MB'den hükümete açık mektup

  • Giriş : 30.10.2006 / 00:00:00

Merkez Bankası tarafından hükümete gönderilen mektupta, uygulanan para politikaları sonucu enflasyonda 3 yıllık beklentileri tek tek ortaya kondu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkez Bankası tarafından hükümete gönderilen mektupta, para politikasının Haziran ayından bu yana belirgin olarak sıkılaştırıldığı vurgulanırken, ''para politikasının mevcut temkinli duruşunun talebi yavaşlatacağı ve 2008 yılının birinci çeyreğinin sonunda, enflasyonun hedefe yakınsayacağı tahmin edilmektedir'' denildi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile Başkan Yardımcısı Erdem Başçı imzalarını taşıyan ve Merkez Bankası Kanunu'nun 42. maddesi gereğince Devlet Bakanı Ali Babacan'a gönderilen açık mektup yayımlandı. Son dönemde ortaya çıkan arz yönlü şokların birikimli etkilerinin enflasyonu yüksek düzeylerde tutmasına rağmen, Merkez Bankası tarafından alınan politika tedbirlerinin, enflasyon bekleyişlerindeki bozulmayı durdurma konusunda etkili olduğu ifade edilen mektupta, şöyle denildi:

-RİSK UNSURLARINA DİKKAT

''Ancak enflasyonun tahminlerimizden daha yukarıda gerçekleşmesine yol açabilecek önemli risk unsurları bulunmaktadır. Söz konusu risklerin gerçekleşmesi, para politikasının sıkılaştırılmasına yol açabilecektir. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde para politikasının, olumsuz haberlere karşı daha duyarlı olacağı bir duruş sergilenecektir. Bu yaklaşım, orta vadeli enflasyon hedefimize ulaşma konusundaki kararlılığımızın bir göstergesi olarak algılanmalıdır.'' Bu çerçevede, 2007 yılı enflasyon hedefinin yüzde 4 olarak korunduğu belirtilen mektupta, Mayıs ve Haziran aylarında mali piyasalarda yaşanan dalgalanmaların enflasyon görünümü açısından önemli bir ''dışsal şok'' niteliğinde olduğu kaydedildi Benzer şoklar yaşayan bir çok ülkenin, enflasyon hedeflerini değiştirme yoluna gittiği ifade edilen mektupta, şu görüşlere yer verildi:

-HEDEFE YAKINSAMA SÜRESİ
''Mevcut durumda ana senaryo altında oluşturulan tahminlerimiz, enflasyonun hedefe yakınsama süresinin 1,5 yılı bulabileceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte para politikasına ilişkin kararlı ve temkinli duruşumuz göz önüne alındığında, enflasyonun 2007 yılı sonunda hedefe yakın olma olasılığının yüksek olduğu ifade edilebilir. Daha da önemlisi, hedefi değiştirmenin bizatihi kendisinin, enflasyon bekleyişleri ve fiyatlama davranışlarını olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığı ve bundan sonra verilecek taahhütlerin güvenilirliğini azaltabileceği düşünülmektedir.''

-AB'YE UYUM VE YAPISAL REFORMLARIN ÖNEMİ

Bu arada yüksek faiz dışı bütçe fazlasının, son yıllarda enflasyonla mücadele konusunda elde edilen kazanımlarda önemli bir rol oynadığına vurgu yapılan mektupta, ''bu kazanımların korunması ve daha da ileri götürülmesi için, Avrupa Birliğine uyum ve yakınsama sürecinin devamlılığı ve mali disiplinin kalitesini artıracak olan yapısal reformların kesintiye uğramadan sürdürülmesi kritik önem taşımaktadır'' denildi

Merkez Bankası tarafından hükümete gönderilen mektupta, güncellenmiş tahminlerine göre 2006 yılı sonunda enflasyonun ''yüzde 70 olasılıkla'' yüzde 9,2 ile 10,6 aralığında gerçekleşeceğinin öngörüldüğü bildirildi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile Başkan Yardımcısı Erdem Başçı imzalarını taşıyan ve Merkez Bankası Kanununun 42. maddesi gereğince Devlet Bakanı Ali Babacan'a gönderilen açık mektup yayımlandı.

Mektupta, para politikasının mevcut sıkı duruşunun 2007 yılının son çeyreğinin başına kadar korunduğu ve sonrasında ölçülü bir faiz indirimine gidildiği bir senaryoya göre ise enflasyon oranının 2008 yılının ilk çeyreği sonunda ''yüzde 1,7 ile yüzde 5,2 aralığında gerçekleşeceği ve enflasyonun 1,5 yıllık bir zaman diliminde hedefe yakınsayacağı'' tahminine yer verildi.

Mektupta, para politikasındaki sıkı duruşun 2007 yılının ilk çeyreğinden itibaren enflasyon üzerinde etkili olmasının beklendiği belirtilirken, Türkiye ekonomisinin yakın dönemine ilişkin gözlemlerin, reel faizlerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkisinin 1 ile 3 çeyrek arasında ortaya çıkmaya başladığına işaret ettiği kaydedildi. Mektupta, son dönemde ekonomik faaliyette yavaşlamaya ilişkin sinyallerin ortaya çıkmaya başladığı da ifade edildi.

-MEMUR ÜCRETLERİNDEKİ ARTIŞ

Bu arada mektupta, memur ücretlerindeki artışların, Merkez Bankasının Temmuz ayında enflasyon tahminleri üretilirken yapılan ''varsayımların üzerinde'' gerçekleştiği kaydedildi. Mektuba göre 2006 yılında enflasyonun yüksek seyretmesi nedeniyle, fiyatlama davranışları üzerinde olumsuz etkilerinin görülebileceği düşünülürken, özellikle hizmet fiyatları kanalıyla oluşması öngörülen ikincil etkilerin, 2007 yılında enflasyon üzerinde yaklaşık 1 puanlık bir ''ek baskı'' oluşturacağı tahmin edildi. Bu çerçevede yapılan değerlendirmeler, enflasyonun orta vadede tekrar hedefe yakınsayabilmesi için, sıkı para politikasının bir süre daha sürdürülmesi gerektiğine işaret ediyor.

-RİSKLER-
Enflasyon görünümüne ilişkin birinci riskin, iç talepteki yavaşlamanın ''öngörülen düzeyin altında'' gerçekleşme olasılığı olduğu belirtilen mektupta, şöyle denildi: ''Kamu harcamalarındaki artışın hızlanması veya para politikasının ekonomik faaliyet üzerindeki etkisinin öngörülenden daha geç ortaya çıkması bu riskin gerçekleşmesine neden olabilecektir. Bu bağlamda Merkez Bankası, Haziran ayından itibaren gerçekleştirilen parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini yakından takip etmektedir. İkinci önemli risk unsuru, küresel piyasalarda yaşanabilecek dalgalanmalar olarak nitelendirilebilinir Uluslararası likidite koşulları, mali piyasalar ve risk iştahı üzerinde etkili olmaya devam etmektedir.

Hali hazırda gelişmiş ülkelerde enflasyona ilişkin kaygılar yerini soğuma kaygılarına bırakmış gibi görünse de, her iki durum da gelişmekte olan ülkelerden fon çıkışına yol açabilecek ve bekleyişleri etkilediği takdirde para politikası tepkisi gerektirebilecektir. Bu noktada Merkez Bankası'nın, Haziran ayı içinde alınan tedbirler çerçevesinde mali piyasalarda oluşabilecek geçici ani dalgalanmalara karşı kullanabileceği esnek bir politika aracı tasarlamış olduğunu vurgulamak faydalı olacaktır.''

-ENFLASYON BEKLEYİŞLERİ-
ektupta, üçüncü risk olarak ise enflasyon ve enflasyon bekleyişlerinin, aşağı inme konusunda ''beklenenden daha güçlü bir direnç gösterme'' olasılığı olduğu ifade edilirken, ''enflasyonu oldukça kısa bir süre içinde yüzde 10 düzeylerinden yüzde 4 düzeyine indirmeyi hedeflediğimiz göz önüne alındığında, hizmet sektöründeki fiyat artışlarının önemli bir risk unsuru olduğu ortaya çıkmaktadır. Hizmet sektöründe verimlilik artışları düşük olduğundan, bu sektörde enflasyonun daha yüksek olması normal bir durumdur'' denildi Mektupta kamu çalışanlarına yapılan ücret ayarlamalarının, bu riski daha da belirginleştirdiği kaydedildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious