LPG'de lisans başvuruları yarın sona eriyor

  • Giriş : 12.03.2006 / 00:00:00

LPG piyasasında lisans başvuruları yarın sona eriyor, 500 bin YTL ceza kapıda.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


LPG piyasasında halen faaliyette olan oto gaz bayi, dağıtım, depolama, LPG taşıma, LPG tüpü imalat ve LPG tüpü muayenesi, tamiri ve bakımı şirketlerinin lisans almak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) başvurmaları için tanınan süre yarın mesai saati bitiminde sona eriyor.
Kurum lisans başvurularının son günlerde yoğunlaşmaması ve şirketlerin herhangi bir mağduriyetle karşılaşmamaları için hafta sonu cumartesi ve pazar günleri de lisans başvuruları kabul edildi. Lisans başvurusu yapmayan kuruluşlar 500 bin YTL'den başlayan cezalarla karşılaşabilecek. Denetimi ise Sanayi Ticaret Bakanlığı'na bağlı il müdürlüklerinin yapması bekleniyor.

Aygaz Ege Bölge Müdürlüğü Dökmegaz Satış Sorumlusu Sinan Karaağaç, yasanın problemli istasyonları disipline edecek önemli bir süreç başlatacağını ifade etti. Karaağaç, "13 Mart tarihinde LPG sektörü önemli bir dönemeci dönecek diye umut ediyoruz. Güvenlik bilincinin oluşturulması açısından çok önemli ve çok kıymetli bir kanun. Sektörün daha düzgün, kurallara uygun, herkesin daha güvenli çalışacağı bir sektör haline gelecek diye düşünüyoum. Küçük firmaların, küçük yatırımlarla pazarda varolmasındansa daha büyük oyuncuların daha iyi koşullarla varolmasını istiyorlar. Sadece tesisi olmadan tankerle gazı temin edip bir istasyona dökmek değil de, o ürünün hem taşımasını hem tüplü hem oto lpg olarak satışını yapabilecek şirketleri istiyorlar." şeklinde konuştu.

Denetim mekanizmalarımız zayıf olduğundan halihazırda otogaz istasyonlarında kaçak olarak evlerde kullanılan 10 kg.lık lpg tüplerine dolumlar yapıldığını anlatan Aygaz Ege Bölge Yötenicisi Karaağaç, ımevcut yasalara göre lpg tüplerinin dolumu yetkili şirketlerin bütün tedbirleri alınmış tesislerinde ve uygun koşullarında yapılmak ve denetlenmek zorunda olduğunu belirtti.

Karaağaç'ın verdiği bilgilere göre dökme gazın ve segment olan tüplü gazın farklı amaçlarla kullanılması sözkonusu. Şu anda evde kullanılan tüp ve sanayide kullanılan dökme LPG ile otogazın arasında 180 dolarlık bir vergi farkı bulunuyor. Sektör denetimi fazla olmadığı için birçok dağıtım şirketi dökme veya tüplü olarak aldığı LPG'yi otogaz istasyonlarına satarak haksız kazançlar elde ediyor. İzmir'de yaşanan fiyat indirimlerinin altında bunun yattığını ifade eden Karaağaç, fiyat indiriminin temel nedeninin bu firmaların vergilerini ödemekten kaçmalarıyla bu avantajı fiyata yansıtmalarından kaynaklandığını söyledi.

Polaris LPG Genel Müdürü Sezen Bayraktar'ın verdiği bilgilere göre LPG dünyada ekonomik ve çevreye saygılı olarak bilinen ve kullanımı gittikçe artan bir alternatif yakıt. Türkiye'de ise LPG'nin tanımı çok tehlikeli ve uzak durulması gereken bir ürün olarak biliniyor. Ancak ülkenin ekonomik koşulları ve LPG'nin alternatif yakıt olarak ekonomik avantaj sağlaması nedeniyle kullanımı çok yaygın olan alternatif enerji kaynağını mecburen kullanılıyormuş intibaının yanlış olduğunu belirten Bayraktar, tehlikenin kurallara uyulmayışından kaynaklandığını söyledi. Dünyada arz talep dengesi 90'lı yıllarda 120 milyon ton iken şu anda 200-250 milyon ton civarında. Güney Kore en çok tüketen ülke. Bu ülkeyi Japonya, Polonya ve Türkiye izliyor. Arkadan Meksika, Avustralya ve İtalya geliyor. Türkiye'de LPG satışlarına baktığımızda 3 milyon 750 bin ton civarında bir satış potansiyeline sahip. 1999-2000 yıllarında yatay bir seyir izliyor. 1,5 milyon ton civarında.

Resmi rakamlara göre görünen satış rakamı ise yanıltıcı. Dökme ve tüplü olarak satılan LPG ile otogaz LPG arasında 180 dolarlık vergi farkı segmentler arasında 1 milyon 750 bin ton arasında bir satış potansiyeli ile 2005 yılını kapattığını, 2006'da yüzde 3,5 artışla 1 milyon 800 bin ton otogazın tüketileceği öngörülüyor. Araç dönüşümleriyle her yıl 100 bin aracın LPG sistemine girdiğini söylemek mümkün. Türkiye'de 1, 5 milyon adet LPG'li araç olduğu tahmin ediliyor. Gerek kayıtların düzgün olmaması, gerekse trafik tescil dairesinden sağlıklı rakamlar alınamadığı için net rakam belli değil. Ortalama yüzde 30 benzine göre avantajlı olan LPG montajlarının eğer standartlarına uygun şekilde yapılır, kontrolleri de düzgün gerçekleştirilirse evlerdeki mutfak tüplerinden daha güvenli olduğunu belirten uzmanlar pazarın 5 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu söylüyorlar. Devletin 3.3 katrilyon vergi geliri elde ettiği LPG sıvı dağıtımı ile ilgili 57 dağıtım firmasının olduğu söyleniyor. 45 bin tane bayisi ve yaklaşık 450 bin kişi istihdam yaratan LPG sektöründe ihracatçı firmalar da bulunuyor.

Başvurular ise lisans verilecek anlamına gelmiyor. Değerlendirme sonrasında bir problem var mı yokmu, bakılacak ve eksik varsa bunların tamamlanması istenecek. Şu anda otogaz istasyonlarının 310 tanesi lisansını almış durumda, dağıtım yapan üç firma İpragaz, Aygaz ve Bizimgaz lisanslarını almış durumda. 57 adet daha dağıtım şirketinin lisans alması veya faaliyetlerini durdurmaları gerekiyor. Çünkü EPDK'dan uzatma gelmemesi durumunda lisans başvurusu yapmayan firmaların tesbiti halinde uyarı, kapatma ve para cezası almaları sözkonusu. 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16'ncı maddesinde öngörülen 500 Bin YTL para cezasının aynı maddenin son fıkrasında da "İdari para cezalarının miktarları her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda milyon kesirleri dikkate alınmaz." hükmü gereği 549 bin YTL cezaya çıkarılarak uygulanacak. Ancak sürecin nasıl ilerleyeceği sektör oyuncuları için de kapalı kutu. Bu konuda EPDK kimseye sır vermiyor. Enerji piyasasında ağır kusur ve birinci kusur olmak üzere iki tane ceza var. Bu cezalar uygulanmaya başlarsa lisans gerektiren faaliyetlerin lisanssız yapılması, bildirilen fiyatların dışında bir fiyat politikası izlenmesi ve yapılan uygulamalarla ilgili EPDK'ya bilgi verilmemesi ağır suç ve 500 bin YTL maddi para cezasına yol açıyor. Ama bunun uygulaması ile ilgili gerekli yönetmelikler daha tam hazırlanmadı. O nedenle bu denetlemeli kimler yapacak, veya bunların sonucundaki uygulamalar yeterli olacakmı bunları zaman gösterecek. İkinci derece kusur ise 200 bin YTL ceza ile cezalandırılıyor.Yeniden değerleme ile bu ceza da 219 bin 600 YTL'ye yükseldi. Denetim mekanizması oturtulması ise bu konudaki en zayıf halka.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious