Leyla Zana siyasetten men ediliyor

Leyla Zana siyasetten men ediliyor.18523
  • Giriş : 05.12.2008 / 12:21:00
  • Güncelleme : 05.12.2008 / 12:24:15

DTP Milletvekili Leyla Zana 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 ayrı konuşma nedeniyle Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde “Terör örgütünün propagandasını yapmak” ve “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlarından yargılanan Leyla Zana'ya mahkeme 10 yıl hapis cezası verdi.

Mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Leyla Zana ile mazeret bildiren avukatı katılmadı.

Mahkeme heyeti, il dışında olduğu için duruşmaya katılamayacağını
bildiren sanık avukatı Fethi Gümüş'ün mazeretinin "duruşmayı uzatmaya yönelik" olduğu gerekçesiyle reddine karar verdi.

Cumhuriyet Savcısı, önceki duruşmada mahkemeye sunduğu mütalaasını
yineledi.

Mütalaada, "Sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığımızca alınan beyanlarında,
PKK'yı terör örgütü olarak görmediğini, örgütün elebaşı Öcalan'ı da 'Kürt halk önderi' olarak gördüğünü, PKK'nın mücadelesini de 'özgürlük ve demokrasi' mücadelesi olarak gördüğünü belirterek, dolaylı olarak atılı suçlamaları kabul ettiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır" denildi.

Mahkeme heyeti, verdiği kısa bir aranın ardından, sanık Zana hakkında
"Terör örgütünün propagandasını yapmak" ve "Örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemlerinin terör örgütü PKK üyeliği boyutuna ulaştığını, bu nedenle sanığın TCK'nın "Terör örgütüne üye olmak" suçunu kapsayan 314/2. maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Sanık Zana hakkında verilen hapis cezası, suçun "terör suçu" olması
nedeniyle artırılarak 12 yıla çıkarıldı.

Sanığın yargılama esnasındaki davranışlarını dikkate alan mahkeme heyeti,
verilen cezayı 10 yıla indirdi.

Mahkeme heyeti ayrıca, sanığa verilen ceza süresinin 2 yıldan fazla
olması nedeniyle, TCK'nın "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" hükmünü içeren 53/1. maddesi uyarınca seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını da kararlaştırdı.

NE DEMİŞTİ?

Zana, sözü edilen 9 konuşmasının birini geçen yıl Nevruz'da Diyarbakır'da yapmıştı.

“Kürtlerin 3 önderi var Talabani (MAM CELAL), Barzani (KEK MESUT) ve Abdullah Öcalan”(SAYIN ÖCALAN) sözleri sebebiyle 2 yıl hapis cezası alan DEP eski milletvekili Leyla Zana, mahkemede yaptığı savunmadan dolayı da yargılanmıştı.(*MAM: AMCA, *KEK: ABİ)

BU CEZA TÜRKİYE'NİN AYIBI

Leyla Zana'nın Avukatları Cabar Leygara ve Meral Danış Beştaş, adliyede bulunmalarına rağmen kendilerine haber verilmeden ve duruşmaya çağrılmadan karar verildiğini öne sürerek bu konuda tutanak tuttu. Adliye girişinde basın açıklaması yapan Cabar Leygara şunları söyledi:

"Müvekilimiz Leyla Zana'nın Diyarbakır 5'nci Ağır Ceza Mahkemesinde duruşması vardı. Müvekilimizin kongre, kadın mitinglerinde, konferanslarda ve AB Parlemontasında yaptığı konuşmalardan dolayı örgüt üyeliğinden, silahlı örgüt üyeliğinden 10 yıl hapis cezası verildi. Hepimizin hatırladığı gibi Leyla Zana ve arkadaşları 1994'te bir yerel seçim öncesi 2 Mart'ta Meclis'te enselerinden tutularak cezaevine gönderildi. Ve Türkiye'nin bu konuda ne kadar zarar gördüğü ortada. Bugün de bir yerel seçim öncesi, alelacele yangından mal kaçırırcasına ve üstelik hakkı kısıtlanarak, biz avukatları savunma yapamadan, bugün esas hakkında savunma yapmamız adeta engellenerek, böyle ciddi bir karar verildi. Türkiye demokrasisi, Türkiye'deki hukuk 1990'lı yıllara döndü. Türkiye'de AB için yapılan tüm açılımların aslında ne kadar kağıt üzerinde şekilci bir şekilde yapıldığının açık göstergesidir. Yani 14 yıl geriye döndüğümüzün açık bir belgesidir. Burada Türkiye demokrasisi ve hukukun üstünlüğü kaybetmiştir. Fikir özgürlüğü kaybetmiştir. Bir düşünce suçlusu olarak, uluslarası alanda ödüllü bir insana fikir özgürlüğünden dolayı bu cezanın verilmesinin Türkiye'nin ayıbı olduğunu düşünüyorum."

`YARGITAY VE AİHM SÜRECİ VAR'

Zana'nın diğer avukatı Meral Danış Beştaş ise bu kararın çok tartışılacağını, uluslararası ve ulusal kamuoyunda, özellikle Türkiye'nin AB'ye girişi konusunda oldukça baş ağrıtacak bir karar olduğunu savunarak şunları söyledi:

"Leyla Zana Türkiye kamuoyunun çok yakından tanıdığı ve düşünceleri ile tanınan ve 10 yıl bir süre cezaevinde düşünceleri sebebiyle hükümlü olarak bulunan bir kişi. Bugün mahkemede tüm gün bulunmamıza rağmen yaptığımız tespitlere göre 5 dakikalık bir süre içerisinde 10 yıllık hapis cezası verilmiştir. Biz bunların hepsini gerek telefon kayıtları ile gerek baro odasında bulunan meslektaşlarımızla ispat ettik. Savunma hakkımızı kullanmamıza izin verilmeden, 3 avukat olmamıza rağmen hiç birimiz duruşmaya girmeden böyle bir karar alınmıştır. Tabii ki biz bu kararı temiz edeceğiz. Yargıtay'a öncelikle göndereceğiz. Özellikle savunma hakkımızın bu şekilde ksıtlanmasına, öncelikle ceza yargılanması usulümüze ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerede aykırı olduğunu kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Şuan dosyada herhangi bir tutuklama kararı yok. Sadece 10 yıllık bir hapis cezası var. Biz bunu temyiz edeceğiz. Bu dosya Yargıtay'a gidecek. O süreçte biz duruşma da isteyeceğiz. 10 yıl olduğu için orada duruşmada yapılması gerekiyor. Yargıtayın kararaına göre ya bozulacak yada onanacak. Ondan sonra AİHM süreci geliyor. Müvekkilimizin duruşmada hazır bulunması zorunlu değil. Zaten duruşmalarda biz kendisini temsil ediyorduk. Onun adına biz konuşma hakkına sahip değiliz."

AVUKATLARIN TUTTUĞU TUTANAK

Avukat Beştaş ve Leygara'nın basın mensuplarına dağıttıkları ve duruşma görüldüğü sırada adliyede olduklarına ilişkin tutanakta şöyle denildi:

`04.12.2008 tarih 10:55'e bırakılan, sanığı Leyza Zana olan 2008/232 esas sayılı dosyanın duruşmasına girmek üzere belirtilen saatten 2 saat önce mahkemeye geldik. Mahkeme heyetine dosyanın alınması halinde hazır olduğumuzu bildirdik. Saat 12.10'a kadar dosyamız alınmadı. Öğlen arası verildikten sonra saat 13.48'te dosyanın alınacağı, baromuz çalışanı Ramazan Özen tarafından bildirildi. Mahkeme mübaşiri ile yaptığımız telefon görüşmesinde, hemen geleceğimizi bildirdik. 5 dakika içinde mahkemeye geldiğimizde çıkış kapısında mahkeme başkanı Dündar Örsdemir'in kapıdan çıktığını gördük. Duruşma salonuna saat 13.55'te vardığımızda, duruşmanın yapılarak karar verildiğini öğrendik. `Yapılan telefon görüşmeleri kayıtlarda mevcuttur'. Bu karar verildikten sonra mahkeme Başkanı Dündar Örsdemir, görevini hakim üye Murat Sarıyıldız'a devretmişti. İş bu tutanak, dosyanın müdafileri tarafından lüzum üzerine hazırlanmıştır. Av. Meral Danış Beştaş- Av. Cabar Leygara."

Avukatlar ayrıca bugün saat 09.00 ile 12.10 ve 13.50'den itibaren Adliye binasındaki Baro odasında olduklarına dair tuttukları ve bir çok avukatın imzaladığı tutanağı da basın mensuplarına dağıttı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*