Laiklik istismar edilmeye çalışılıyor

  • Giriş : 01.06.2006 / 00:00:00

Danıştay'a yapılan saldırı sonrası 'Sürprizlere hazır olun' mesajı veren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, gelinen noktada bu sürprizlerin bir kısmının ortaya çıktığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Trabzon, Rize ve Artvin illerini kapsayan ve iki gün süren gezi ve incelemeleri kapsamında sporla ilgili bir çok tesisin temelini atarken, bir çok tesiste de incelemelerde bulundu. Ankara'ya dönüş öncesi dün gece Trabzon'da yayın yapan Zigana Tv'de canlı yayına çıkan Bakan Şahin, Danıştay saldırısı ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin konum itibariyle çok önemli bir bölgede bulunduğunu ifade eden Bakan Mehmet Ali Şahin, "Türkiye'nin tarih boyu dostu olduğu kadar düşmanları da olmuştur. Türkiye'nin tekeri hızlı dönmeye başlayınca, mutlaka bu tekere çomak sokmak isteyenler olmuştur. Türkiye, güçlendiği taktirde bu bölgede ve dünyada etkin konuma gelecektir. Bunu bilen kesimler, bu ülkede bir kargaşa çıkarmak, kaos ortamı meydana getirmek, ülke fertlerini birbirine düşürmek ve böylece güç kaybına neden olmak istemektedirler. Asıl sorunlarla meşgul olmak gerekirken, bu kez birbirimizle uğraşmak durumunda kalınıyor. Bu olumsuz tabloyu isteyenler vardır. Geçmişte bunlar iç destekçileri de kullanmışlardır." diye konuştu.

Danıştay saldırısıyla ilgili de kendisine soruyu yanıtlayan Bakan Şahin, "Ben Müslümanım diyen bir kişinin böyle bir eylem yapması mümkün değildir." dedi. Şahin, "Bir kişi 'ben türbanla ilgili kararı içime sindiremediğim için onlara ceza vermek için saldırıyı düzenledim' diyor. Hakiki bir Müslamanın böyle eylem yapması mümkün değildir. İslam dini, 'bir kişi haksız yere başka kimseyi öldürürse, tüm alemi öldürmüş gibidir' diyor. Buna inanan bir kişi böyle bir şey yapabilir mi? Ama din adına geçmişte olduğu gibi bugün de cinayetler işlenmektedir. Hazreti Ali'nin çocukları Peygamberimizin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'de bu tür cinayetlere kurban gitmediler mi?" ifadelerini kullandı.

Şahin, saldırı günü mecliste yaptığı 'Bazı sürprizlere hazır olun' açıklamasının bir kısmının bugün kamuoyuna yansıdığını söyledi. Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Herkes olayın bireysel olduğunu dillendirirken, ben mecliste yaptığım konuşmada olayın tek bir kişinin işi olmadığını düşündüğümü belirtmiştim. Kamuoyuna, birazcık bekleyin, bir takım sürprizler çıkabilir dedim. Tabiî ki bu benim düşüncemdi. Nitekim daha sonra o eylemi gerçekleştirenlerin bir takım yerlerle bağlantısı olduğunu gördük. Eylemi gerçekleştiren kişinin dışında 4 kişinin daha tutuklanması, bu olayın bir çete işi olduğun açıkça ortaya koymaktadır. Tabiî ki soruşturma sürüyor. Hem adli merciler hemde emniyet güçleri çalışmalarını sürdürüyor."

"Son olayı milletimizin hassas değerleri kullanılarak Türkiye'de bir iç çatışma çıkarmak isteyenlerin oyunu olduğunu düşünüyorum." diyen Şahin, "Ama oyun tutmamıştır. Bu ülkede laik-antilaik çatışmasını çıkartmak istiyorlardı. Milletin bir kısmı laikliğe sahip çıkmak için yürüyecek, bir kısmı da bunların karşısına çıkarak eylem yapacak ve millet birbirine düşürülecekti. Bu milletin, bu ülkenin ne Cumhuriyetle nede Cumhuriyetin temel nitelikleriyle bir sorunu yok. Millet yöneticilerden tek şey istiyor. O da bu ülkeyi adam gibi yönetin. Cumhuriyet kurulalı 83 yıl oldu. Hala cumhuriyetle ilgili kuşkularla taşımak, bana göre Cumhuriyete ve onun niteliklerine inançsızlık. 83 yıl sonra Cumhuriyet tehlikededir, Cumhuriyetin temel nitelikleri tehlikededir diyorsanız, siz Cumhuriyeti ve onun temel niteliklerine inanmıyorsunuz demektir. Bu millet Cumhuriyeti seviyor." şeklinde konuştu.

Bazı kavramların siyasi nedenlerle istismar edildiğini son günlerdeki en önemli istismar konusunun laiklik olduğunu dile getiren Bakan Şahin, "Bu ülkede din, Atatürk, Cumhuriyet gibi konular istismar edilmiştir. Şimdi de laiklik istismar ediliyor. Aslında laiklik fertlerle değil, devletle ilgilidir. Laik olan devlettir. Devletin bir dinin kurullarına göre yönetilmemesidir. Yani devletin dini olmaz, fertlerin dini olur. İslam dininin muhatabı devlet değil, bireydir. Devlet dinler karşısında tarafsızdır. Ne hükümet olarak bizim, ne de milletin laiklikle ilgili herhangi bir olumsuz düşüncesi yoktur. Cumhuriyetimiz, temel nitelikleriyle yaşıyor ve yaşayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefetin erken seçim isteğine sert çıkan Şahin, şöyle konuştu: "Bu millet bize 5 yıl görev verdi. Daha önceki dönemlerde parlamento erken seçim kararları almıştır. Bunun nedeni koalisyon partilerinin anlaşamamalarıdır. 5 yıl dolmadan bugün erken seçim kararı alsak, millet bize ne der? Şuanda erken seçimi gerektirecek hiçbir gerekçe yok. Bu parlamento cumhurbaşkanını seçmesin deniyor. Bu parlamento meclis başkanını seçer, en önemli kanunları çıkartır, Sayıştay üyelerine seçer ama cumhurbaşkanına gelince, seçemez. Niye seçemez. Bu tür yaklaşımlar anti demokratik davranışlardır. Muhalefetin özellikle cumhurbaşkanıyla ilgili söylemlerini, mensubu bulundukları meclise saygısızlık olarak değerlendiriyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious