"Makamlar insana şan-şeref kazandırmaz"

  • Giriş : 26.04.2009 / 21:19:00

Ergenekon operasyonlarıyla ilgili sözleri "AKP'de çatlak mı var?" yorumlarına neden olan Bakan Günay, sözlerine açıklık getirirken yine çok tartışılacak açıklamalar yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın Ergenekon'a yönelik açıklamaları sonrası kamuoyunda davaya yönelik huzursuzluğun AKP'li vekillere de yansıdığı yorumları yapıldı. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, "yargı kararlarının eleştirilmesinin bağımsız yargıya gölge düşürdüğü" şeklinde tepkisi üzerine Günay, hem bu konuya hem de Yazıcıoğlu ile ilgili tavrına açıklık getirmek için Posta Gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık'ın sorularını yanıtladı.

ERGENEKON SUSURLUK'A BENZEMESİN

Ergenekon soruşturmasının ideolojik kamplaşmaya gitmesine engel olmak gerekir. Sonunun Susurluk'a benzememesi için buna dikkat etmeliyiz. Susurluk da böyle sulandırıldı. Türkiye tam iç organlarını temizleme sürecine giriyordu ki bir anda gündem laiklik tartışmalarıyla değişti. Ve Susurluk unutuldu. Bugün geldiğimiz noktada Ergenekon Soruşturması sürecinde de benzer bir tehlike var.

Başbakan'm isminizin üstünü çizdiği, bakanlıktan alınacağınız söyleniyor?

Aslında böyle bir gerginlik yok. Gösterildiği gibi bir isyanım da yok. Benim baştan beri sürdürdüğüm bazı hassasiyetlerim var. Bunlan yeri geldikçe söylüyorum. Hepsi bu!

Ergenekon Operasyonu ile ilgili sözleriniz gündemi değiştirdi?

Antalya'da turizmle ilgili bir televizyon programına katılmıştım. Programa hazırlanırken orada görevli arkadaşlarla birlikte çay içiyorduk. Masadaki telefonların arasına bir de küçük ses kayıt cihazı koymuşlar. Konu Ergenekon Operasyonuna ve son gelişmelere geldi. Arkadaşlar son gelişmeleri ve Türkan Saylan ile ilgili olaylan sordular. Ben de Ergenekon soruşturmasının geldiği nokta itibarıyla gereksiz tepkiler ve yeni tartışmalara sebep olduğunu söyledim. "Soruşturmanın asıl önemini saptırmaya çalışanlar var" dedim. Bu arada Türkan Hanım'ın hasta ve yaşlı olması gündeme geldi. Bunun üzerine "...onu görmezden gel ya" dedim.

BASKIN YAPAR GİBİ DEĞİL DAHA ZARİF BİR YÖNTEM SEÇİLMELİYDİ

Sizce görmezden mi gelinmeliydi?

Bu aşamada o sözümü düzeltmem gerek. Bir suç varsa görmezden gelmek mümkün değil. Ama işin daha suhuletle yürütülmesi gerekir. Böyle baskın yapar gibi değil daha zarif bir sorgulama yönterninin seçilmesi gerekirdi. Çünkü bu işin çok büyük boyutları var. "Onu ikinci planda tutun asıl olarak soruşturmanın hedefine odaklanın" demek anlamında "Görme ya..." gibi bir ifade kullandım. Neyse sonra bu sohbet bitti. Biz de televizyon programını yaptık. Sonra çıktım eve geldim. Bir baktım ki kıyamet kopmuş!

Pişman mısınız söylediklerinizden?

Söylediklerim özünde yanlış şeyler değildi. Sadece ifade ediş biçimim daha farklı olabilirdi. Ama sözlerimin arkasındayım. Ben Ergenekon soruşturmasını çok önemseyen bir siyasetçiyim. Bu soruşturmanın önemini azaltacak her türlü gündem saptırmalarından sakınılmasından yanayım. Bunu daha önce de defalarca dile getirdim. "Türkiye'de ilk defa demokrasi darbeye karşı galip geliyor" dedim. Bunu sulandıracak, tartışmayı laiklik, türban ya da başka bir eksene götürecek hiçbir girişimi doğru bulmuyorum.

Sanki Ergenekon operasyonlarını eleştiren bir haliniz vardı?

Ben hayatını darbe karşıtlığıyla, demokrasinin kurumsallaşmasıyla geçirmiş biriyim. Ergenekon soruşturmasına nasıl karşı olabilirim? Benim tek derdim "Bu işi farklı bir yere çekmeyin ya da çekilmesine neden olacak işler yapmayın" demekti. Soruşturmanın ideolojik kamplaşmaya gitmesine engel olmak gerekir. Ergenekon Soruşturması'nın sonunun Susurluk'a benzememesi için buna dikkat ermeliyiz. Bakın, Susurluk da böyle sulandırıldı. Türkiye tam Susurluk'taki kazanın sonucunda iç organlarını temizleme sürecine giriyordu ki bir anda gündem laiklik tarhşmalanyla değişti. Ve Susurluk unutuldu. Bir takım tarikatlar, eli sopalı adamlar belirdi. Türkiye'nin en önemli meselesi onlar oldu. Benzer bir tehlike burada da var. Yaşadıklarımızdan ders çıkartmalıyız. Ergenekon'un Susurluk gibi güme gitmesinden, sulandınlmasuıdan korkuyorum.

TÜRKAN SAYLAN'A DEĞİL SORUŞTURMAYA SAHİP ÇIKTIM

Türkan Saylan'a sahip çıkan bir açıklama değil miydi o?

Türkan Saylan çok saygı duyduğum bir hanımefendidir. Ancak bu tartışmada ben Türkan Hanım'ın durumuyla çok meşgul değilim. Korumaya çalıştığım soruşturmaydı, Türkan Saylan değildi. Türkan Saylan üzerinden çıkacak tartışmanın bu konuyu asıl mecrasından saptırmasından duyduğum endişeyi anlatmaktı amacım.

BİRİLERİ ANITBABİR'E ÇIKIYORSA, OPERASYONUN YANSIMALARI TEKRAR DÜŞÜNÜLMELİ

İlk kez bir AKP'li "Ergenekon AKP'nin aleyhine işliyor" dedi?

İnsanların toplanıp Anıtkabir'e gitmesi, yine bir laiklik, Atatürkçülük tartışmasının başlaması Ergenekon soruşturmasının tamamen dışında olması gereken tartışmalar. Ergenekon'da yapılmaya çalışılan şey nedir? Milli iradeninkaranyla oluşmuş bir siyasi iktidara karşı demokrasi dışı yollarla bir kalkışma, bir darbe, cinayetler, eylemler ve suikastlar... Soruşturma sürecinde bunlar aydınlatılmaya çalışılıyor. Buna kimsenin diyeceği bir şey olmamalı. Darbeci girişimlerin üzerine gidilmesine aklı başında hiç kimse karşı gelemez. Darbelere engel olmak maksadıyla yapılan bir operasyonu protesto etmek için Anıtkabir'e çıkmak Atatürk'e haksızlıktır. Hatta saygısızlıktır. Bugün bazı kişiler Anıtkabir'e çıkma girişiminde bulunabiliyorsa demek ki sınırları çizme konusunda bir eksiklik var!

Hangi sınırlar?

Soruşturmanın yansımalarında...

Tam olarak anlayamadım?

Ergenekon'la adı anılan hiç kimsenin Anıtkabir'e çıkmaya cesaret edememesi gerekirdi. Bu operasyonun boyutlan öyle tutulmalıdır ki Mustafa Kemal'in huzuruna o tür insanlann çıkması toplumun her kesimi tarafından Mustafa Kemal'e bir saygısızlık olarak kabul görmelidir.

"Protesto için Anıtkabir'e çıkan herkes Ergenekoncudur" demek istemiyorsunuz herhalde?

Hayır, öyle bir şey söylemiyorum. "O gün Anıtkabir'e çıkanlar Ergenekon'u destekliyorlar" da demiyorum. Ama Ergenekon soruşturmasının yansımalan bazı insanlann Anıtkabir'e çıkmalarını cesaretlendiriyorsa, bu soruşturmanın sınırlarını çizerken bazı hatalar yapılıyor demektir.

Soruşturmayı yapanların çizdiği sınırlardan mı bahsediyorsunuz?

Kimseyi kişisel veya kurumsal olarak eleştirmeden soruşturmanın yansımalan demek yeterli... Ergenekon esas itibanyla demokrasiye karşı darbe girişimidir. Bu çerçeve üzerinden yürüdüğümüz zaman herhangi bir Ergenekon gözaltısı, tartışması veya sorgulaması birilerini Anıtkabir'e çıkma cesaretinden uzaklaştırır. Eğer şimdi birileri Anıtkabir'e çıkıyorsa oturup bu operasyonun yansımalannı tekrar düşünmeliyiz.

DEĞİŞİKLİK SADECE BAKANLAR KURULU'NDA OLMAYACAK

Kabine değişikliğinin seçim sonuçlarından alınan bir ders olduğu şeklinde bir düşünce var?

Yerel seçimlerde özellikle büyük kentlerde Büyükşehir adaylan seçimin kaderini etkileyebilirler. Bu olumlu da olabilir olumsuz da... Bu seçim döneminde AKP'nin vizyonunu adaylanmızın hepsi içselleştiremedi... Bence seçim sonuçlanndan alınacak en önemli ders budur. Parti merkezinde zaten yakın bir zamanda bunlar değerlendirilecek. Değişikliklere gelince, kadrolarda bir heyecan tazelemesi ve nöbet değişikliği ihtiyacı var. Bu sadece Bakanlar Kumluyla sınırlı kalmayacak... MYK'da, Grup'ta da değişiklikler bekleniyor. Bu değişimle birlikte de bir ivme yakalanacak.

MAKAMLAR, MEVKİLER İNSANA ŞAN-ŞEREF VERMEZ

Bakanlıktan alınacağınızı düşünüyor musunuz?

Bakan olmak ya da bakanlıktan alınmakBaşbakan'ın takdiridi. Benim göreve geldiğimden beri böyle durumlarda söylediğim söz aynıdır: Allah sonumuzu hayır etsin. Bakanlıktan alınıp alınmamak gibi bir derdim yok. Sözlerimi beğenmeyenler eleştirenler, karşı çıkanlar olabilir. Herkes istediğini söyleyebilir. Benim hesap verdiğim tek yer vicdanımdır. Tek kaygım kendi yakınlanmın ve ailemin gözündeki duruşumda bir çelişki olmasıdır. Makamlar, mevkiler insana şan-şeref vermezler. İnsanın kendisinde bir şey varsa o makamlann önemi olur. "Göreve devam" derlerse devam ederim. "Hayır" derlerse de bir başka arkadaşıma devrederim. Aynca böyle bir görev değişikliğinin bu tartışmayla alakası olacağını da düşünmüyorum.

Bakanlıktan alınmanızı yaptığınız açıklamalara bağlamaz mısınız?

Çünkü Ergenekon İle ilgili Başbakanın da benden farklı düşüneceğini sanmıyorum.

MEHMET AKİF'İN YANINA KENDİMİ BİLE GÖMDÜRMEM

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mehmet Akif Ersoy'un yanına defnedilmesi fikrine tepki gösterdiniz?

Ankara'da Mehmet Akif Ersoy'un yaşadığı ve daha sonra defnedildiği bir mekân var. Onun ismiyle özdeşleşmiş bir yer. Mehmet Akif'e yakışır bir şekilde düzenledik ve onun güzel bir anıtını koyduk. Ben Ankara halkının orayı Akif'le özdeşleştirmesini Kurtuluş Savaşı'na, milli hatıralarımıza karşı bir borç biliyorum. Sayın Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatından çok daha önce de bunu defalarca söyledim. "Bunda ısrar etmeyin ben Kültür Bakanı olarak Akif'in hatırasını başkasıyla paylaşma işlemine katılamam1' dedim. Bir siyasetçiyi oraya getirirsek seveni vardır, sevmeyeni vardır ilerde sorun olabilir. Hâlâ aynı şekilde düşünüyorum.

Yazıcıoğlu'na özel bir tavrınız yok yani?

Hayır yok. Yazıcıoglu değil oraya defnedilmesi istenen kim olursa olsun aynı tepkiyi veririm. Beni bile oraya defnetmek isteseler "Karşı çıkın" derdim. Çünkü bu Mehmet Akif'in hatırasına özenli davranmaktır. Olayın Sayın Yazıcıoglu ile hiçbir alakası yok.

POSTA

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*