Meclis, etnik ayrımcılık çatısı değil

Meclis, etnik ayrımcılık çatısı değil.7460
  • Giriş : 09.10.2008 / 09:03:00
  • Güncelleme : 09.10.2008 / 09:03:48

Hepimiz bütün milli ve manevi değerleri ile Türk milletini temsilen bulunuyoruz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, Meclis'te belli bir kesimi değil, belli bir etnik grubu değil, Türk milletini temsil ettiklerini vurgulayarak, “Biz bu Meclis'te etnik olarak Türkleri ve dini olarak Sünnileri temsilen bulunmuyoruz. Hiç kimse de Kürtleri ve Alevileri temsilen bulunamaz. Hepimiz bütün milli ve manevi değerleri ile Türk milletini temsilen bulunuyoruz” dedi.

Meclis Genel Kurulu'nda TSK'nın sınır ötesi operasyon izninin bir yıl daha uzatılmasını öngören başbakanlık tezkeresinin görüşmelerinde söz alan AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, son günlerde PKK terör örgütünün artan silahlı saldırılarına dikkat çekerek, tezkereyi savundu. Ergün, “1 yıl boyunca bu yetki daha da etkin kullanılmalı, kendi içinde kırılma ve çözülme noktasına gelen terör örgütünün, dağ kadrolarının dağıtılması, silahsızlandırılması, uluslararası ve bölgesel siyasi desteğinin iyice zayıflatılması, finans kaynaklarının kesilmesi, örgüte Büyükşehirlerden ve yurtdışından (Avrupa-Suriye) katılımların önlenmesi sağlanmalıdır” dedi.

Terörle mücadelede, ABD'nin ilk defa PKK terör örgütünü ortak düşman ilan ettiğini hatırlatan Ergün, “Sınır ötesi operasyonlarda istihbarat paylaşımı düzeyinde işbirliğine yönelen bir tutum içinde olmuştur. Elbette bu müsbet tutumun önümüzdeki dönemde daha ileri düzeyde bir işbirliğine dönüşmesi gerekiyor. Terör örgütünün Kuzey Irak'ta tasfiyesinde ABD, Irak merkezi yönetimi ve kuzeydeki bölgesel yönetimin aktif olarak rol alması zamanı gelmiş olmalıdır” diye konuştu.

Ergün, Terörle mücadeledeki ve sınır ötesi askeri müdahalelerdeki haklılığın, bütün dünya tarafından kabul edilmesinde eskiye göre çok daha olumlu bir atmosferin oluşmasında hükümetin aktif diplomatik girişimlerinin ve kararlılığının rolünün önemine işaret etti.

-"YASAKLAR ÜLKESİ DEĞİLİZ"-

Ergün, Türkiye'nin yasaklar ülkesi olmadığını belirterek şöyle dedi, “Bugün ulus devleti ve üniter devleti korumak adına, insanlarımızın etnik alt kimliklerinin inkar edilip, görmezden gelindiği, ana dillerinin konuşulmasının ve öğrenilmesinin, şarkıların, türkülerin söylenmesinin, kendi dilinde TV seyretmenin, gazete okumanın, çocuğuna özgürce isim koymanın yasaklandığı bir Türkiye de değiliz. Bu tür yasakların ulus devleti, üniter devleti, milletin ve devletin bütünlüğünü tehdit ettiğini biliyoruz. Çağdaş demokrasinin sunduğu imkanlar, insan hakları ve özgürlükler alanındaki ilerlemeler, ekonomik ve sosyal politika yatırımları ile birleştiğinde gün geçtikçe istismar alanları ortadan kalkmaktadır.”

-MECLİS'TE TÜRK MİLLETİNİ TEMSİL EDİYORUZ-

Ergün, Meclis'te belli bir kesimi değil, belli bir etnik grubu değil, Türk milletini temsil ettiklerini vurgulayarak, “Biz bu mecliste etnik olarak Türkleri ve dini olarak Sünnileri temsilen bulunmuyoruz. Hiç kimse de Kürtleri ve Alevileri temsilen bulunamaz. Hepimiz bütün milli ve manevi değerleri ile Türk milletini temsilen bulunuyoruz” diye konuştu.

-"PKK SİLAHSIZLANDIRILMALIDIR"-

Terör örgütü PKK'nın etnik bölücü amaçlar taşıdığını ifade eden Ergün, “Silahlar sussun. Evet silah susmadıkça biz konuşamıyoruz” şeklindeki çağrıları da hatırlatarak şöyle dedi; “Ancak önce susması gereken silah, terör örgütünün silahıdır. PKK silahsızlandırılmalıdır. Devlet iç güvenlik ve savunma adına elinde silah da bulunan bir organizasyondur. Bu nedenle her zaman uyanıktır ve bir eli tetiktedir. Terör örgütü etnik bölücü amaçlar taşımıyorsa silaha ne ihtiyaç vardır? Devlet gücünü kullananlar silahsız adama kurşun sıkarlarsa, o zaman konuşursun. Ülkenin dağlarında eli silahlı adamlar karakol basıyorsa şehirlerde canlı bombalar, tuzaklar, yollarda mayınlar patlatılıyorsa devlet silahlı gücünü harekete geçirecektir.”

-"UZUN SOLUKLU MÜCADELE"-

Terörle mücadelenin, sabır ve kararlılık isteyen uzun soluklu bir mücadele olduğuna dikkat çeken Ergün, terörle mücadelede yapılması gereken adımları ise şöyle sıraladı:

“Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışacak kamu personeli nitelikli bir eğitim programından geçirilerek bölgede hizmete hazır hale getirilmelidir. Bölgenin hassasiyetleri, yöresel dil ve kültür, yöre halkı ile doğru iletişim ve terörle mücadele konuları eğitimlerinin bir parçası olmalıdır. Terörle mücadelede koordinasyonun önemi açıktır. Bu amaçla oluşturulan üst kurulun çağın ve hizmetin gereklerine göre faaliyet yürüten ve hızlı karar alabilen etkili bir genel sekreterlik ile güçlendirilmesinde yarar vardır. Terör eylemleri, operasyonlar ve terörle mücadele çerçevesinde yürütülen soysa-ekonomik projeler hakkında kamuoyu, genel sekreterlik vasıtasıyla bilgilendirilmelidir. Terörle mücadele ve sınırı aşan suçlar konularında akademik çalışmalara da ağırlık verilerek Terörle Mücadele Bilgi Bankası oluşturulmalıdır.”
Ergün, terörle mücadelede ayrıca, yüksek teknolojinin kullanımının de önemli olduğuna işaret etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*