MB Para Politikası Kurulu'ndan notlar

  • Giriş : 30.11.2006 / 00:00:00

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bu ay yaptığı toplantı değerlendirme özetini yayınladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kurul, son dönemde açıklanan verilerin Enflasyon Raporu'nda ortaya konulan görünüm ile uyumlu olduğu değerlendirmesini yaparken, özel kesim talebine ilişkin göstergelerin dikkate değer bir yavaşlamaya işaret ettiğini bildirdi.

Kurul açıklamasında, 'Enflasyonu Etkileyen Unsurlar' başlığı altında yeralan değerlendirmede, başta dayanıklı tüketim malları ve konut olmak üzere, faiz oranlarına duyarlı özel harcama gruplarına yönelik talepte belirgin bir yavaşlama gözlendiği ifade edildi. Otomobil satışlarının, mevsimsellikten arındırılmış verilerle üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüksek oranda gerilediğine işaret edilen açıklamada, tüketici kredileri ve para talebindeki gelişmelerin de iç talepteki yavaşlamayı teyid ettiği kaydedildi. Kurul, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

"Talepteki yavaşlama dış ticaret verilerinden de gözlenebilmektedir. Son dönemde tüketim malları ithalatının gerek yıllık gerekse mevsimsellikten arındırılmış olarak aylık bazda gerilediği görülmektedir. Bu gerileme temelde dayanıklı tüketim mallarından kaynaklanmaktadır. Dayanıklı tüketim malları ithalatı azalırken, diğer tüketim mallarının ithalatı artmaya devam etmektedir.

Diğer yandan, mevsimsellikten arındırılmış verilere göre İktisadi Yönelim Anketi (İYA) gelecek üç ay iç talep beklentilerinde düşüş gözlenmemesi, bu konudaki beklentilerin kötümser olmadığına işaret etmektedir.

Dış talep, göreli olarak gücünü korumaktadır. Ekim ayında Ramazan ayı ve bayram etkisi ile ihracatın artış hızında bir miktar gerileme gözlense de Kasım ayı öncü göstergeleri bu durumun geçici olduğuna ve dış talebin güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Kısmi verimlilik artışlarının sürmesi ve Avrupa Birliği'nde ekonomik faaliyetin canlılığını devam ettirmesi ihracattaki artışları desteklemektedir.

Yüksek faiz dışı bütçe fazlası, son yıllarda enflasyonla mücadele konusunda elde edilen kazanımlarda önemli bir rol oynamıştır. Ne var ki, bugün enflasyonun geldiği seviyede sadece faiz dışı bütçe dengesi değil aynı zamanda gelir ve harcamaların bileşimi de önem taşımaktadır. Faiz dışı bütçe hedefleri doğrultusunda ortaya çıkabilecek ek kaynak gereksinimlerinin dolaylı vergi artışlarından ziyade öncelikle harcamalardaki ayarlamalarla sağlanması, enflasyonla mücadeleyi kolaylaştıracaktır. Bunun yanında, Kamu İktisadi Teşebbüsleri'nin ürettiği mallardaki artan ithal girdi maliyetlerinin fiyatlara geciktirilmeden yansıtılması da öngörülebilirliği artıracak ve enflasyon üzerinde ilerde oluşabilecek riskleri azaltacaktır.

Özet olarak, gerek kamu harcama kalemlerindeki artışlar gerekse net dış talebin göreli olarak güçlü seyretmesi nedeniyle, toplam talepteki yavaşlamanın keskin olmayacağı düşünülmektedir. Nitekim, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranlarına ilişkin açıklanan son veriler, genel ekonomik faaliyetteki yavaşlamanın sert olmadığına işaret etmektedir. Bununla birlikte, Kurul üyeleri, ihracatın öngörülenden daha zayıf bir performans göstermesi durumunda toplam talepteki yavaşlamanın beklenenden daha fazla olabileceği riskine dikkat çekmiş ve iç talep gelişmelerinin yanısıra dış talebin de yakından takip edilmesi gerektiği değerlendirmesini yapmıştır.

Finansman koşullarında ortaya çıkan sıkılaşma, yatırım mallarının göreli fiyatlarındaki artış ve iç talepte yavaşlama beklentisi yılın ikinci yarısında yatırım talebinin yavaşlamasına neden olmuştur. Sermaye malları ithalatı ve yurt içi ticari araç satışları mevsimsellikten arındırılmış verilerle üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Ancak, İYA göstergeleri, Ekim ayı itibarıyla gelecek on iki aylık döneme ilişkin yatırım harcaması eğiliminde belirgin bir bozulma olmadığına işaret etmektedir. Bir diğer ifadeyle, orta dönemde makroekonomik istikrarın kalıcı olacağı beklentisine bağlı olarak istikrarlı yatırım eğiliminin devam etmesi beklenmektedir.

Son üç ayda işsizlik oranlarının azaldığı gözlenmektedir. Bu süreçte işgücüne katılım ve istihdam oranlarının da göreli olarak düşük seyrettiği göz önüne alındığında, işsizlik oranlarındaki azalmanın bu aşamada ücretler ve enflasyon üzerinde baskı oluşturmadığı düşünülmektedir. Öte yandan, yakın dönemde gerek hane halkının gerekse firmalar kesiminin istihdamla ilgili bekleyişlerinin kötüleşmesi, önümüzdeki dönemde işgücü piyasasındaki koşulların enflasyondaki düşüş sürecine destek verebileceğine işaret etmektedir.

Enflasyon beklentilerindeki iyileşme devam etmektedir. Kasım ayında orta vadeli enflasyon beklentileri aşağı yönlü seyrini yavaş da olsa sürdürmüştür. Önümüzdeki dönemde enflasyonun ana eğiliminin düşüş yönünde olacağına ilişkin beklentinin korunduğu görülmektedir. Bununla beraber, orta vadeli enflasyon beklentilerinin seviye olarak halen hedefin belirgin olarak üzerinde seyretmesi, para politikasında temkinli olma gereğini de beraberinde getirmektedir.

Petrol fiyatlarındaki hızlı artışlar son aylarda yerini gevşeme eğilimine bırakmıştır. Ancak, gelinen seviye itibarıyla petrol fiyatları maliyetler üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. Petrol fiyatlarında geçmiş dönemde gözlenen birikimli artışlar doğalgaz fiyatları üzerinde etkili olmaya başlamıştır. Kurul'un, para politikası perspektifini oluştururken, söz konusu gecikmeli etkileri önceden dikkate almış olduğu belirtilmelidir. Aynı şekilde, elektrik fiyatlarında yapılacak olası bir ayarlamanın da gözönüne alındığı hatırlatılmalıdır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious