M.Yılmaz'dan tokat gibi yazı

M.Yılmaz'dan tokat gibi yazı.11986
  • Giriş : 09.10.2008 / 22:00:00
  • Güncelleme : 09.10.2008 / 20:40:03

Mehmet Yılmaz,Türkiye'nin kimyasını bozmaya çalışan hainlere gözdağı verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Niyetleri apaçık ortada... Hain bir el, Türkiye'nin kimyasını bozmaya çalışıyor. Milletin sinir sistemiyle oynuyor adeta. Altı gün önce Aktütün Karakolu'nu basıp 17 Mehmetçiği şehit eden kanlı terör bu kez Diyarbakır'da gösteriyor kendini.

Meclis tezkereyi görüşürken polisleri çapraz ateşe alıyor. "Terörü demokrasiyle aşacağız" diyen Başbakan Erdoğan'ın yanlış yolda olduğunu hatırlatıyor güya... Bugün yapılacak Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Toplantısı öncesi son bir "mesaj" vererek...

-Ben olağanüstü hâl yönetiminin geri gelmesini arzuluyorum.

Millet olarak cemaziyel evvelini biliyoruz biz bu "kör" terörün... Hangi kılıklara girdiğini de... Bazen "din" kisvesi altında çıktı karşımıza; kardeşi kardeşe kırdırdı. Bazen "mezhep" kılığına girerek ocaklar söndürdü. İnsanların kalplerine nefret tohumları ekti. Bazen "etnik köken" urbası giyip cinayetler işledi. Nice masum insanın kanına girdi. Yine "bildik" numaralarını sergileyerek Türkiye'deki dengeleri değiştirebileceğinin hesabını yapıyor.

Mesela... Aktütün Karakolu'na yapılan baskından sonra kamuoyunda oluşan psikolojiden faydalanmaya çalışıyor. Asker üzerinde bir "baskı" olduğunu düşünüyor. Polise kurşun sıkarak, bu elim hadisenin arkasında "asker" olduğu imajını uyandırma gayreti içine giriyor.

Yani... Kurumlar arasında "nifak" çıksın istiyor.

Burada terörün tek amacı emniyet güçlerinin arasını açmak değil elbette. Aynı zamanda binlerce yıldır birlikte yaşayan Türklerle Kürtlerin ayrışmalarını hedefliyor. Aynı apartmanı, aynı mahalleyi, aynı şehri paylaşmalarını kabullenemiyor.

Peki ya ne yapmalarını bekliyor?

Bir "hiç" uğruna birbirlerini boğazlamalarını... Şehit düşen çocuklarını Türkçe-Kürtçe ağıtlar yakarak toprağın bağrına veren insanların "düşman" kamplara bölünmelerini... Toplumsal zeminde var olan "kardeşlik" köprülerini yıkmalarını...

Kandan beslenen terörün asıl amacı ise PKK terörünün 24 yıldır tutuşturmayı başaramadığı "fitne" ateşini yakmak...

Bilmiyorlar mı bu milletin, asla ama asla, PKK ile Kürt kökenli vatandaşı aynı kefeye koymadığını? Kürtlerle Türklerin arasını açmayı PKK'nın bile beceremediğini? Bilmesine biliyorlar... Fakat yine de bu oyunu tezgâhlamaktan vazgeçmiyorlar.

Son terör saldırılarının siyasete bakan yönüne gelince...

Türkiye'de politika artık "ideolojik" zeminini kaybetti. Etnik milliyetçilik yapmanın, soyut rejim tartışmalarından medet ummanın bir karşılığı yok halkta. Bunun son örneğini 22 Temmuz seçimlerinde gördük. Meclis'e girmeyerek 367 darbesini zemin hazırlayanları, siyaset dışı aktörlerin desteğiyle iktidara uzanmaya niyetlenenleri sandığa gömdü. Önümüzdeki martta yapılacak yerel seçimler AK Parti'nin kapatılma davasında "demokrasi" sınavından çakanlara halkın nasıl bir "tepki" vereceğini göstermesi bakımından bir mihenk taşı hükmünde.

CHP ve MHP kadar DTP için de önemli bu seçimler. AK Parti'nin doğu ve güneydoğuda önemli şehirlerin belediye başkanlıklarını kazanması, PKK ve onunla aynı tabana hitap ettiğini söyleyen DTP için sonun başlangıcı anlamına gelebilir çünkü...

Ayrıca, "Kürt sorunu" olarak nitelendirilen problemin sivil inisiyatifle çözülmesine kapı aralayabilir. Şüphesiz bu gerçeğin farkında olanlar sadece "Artık problem kangren haline geldi, çözülmeli" diyenler değil. Şiddetten beslenen ve statükonun devamından yana olanlar da hakikatlerin ortaya çıktığını görüyorlar.

Ve "terör" yöntemiyle amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.

Hazır küresel ekonomik kriz kapıda bekliyorken neden olmasın diyorlar. Eldeki "kaos" planlarını devreye sokmanın tam vaktidir, düşüncesinden hareketle önce askerlere, sonra polislere saldırıyorlar.

Nasıl bir "ateş" ile oynadıklarının farkındalar mı peki?

Sanmıyorum. Halkı paniğe sevk ederek, kafasını karıştırarak, moralini bozarak, güvenlik sendromuna sokarak Türkiye'deki "güç" dengelerini değiştirebileceklerini zannediyorlar.

Ama yanılıyorlar.

Artık eski hâl muhal. Ya yeni hâl ya izmihlal..

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*