Ligde tansiyon yüksek

Ligde tansiyon yüksek.9778
  • Giriş : 22.01.2008 / 23:17:00

Süper Lig'de sezonun bitmesine daha 15 hafta olmasına rağmen hem puan cetvelinde hem de sahada gerilim had safhada.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zirve yarışının yanı sıra küme düşme hattındaki takımlar arasında adeta nefes nefese bir rekabet yaşanırken, yöneticiler tribünlerde, futbolcular ise saha içinde sinir savaşı veriyor.

Zirve yarışının yanı sıra küme düşme hattındaki takımlar arasında adeta nefes nefese bir rekabet yaşanırken, yöneticiler tribünlerde, futbolcular ise saha içinde sinir savaşı veriyor.



Sezonun ikinci yarısı henüz yeni başlarken ligin zirvesinde ve küme düşme hattında kıyasıya bir mücadele yaşanıyor. Zirve yarışında Sivasspor, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş birer puan farkla sıralanırken, ligin alt sıralarında ise Kasımpaşa ile birlikte V.Manisaspor, Ankaraspor, Gençlerbirliği, Bursaspor başta olmak üzere birçok takım daha şimdiden küme düşme korkusu yaşıyor. Hem zirvede hem de ligin dibinde yaşanan bu rekabet yeşil zeminde oyuncuların, saha dışında ise yöneticilerin tansiyonunu yükseltiyor. Son dönemlerde Futbol Federasyonu ile adeta soğuk savaş yaşayan Beşiktaş yönetimi, Kasımpaşaspor maçında Federasyon Asbaşkanı Affan Keçeci'yi şeref tribününde yalnız bırakırken, G.Saray-Bursaspor ve İstanbul Büyükşehir Bld.-Sivasspor maçında saha içinde yaşanan olaylar haftaya damgasını vurdu.

Türk futbolseverler son yılların en çekişmeli ve heyecanlı Süper Ligi'ni bu sezon izliyor. Puan cetvelinde şampiyonluğu oynayan takımlar ile düşme tehlikesi yaşayanlar nefes nefese birbirini takip ediyor. Kayserispor'dan bayrağı devralan Sivasspor, Anadolu'nun yeni gururu olurken üç büyükler de uzun yıllar sonra ilk defa kafa kafaya gidiyor. İlk 4 sırada bulunan takımların arasında sadece birer puan fark varken, 11. sıradaki Trabzonspor'dan itibaren ligin dibine doğru adeta can pazarı yaşanıyor. Önümüzdeki hafta ise lider Sivasspor ile onun 2 puan gerisindeki Fenerbahçe'nin Sivas'taki maçı zirvenin rengini yeniden değiştirecek nitelikte. Yine aynı şekilde Çaykur Rizespor-Trabzonspor arasında oynanacak olan Karadeniz derbisi de ligin alt sıralarındaki takımları yakından ilgilendirecek.

Puan sıralamasındaki bu hararetli durum, futbolcularla birlikte yöneticilere de yansımış halde. 14 Şubat'ta yapılacak olan Futbol Federesyonu Genel Kurulu öncesi gerginleşen kulüpler ilginç yöntemlere başvurmaktan da geri kalmıyor. Özellikle sezon başından bu yana Futbol Federasyonu ile yıldızı bir türlü barışmayan Beşiktaş yönetiminin, Kasımpaşa maçında Federasyon Asbaşkanı Affan Keçeci'yi şeref tribününde yalnız bırakarak protesto etmesi Futbol kamuoyunda hoş karşılanmadı. Bunun yanı sıra yöneticilerde gözlenen bu yüksek tansiyon futbolculara da sirayet etti. G.Saray-Bursaspor maçında oyuncuların Futbol oynamaktan çok birbirleri ile didişip neredeyse kavgaya tutuşmaları fair play ruhunu zedeledi. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Sivasspor maçı sonrası oyuncuların birbirini tebrik etmesi yerine kırmızı kartların havada uçuşması futbolseverleri üzdü. G.Antep-F.Bahçe karşılaşmasında da ev sahibi takım taraftarların kendi kalecileri Oğuz'u protesto edip tribünleri ateşe verme gayretleri de haftanın istenmeyen görüntüleri arasında yer aldı. Futbol otoriteleri ise daha ligin bitimine 15 hafta olmasına rağmen gerek saha içinde gerekse saha dışında yaşanan bu yüksek gerilimin tehlikeli boyutlara ulaşmasından çekiniyor.


[GÖRÜŞLER]
Bir tek spor kültürümüz eksik

Togay Bayatlı (TMOK Başkanı) Trabzonspor'un zirve yarışında çok geride kalmasına rağmen özellikle Sivasspor'un lider olması lige renk ve çeşitlilik kattı. Fakat son haftada futbolcuların saha içindeki agresif hareketleri tribünlere kötü örnek oldu. Burada en büyük görev yöneticilere, teknik direktörlere ve hakemlere düşüyor. Böyle sportmenlik dışı davranışlarda bulunan oyunculara anında cezalar verilmeli. Ancak maalesef ülkemizde spor kültürü daha oluşmadı. Halbuki futbol, bir oyun ve herkesin centilmen olmasını gerektiren bir spor dalı.

Ligin kalitesi, pozitif yönde artıyor

Davut Dişli (TFF eski yöneticisi) Şampiyonluk yarışının kızışmasının yanı sıra küme düşme hattında yaşanan mücadele, Türk futbolunun gelişmesi açısından son derece önemli. Ligin kalitesi pozitif yönde artıyor. Umarım sezon sonuna kadar bu yarış böyle devam eder. Çünkü bu keyifli rekabet Milli Takım'a da olumlu yansıyacaktır. Ancak özellikle G.Saray-Bursaspor maçında futbolcuların arasındaki gerginliği hâlâ anlamış değilim. Aynı mesleği yapan insanların birbirlerine bu kadar acımasızca davranmalarının altında sanki başka nedenler yatıyor.

Herkes kendini kurtarma derdinde!

Bülent Uygun (Sivasspor Teknik Direktörü) Bu sezon düşme hattındaki takımlar, anormal derecede birbirlerine yakın durumda. Bu yüzden de ister istemez tansiyon erken yükseldi. Şampiyonluk yarışının çok çekişmeli geçmesi de stresi artırdı. Ayrıca küme düşen takımların da genel anlamda bir iki tanesinin belli olmaması istenmeyen olayların yaşanmasına sebep oluyor. Maalesef insanlar birbirlerini kırıyor. Kulüplerde problemler var. Herkes kendini kurtarma derdinde. Bu nedenle de rakibin demoralize olması için her türlü yıkıcı hareketler yapılabiliyor.

Türk futbolu nereye koşuyor?

Atıf Keçeci (Spor yazarı) Süper Lig'in ikinci yarısı iyi Futbol beklentilerimizin boşa çıkmasından çok meydana gelen olaylar gündemi oluşturuyor. Galatasaray-Bursaspor karşılaşmasında futbolcuların karşılıklı fair-play ruhunu yaralayıcı hareketlerinin anlamını çözmek oldukça zor. Bunun yanında Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, kendisini aklamak adına TFF Başkan Vekili Affan Keçeci'nin ısrarla sorduğu "Ne istediler de yapmadım?" sorusunu mutlaka cevaplamalıdır. Aksi halde bu cevabın ne olduğu kafaları karıştırmaya devam edecektir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious