeye katıldıktan sonra birkaç gün İstanbul'da kalarak insanları dinlediğini anlatan Lagendijk, bazılarının geçmişte de yaşanan benzer trajedileri anımsayarak iyimser olmak için fazla sebep göremezken, bazı insanların da son birkaç yılda Türkiye'de yaşanan gelişmelerin yeni bir sayfa açılmasına yol açacağı umudunu taşıdıklarını aktardı.

Herkesin üzerinde uzlaştığı konunun ''Türkiye'de son 2 yılda artan saldırgan milliyetçilik ve hoşgörüsüzlük ikliminin Hrant Dink cinayetiyle öyle ya da böyle bir şekilde ilgisinin bulunması'' olduğunu dile getiren Lagendijk, TCK 301'inci maddenin bu iklimi temsil eden bir sembol olduğunu ifade etti.

''Türk basının 301'inci maddenin tamamen değiştirilmesi ya da kaldırılması yönündeki birçok çağrısına ikiniz de benzer şekilde tepki verdiniz. Birçok AB ülkesinde devlet organlarına ve yönetimine iftira ve hakarete müeyyide getiren ceza kanunlarının bulunduğu doğrudur. Bunlar arasında Almanya'nın ve Avusturya'nın (ceza kanunu) metinleri en belirginleridir'' diyen Lagendijk, kendi ülkesi Hollanda'da da devlet görevlilerine ya da kurumlarına hakaret edenlerin hapis cezası alabileceğine dikkat çekti.

301'inci maddenin ise Avrupa'daki benzerlerinden 2 açıdan farklı olduğunu belirten Lagendijk, ''Birincisi 301'inci maddenin ilk paragrafında yer alan ''Türklüğü'' kelimesinin bulunmasıdır. Avrupa'da hiçbir ceza kanununda böyle bir ifade bulamazsınız. Almanlığı ya da Avusturyalılığı aşağılamak yasaklanmamıştır. Bu ülkelerde devlete hakaret yasaktır. Türkiye'de gazeteciler ve yazarlar hakkında açılan davaların artması 'Türklüğe' kelimesi nedeni iledir. Hrant Dink de bu nedenle mahkum olmuştu. Bu kelime Türk vatandaşlarının ne konuşup ne konuşamayacakları konusunda muğlaklık, farklı yorumlara açıklık ve hukuki belirsizlik yaratıyor'' ifadelerine yer verdi.

''İkinci konu bu maddenin (neden konulduğunun) arkasındaki endişelerdir'' diyen Lagendijk, Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerindeki benzer yasaların kamu hizmetlerinin düzenli işletilmesi amacıyla getirildiğini, demokratik toplum açısından yönetime saygının hedeflendiğini ve kamu yararına hizmet ettiğini dile getirdi.

Bunlarla görevini yapan bir polise, devlet memuruna ya da hükümet üyelerine hakaret edilmesinin ya da tehdidin engellenmek istendiğine dikkat çeken Lagedijk, bazı Avrupa ülkelerinin ceza kanunlarındaki 301 benzeri maddelerin bu açıdan Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu'yla uyumlu olduğunu ifade etti.

Lagendijk, ''Türkiye'de ise 301'inci maddeye dayanılarak bilinen yazarlar ve gazeteciler aleyhine açılan davaların hiçbirinde benzer bir neden göremezsiniz. Yazılan makaleler ve dile getirilen fikirler kamu yararına tehdit oluşturmuyor. Bu nedenle demokratik toplumlarda yazarlara davalar açılması zorunlu değildir'' şeklinde görüş bildirdi.

''Her zaman (bekleyelim ve bu maddenin nasıl yorumlandığını görelim) dediniz. Mahkemelerin bunu nasıl yorumladığını gördük. Daha fazla bekleyemeyiz'' diyen Lagendijk, Hrant Dink'in Türklüğü aşağılamaktan ceza aldığını ve temyiz başvurusunun reddedildiğini hatırlattı.

Türkiye-AB KPK Eşbaşkanı Lagendik'ın açık mektubunda, ''(Aleyhinde verilen) bu karar, Hrant Dink'i hedef haline getirdi. (301 konusunda) daha ne kadar kanıta gerek duyuyorsunuz? Mevcut haliyle ve mevcut yorumuyla 301'inci madde insan hayatının tehlikeye atılmasına yol açıyor'' ifadelerine yer verildi.

''Türk hükümetinin ya da TBMM'nin bu sonucu arzulamadığını göz önünde bulundurarak tek bir çözüm gördüğünü'' kaydeden Lagendijk, ''Yasa koyucunun yeterince açık olmadığı ortada. Bu nedenle 301'inci maddenin geri çekilmesi gerekiyor. Türk demokrasisinin işleyişi açısından devletin hakaretlere karşı korunması gerektiği düşünülüyorsa 301'inci madde hiç kimsenin yanlış yorumlamayacağı ve cezalandırma amacıyla kullanamayacağı şekilde yasalaştırılır'' önerisinde bulundu.

Başbakan Erdoğan ve CHP Başkanı Baykal'ın ''Türkiye'yi Avrupa'ya yakınlaştıran reformları kesintiye uğratmak isteyen insanlarla karşı karşıya gelme cesaretleri olduğuna samimiyetle inandığını'' vurgulayan Lagendijk, ''önünde birçok tehdit bekleyen Türkiye'nin ülkeyi geriye değil ileriye götürecek siyasi liderlere ihtiyaç duyduğunu'' ve ''Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarına aşırı ve şiddet içeren milliyetçiliğe teslim olarak hizmet edilemeyeceğini'' ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious