M. Şevket Eygi'den 'türban karşıtlarına' ağır eleştiri

M. Şevket Eygi'den 'türban karşıtlarına' ağır eleştiri.8481
  • Giriş : 10.02.2008 / 00:31:00
  • Güncelleme : 10.02.2008 / 00:52:01

Başörtüsünün serbest bırakılması hakkında en ağır yazıyı Milli Gazete yazarı Eygi yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türbanın serbest bırakılmasına karşı çıkanlar hakkında en ağır yazıyı ise Milli Gazete yazarı M. Şevket Eygi yazdı: 'TC Antetli Resmî Vesikalarla KDV’li Fuhuş Yapılmasına Karşı Çıkmayan Vesikalı Çağdaşlar'

Aşağıda anlatacaklarımın hepsi gerçektir, olmuştur; şahitlerle, delillerle sabittir. Yakın tarihimizde başörtüsü karşıtları neler yapmışlardı?

(1) Okullara, üniversitelere (bilhassa İmam-Hatiplere, İlâhiyat Fakültelerine) heyetler göndererek, Müslüman kızların saçlarını çekiştirmişlerdi. Peruk takıyorlar mı anlamak için...

(2) İstanbul Üniversitesi’nde ikna/işkence odaları hazırlamışlar, buralarda başörtüsü takmakta direnen Müslüman kızları Gestapo metodlarıyla sorguluyor ve beyinlerini yıkayarak onları vazgeçirmeye çalışıyorlardı.

(3) Yüz binlerce Müslüman kızın okumasına engel olmuşlardı.

(4) Başörtüsü konusunda medyada sürekli olarak terör fırtınaları estiriyorlardı.

"KDV'Lİ FUHUŞA KARŞI ÇIKSINLAR"

Ülkemizde üniversiteye başörtüleriyle gitmek isteyen kızlar, kendi hür iradeleriyle, kendi istekleriyle, kendi arzularıyla örtünmüşlerdir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur. Birtakım ilerici, çağdaş, dinden kopmuş adamlar ve kadınlar başörtüsünü bir tür kölelik olarak göstermeye çalışıyor. Ne kadar yanlış ve ters bir yorum. Asıl kölelik kadınları seks âleti ve vasıtası yapmaktır. Onlar, üzerinde TC antetli resmî vesikalarla yasal olarak fahişelik yaptırılan kadınları, bu kölelikten kurtarmak için çalışsalar ya... Devletimiz, kadınları fahişe olarak çalıştırtmayacağına dair uluslararası bir sözleşmeye imza koymuştur. Yoksa onlar resmî “vesikalarla” fahişelik yapmayı özgürlük ve çağdaşlık olarak mı görüyor?

"EN BÜYÜK DEVRİM MASON LOCALARININ KAPATILMASIYDI"

Atatürk’ün bence en büyük devrimi Mason localarını 1935’te kapattırmış olmasıdır. Atatürkçü Masonlar nedense bu devrimden hiç bahs etmezler. Atatürk’ün ölümünden sonra 1947’te Mason localarının tekrar açılması, Atatürk’e ve devrimlerine yapılmış en büyük ihanettir.

EN BÜYÜK İKİ KORKU

Hür ve demokrat bir ülkede din propagandası yapmak serbesttir. Bizde dinsizler iki şeyden çok korkuyor:

Birincisi: Müslüman halkın namaz kılması.

İkincisi: Kadın ve kızların tesettüre girmesi.

Bu iki gelişmeyi medya terörüyle, antidemokratik baskılarla, tehditlerle, yalan ve demagoji ile darbe tehditleriyle frenlemeye çalışıyorlar. Böyle yaparken de iç barışı, toplumsal uzlaşmayı, demokrasiyi, insan haklarını, huzuru, ülkenin bütünlüğünü ve selametini dinamitliyorlar.

Onlar dinsizliğe, densizliğe, donsuzluğa, vesikalı resmî, KDV’li makbuzlu fuhşa açık; dindarlığa, din hürriyetine, demokrasiye, dinin gereği tesettüre kapalıdır.

Bu kötü, haksız, yanlış gidişleriyle inşaallah Türkiye’yi çıkmaz sokaklara, dar boğazlara sokmazlar.

Bu halleriyle ve tutumlarıyla onlara vesikalı çağdaşlar demek caiz midir?

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious