Mahçupyan maçı nasıl anlattı?

Mahçupyan maçı nasıl anlattı?.53377
  • Giriş : 07.09.2008 / 08:31:00

Yazar Etyen Mahçupyan, Ermenistan-Türkiye maçını farklı bir yaklaşımla ele aldı ve anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Biz Ermeniler uzun zamandan beri kendimizi kimliksel açıdan tanımlamak zorunda kalmamıştık. Anadolu'luyuz ve tarihin bize söylediğine göre bu topraklar kendisini bildi bileli asıl gerçekliğimiz bu... Bunca yüzyıl içinde çok farklı kavimlerle iç içe olunmuş ve birçoğunun yönetimi altında yaşanmış.
Ne var ki şimdi adı Ermenistan olan Anadolu dışında bir ülke ve de adı Türkiye olan bir Anadolu ülkesi var. Üstelik bir de Futbol maçı. Yani milliyetçi duyguları en yoğun biçimde kullanmaya müsait olan spor. Birkaç yıl önce gayrimüslimlerin Türk Milli Futbol Takımı'nı niçin tutmadıkları üzerine yazmıştım. Bu, özellikle Futbol seyircisi olmayanlar için değişmedi. Sonuçta 120 yıldır Ermenilerin buralardan gitmesi ve mallarını da geride bırakmasına çalışan bir devletle karşı karşıya iseniz, tabii ki bu maçta Ermenistan'ı tutarsınız.
Öte yandan Ermeni futbolseverlerin işi daha zor. Onlar bu oyundan zevk alıyorlar ve iyi oynayandan yanalar. Bense şu milliyetçiliği bir türlü benimseyemediğim gibi, futbolu da severim. Ama bakalım maçı seyrederken ne hissedeceğim.

TÜRKİYE'NİN ŞANSI...

Tribünlerin nispeten boş, tezahüratın zayıf olmasını olumlu yorumladım doğrusu. Demek ki Ermeni toplumu epeyce sıradanlaştırmış bu karşılaşmayı. İki bayrağın sahaya birlikte çıkması da güzel bir jestti.
Ermenistan takımının tek şansı çok koşmak, mücadele etmek ve uzaktan şutla şans denemek gibi gözüküyor. Fena olmayan bir top hakimiyetleri var ama takım oyunu oluşturmaya yetmiyor.

Türkiye ise çoğu zamanki gibi: Yetenek ortada, özgüven var, ancak akıl kullanma açısından insanı sinirlendiren bir laubalilik sürüyor. İlk yarının sonunda Ermenistan'a sempati, Türkiye'ye ise tepki duymaya başlamıştım.
İkinci yarının ilk 15 dakikası geçtiğinde ise artık iyice sıkılmaya yüz tutmuştum ki Türkiye'nin artık geleneksel hale gelen şansının bir kez daha güldüğünü gördük. Doğrusu Ermenistan adına hüzünlenmedim değil, çünkü Türkiye iyi top oynamıyordu. 75. dakikaya doğru maçtan daha da kopma noktasına gelmişken neyse ki ikinci gol de geldi ve maçı seyrettiğim arkadaşlarla aramızdaki sohbete geri döndük.

BU KARŞILAŞMALAR ARTARSA...

Herhalde çoğu kişi atmosferi böylesine düşük bir maç hayal etmemişti. Güçlü bir takımın hasbelkader eşleştiği zayıf komşularından biriyle oynadığı sıradan bir maçtı sadece. Normal bir dünyada normal komşular arasında olan cinsten bir karşılaşma.
İnsan düşünmeden edemiyor. Gerçekten de komşu toplumlara ait insanların birlikte Futbol oynamasından daha doğal ne olabilir? Bu karşılaşmalar artarsa, kimin hangi takımı tuttuğunun herhangi bir önemi kalır mı acaba? Geçmişin yanlışını bir kader gibi üstlenmektense, hep birlikte sahaya çıkıp topumuzu oynamak daha sağlıklı değil mi? Hem oynarken bir yandan da konuşuruz böylece...

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*