Mahkeme polise cinayet planını sordu

Mahkeme polise cinayet planını sordu.17795
  • Giriş : 16.12.2008 / 21:01:00

Ergenekon davasının bugünkü duruşması sonunda mahkeme heyeti, MİT'e Tuncay Güney'le ilgili yeni bir soru yöneltirken İstanbul Emniyeti içinde bir ara karar verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Büyüyen Beşik

'Ergenekon'' davasına bakan Mahkeme Heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatından (MİT) Tuncay Güney hakkında herhangi bir tahkikat yapılıp yapılmadığının sorulmasına karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın bugün yapılan 27'nci duruşmasında söz alan tutuklu sanıklardan Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Emekli Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ, ''Basının yalan, yanlış yazdığı haberlerle ilgili bilgi vermek istiyorum'' dedi.

''Ergenekon ismini hiç duymadığım halde bu örgütü kurmak veya yönetmek iddiasıyla karşı karşıya kalmış durumdayım zaten'' şeklinde konuşan Karadağ, bu yetmezmiş gibi bazı haberlerle de yıpratılmaya devam edildiğini savundu.

Dünkü bir gazetede, ''Üzeyir Garih'in katilinin kendisinin askeri olduğu'' yönünde haber yer aldığını söyleyen Karadağ, Sakarya Kışlası'nda tugay komutan yardımcısıyken 1998 yılının Mayıs ayında Harp Akademilerine geçtiğini söyleyerek, 2001'de Harp Akademilerinde görev yapmakta olduğunu anlattı.

-MUMCU, ''UMUT OPERASYONU'' DAVASI BELGELERİNİ MAHKEMEYE SUNDU-

İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek ve diğer İP'li yöneticilerin avukatı, öldürülen gazeteci Uğur Mumcu'nun ağabeyi ve İP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ceyhan Mumcu da duruşmada söz aldı.

''Umut Operasyonu'' davasına ait bazı belgeleri mahkemeye sunan Mumcu, o davada silahların elde edildiği sanıkların hazırlık soruşturması ile emniyette bu suçlarını kabul ettiklerini ve işkenceye uğramadıklarını söyledi.

Söz konusu sanıkların cezaevinden dilekçe yazıp pişmanlık yasasından yararlanmak istediklerini söylediklerini anlatan Mumcu, yakalanmalarından 5 ay kadar sonra baskı gördüklerine dair beyanlarının Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'ya götürüldüğünü ifade ederek, ''5 ay sonra avukat elinde bir raporla çıkageldi'' şeklinde konuştu.

-MUMCU, AKSOY, ÜÇOK VE KIŞLALI CİNAYETLERİ-

Prof. Dr. Fincancı'nın bu raporu sanıkları görmeden, muayene etmeden ve kendisine gelen bilgilere göre düzenlediğini ileri süren avukat Mumcu, daha sonra sanıkların pişmanlık yasasından yararlanma taleplerinden vazgeçip bir daha da konuşmadıklarını anlatarak, ''Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerini kimin işlediği konusunda toplum elde ettiği bir fırsatı kaçırdı'' dedi.

Ceyhan Mumcu, Fincancı'nın ''Ergenekon'' davasının müdahili olduğunu da hatırlattı.

Mumcu ayrıca, Fincancı'nın, Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) Kongresine davet edildiğini belirterek, bu kongrenin sonuç bildirgesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine ifadeler yer aldığını anlattı. Mumcu, Fincancı hakkında bu konuya ilişkin bir soruşturma açılıp açılmadığını sordu.

Avukat Mumcu, ''Umut Operasyonu'' davasında kardeşi Uğur Mumcu'nun ölüm kararını veren örgüt liderini kendisinin sorgulayamadığını söyledi.

İddianamenin duruşmada okunması konusuna da değinen Mumcu, ''Umut Operasyonu'', ''Neşter Operasyonu'' ve ''Vurgun Operasyonu'' davalarında da iddianamelerin duruşmada okunmadığını kaydetti.

-''CUMHURİYET GAZETESİ UMUT OPERASYONU DAVASINA MÜDAHİL OLMADI''-

''Umut Operasyonu'' davasında Cumhuriyet Gazetesinin yanlarında yer alması ve manevi destek için müdahil olmasını dilediklerini anlatan avukat Mumcu, fakat bu gazetenin ''Umut Operasyonu'' davasına müdahil olmadığını anlattı.

Mumcu, Cumhuriyet Gazetesinin ''Ergenekon'' davasına müdahil olduğunu hatırlatarak, ''Bugün bu davaya müdahil olmaları ile bazı sanıkları örseleyip incitiyorlar. Cumhuriyet Gazetesinin avukatları müdahilliği çok sevdi'' dedi

Basında, ''Uğur Mumcu'nun katilinin Ergenekoncular olduğu, ağabeyinin katillerinin avukatlığını yaptığı'' yönünde haberler yer aldığını söyleyen Mumcu, oysa bu iddianamede maktuller arasında Uğur Mumcu'nun bulunmadığını vurguladı.

-GİZLİ TANIKLARA ÇOK GÜVENİLMEZ-

''Ergenekon'' davasının bir numaralı ''Galip'' kod adlı gizli tanığının, ''Uğur Mumcu'nun, Kesire Öcalan ve Pilot Necati'nin MİT'te çalıştığı haberini aldığı için öldürüldüğü'' yönünde beyanı bulunduğunu dile getiren avukat Mumcu, gizli tanıklara çok güvenilemeyeceğini de anlattı.

Mehmet Eymür'ün, aleyhine yazdığı yazıda kendisine hakaret ettiğini de söyleyen avukat Mumcu, ''ABD'den sırf Doğu Perinçek aleyhine tanıklık yapmak için geliyor'' dedi.

Mumcu, Eymür'ün tanıklığının sadece Cumhuriyet savcılarını sıkıntıya sokacağını söyledi.

Ceyhan Mumcu, Perinçek'in, lisede kardeşinin sıra ve sınıf arkadaşı olduğunu söyleyerek, ''Ülkede hukuk doktoru, yılda 6-7 kitap yazan Doğu Perinçek kadar haksızlık edilen başka vatandaş yok. Ben Perinçek'in hayatını bilirim. Her kitabını okudum'' dedi.

-''BENİM KARDEŞİMİ İLHAN SELÇUK MU ÖLDÜRDÜ?''-

Cumhuriyet Gazetesinin bu davaya müdahil olmasının sorun oluşturduğunu söyleyen avukat Mumcu, Cumhuriyet Gazetesinin avukatlarına bir soru sormak istediğini belirterek, ''Benim kardeşimi İlhan Selçuk mu öldürdü? Cevap istiyorum. Eğer öyleyse hemen yerimizi değiştirelim'' diye konuştu.

Avukat Ceyhan Mumcu, Cumhuriyet savcılarına hitaben de Uğur Mumcu cinayeti ile ilgili sanıklardan hangisinden kanıt elde edildiğini sordu.

Avukat Mumcu, Uğur Mumcu'nun yaşaması halinde Doğu Perinçek'in yanında yer alıp tutuklu olarak yargılanacağına inandığını ifade ederek, ''Tabutunun arkasından ağlayan İlhan Selçuk mudur katili?'' dedi.

Tutuklu sanıklardan Kemal Kerinçsiz'in avukatı Tolga Akalın, Anayasa Mahkemesi Başkanvekilinin eşine ortam dinlemesi yapıldığına ilişkin basında da haberlerin yer aldığını belirterek, Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, hali hazırdaki sanıklarla ilgili ortam dinlemesi yapılıp yapılmadığının sorulmasına karar verilmesini istedi. Akalın, müvekkilinin tahliyesini de istedi.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel de tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

-ARA KARARLAR-

Bu talepler ile Cumhuriyet savcısının beyanlarının alınmasının ardından verilen aradan sonra Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, mahkemece alınan ara kararları açıkladı.

Mahkeme Heyeti, tutuklu sanıklardan Kemal Kerinçsiz'in avukatının taleplerine ilişkin, dosyanın sanıklarıyla ilgili herhangi bir ortam dinlemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bununla ilgili belge ve konuşma dökümlerinin gönderilmesi için İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verdi.

Yine Kerinçsiz'in avukatının istemleri doğrultusunda, Ümraniye'de ele geçirilen bombalar üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talebi değerlendiren Heyet, bu konudaki resmi bilirkişi listesinin, İstanbul Adli Yargı İlkderece Adalet Komisyonu Başkanlığından istenmesini, bu liste geldiğinde de bilirkişi incelemesi konusunun düşünülmesini hükme bağladı.

Heyet, aynı avukatın talepleri üzerine Başbakanlık MİT Müsteşarlığına yazı yazılmasını kararlaştırarak, Tuncay Güney hakkında bu kurumca herhangi bir tahkikat yapılıp yapılmadığının sorulmasına ve söz konusu yazıya 7 Aralık 2008 tarihli internet çıktısının da eklenmesine karar verdi.

-''ÖLDÜRME PLANLARI KONUSUNDA ÖNLEM ALINDI MI?''-

Kemal Kerinçsiz'in istemlerini de değerlendiren Heyet, sanıklardan Muhammet Yüce ve Selim Akkurt'un dinlenen telefon görüşmelerinde bazı öldürme planlarından bahsedildiği anlaşıldığından, bu konuda herhangi bir idari ve kolluk önlemi alınıp alınmadığının ve bir soruşturma yapılıp yapılmadığının İstanbul Emniyet Müdürlüğünden sorulmasını kararlaştırdı.

Kerinçsiz'in talebi doğrultusunda iddianamede bahsedilen ancak bunlarla ilgili sevk maddesi düzenlenmeyen olayların hükümle birlikte değerlendirilmesini de kararlaştıran Heyet, İP'li sanıkların avukatı Ceyhan Mumcu'nun taleplerine ilişkin, mahkemeye sunduğu belgeler incelenerek, gelecek oturumlarda karar verilmesine hükmetti.

Mahkeme Heyeti, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 18 Aralık Perşembe günü saat 09.30'a bıraktı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*