Meclis Genel Kurulu'nda söz düellosu

Meclis Genel Kurulu'nda söz düellosu.30064
  • Giriş : 24.12.2008 / 09:03:00

Adalet Bakanlığı'nın 2009 yılı bütçe görüşmelerinde Bakan Şahin ile CHP'li milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Genel kurulunda bakanlık bütçesi üzerinde konuşan Şahin, bir ülkenin kalkınması için ekonomik ve siyasi istikrar kadar hukuki istikrara da ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Mevzuat ve hukuk çağdaş anlayışla hazırlanıp yürürlüğe konulmalı. Artık bir ülke yatırımlarını sadece kendi kaynaklarıyla yapmıyor. Yabancı sermayeye de muhtaçtır. Yabancı sermaye geldiğinde hangi mevzuat ve yargı sistemiyle karşılaşacaktır. Güven duyulan bir sistem var mı, yasalar uluslararası standarda göre hazırlanmış mı? Bunlar yoksa gelmekten çekinir'' diye konuştu.

Mevzuat değişikliklerini ve reformları başkaları istediği için değil, Türkiye'nin ihtiyacını karşılamak için yaptıklarına işaret eden Şahin, AK Parti hükümetlerinin de bu gerekçeyle adımlar attığını anlattı.

''Mevzuatı yenilemek önemli. Ama bundan çok daha önemli olan, bunu başarıyla uygulamaktır. Şu anda hukuk alanında ihtiyacımız olan şey, eksiksiz, zamanında işleyen ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren yargı ve hukuk sistemidir'' diyen Şahin, yargı ve adalet teşkilatının sorunları olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin güçlü bir yargı sistemine sahip olduğunu, Meclisin çıkardığı yasaları çıkış amacına uygun, başarıyla uygulama gayreti içinde olduğunu kaydeden Şahin, şunları söyledi:

''Sorunlarımız yok değil. Tabii iş yükü fazlalığı var. İnsan kaynağı eksikliğimiz var. Hakim ve savcı alanında eksikliğimiz var. 2003 başında 184 boş hakim ve savcı kadromuz vardı. Ama ihtiyacımız da var. Bizde bir hakime şu anda 1078 dosya, Avrupa'da 200 dosya düşüyor. 100 bin kişiye bizde düşen hakim sayısı 9, Almanya'da 24, İngiltere'de 16'dır. Eksiğimiz var, kabul ediyoruz. Şu anda 3796 boş hakim ve savcı kadromuz var. Bine yakın stajı devam eden hakim ve savcı var. İki gün önce 550 adli yargı hakim ve savcı adayı almak için yazılı sınav yapıldı. Yani, 3796 kadro açığını doldurmak için yoğun çaba içindeyiz. Bu dönemde yargı alanındaki en önemli faaliyet, adalet binalarımızı, gerçekten adalete yakışır şekilde yeniden yapmamızdır. Şu ana kadar 11 adalet sarayını bitirdik. Bunlar faaliyete geçti. Şu an inşaatı devam eden, ihale aşamasına gelmiş, projesi devam edenlerle birlikte bunun tamamı 171'dir. Bu çok önemli bir adımdır. Çalışmalarımıza devam edeceğiz.''

İyi bir yargılamanın başarısının infaz yeteneğiyle ölçüldüğüne dikkati çeken Şahin, ''Ceza infaz kurumlarıyla sizin çağdaş bir hizmeti verebiliyor olmanız gerekir. Yeni dönemde cezaevlerini artık kampüs şeklinde yapmaya başladık. Açığı, kapalısı, kadını, F tipi, hepsini aynı kampüs içinde bulundurmak suretiyle cezaevlerini bir merkezde toplamaya gayret ediyoruz. Cezaevi sayısı da böylece azalıyor. 50-60 yıllık cezaevlerini gördüğünüzde 'burada insan barınmaz' dersiniz. Tabii bunları kapatacağız. Şehirlerin ulaşımda kolay noktalarına kampüs şeklinde cezaevi yapmak suretiyle, infaz sisteminde de bir reformu başlattığımızı ifade etmek istiyorum'' dedi.

-''KİMSEYİ HİMAYE ETMEYİZ,KOL KANAT GERMEYİZ''-

Muhalefet milletvekillerinden kendileri iktidar olduklarında, yargı alanında kendilerinden farklı olarak neleri ortaya koyacaklarını dinlemek istediğini belirten Şahin, ancak hiçbirinden bunu duyamadığını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay'ın ''hukukun ve yargının siyasallaştırılmak istendiğinden'' söz ettiğini hatırlatan Şahin, ''Benim yabancı bir elçiyle görüşmemi, bir pazarlık kulis çalışması yaptığımı söyledi. Bununla kastettiği Alman Büyükelçisi ile görüşmemdir. Kendisiyle görüşmeyi ben istemedim. Kendisi benden istedi''dedi.

Görüşmeden sonra bir açıklama yapıldığını kaydeden Şahin, bununla ilgili Anadolu Ajansı haberini okudu. Şahin, kendisine laf atılması üzerine, ''Benim Bakanlığımda kripto olmaz. Kimseden saklımız gizlimiz yoktur. Kim suç işlerse yasalar karşısında gereken cevabı alır, gereken cezaya çarptırılır. AK Parti olarak kimseyi himaye etmeyiz, kimseye kol kanat germeyiz. O nedenle buradan bir takım sonuçlar çıkarmak, abesle iştigalden başka bir şey değildir'' diye konuştu.

-''GAZETE HABERİNDEN ÖĞRENDİM''-

Okay'ın ''Siz Başbakan'a bir liralık veya bir kuruşluk ceza veren bir hakim hakkında müfettiş görevlendirdiniz, yargıya müdahale ediyorsunuz'' dediğini belirten Şahin, konuyu basından öğrendiğini söyledi. ''Ne bu hakim hanımı tanırım, ne nerede görev yaptığını bilirim'' diyen Şahin, konuyla ilgili gazete haberini göstererek, şöyle konuştu:

''Davaya bakan ve karar veren hakimi, CHP Kartal İlçe Başkanı ziyarete gitmiş, işte haber. Çıkışta, 'Hakim arkadaşa Adalet Bakanlığı haksızlık yapmış' demiş. Yargının siyasallaşması deyince herhalde tipik örnek budur. Adliyelerde her yıl periyodik olarak Adalet Bakanlığı müfettişleri denetim yapar. 2008 yılı Ocak-Mayıs arasında 8 müfettiş tüm hakimliklerde denetim yapmış. Tabii ki burada da yapmışlar. Ancak 207 kararın bir ay ile 6 ay arasında yazılmadığını tespit etmişler. Yasalara göre, bunun cezaları var. 2008 yılında 27 hakimle ilgili aynı işlem yapılmış. Daha önceki yıllarda da yapılmış. Çünkü, 15 gün içinde karar yazılmak zorunda. Bunu tespit etmiş, işlem yapmış. Şimdi deniyor ki 'bakan talimat verdi, müfettiş gitti.' Benim haberim gazete haberiyle oldu. ''

Şahin, CHP'li İsa Gök'ün ''İzzet Özgenç'in Adalet Akademisi yönetim kuruluna atandığını'' söylediğini hatırlatarak, ''Genel Kurul, yönetim kuruluna seçer. Kaldı ki Özgenç, Akademinin uzun yıllardır öğretim üyesiydi'' dedi.

Bakan Şahin, yargı ve hukuk alanında refom çalışmalarına devam edeceklerini ifade ederek, ''Bağımsız yargı organlarını güçlendirmek temel hedefimizdir'' diyerek sözlerini tamamladı.

-''BUNA ETKİLEMEK DENİR''-

Şahin'in konuşmasının ardından söz isteyen İsa Gök, ''Adalet Akademisi üyeliğine seçilen İzzet Özgenç hakkında bu kadar olay varken, birdenbire Ocak ayında YÖK Başkanvekilliğine seçildi. 33 fakülte var. İzzet Özgenç olmasaydı; Cumhur Bey, o da olmasaydı Ahmet Gökşen... Ekip belli, Adem Sözüer dışlandı. AKP'nin her ceza yargılamasında bu üç isim var. Başka isim yok. Bunun olacağı belliydi. Adalet Akademisi seçimlerinde bakanlık bürokratları blok oy kullandı mı kullanmadı mı? İzzet Özgenç seçime girerken belliydi. Özgenç taşınıyor, gelecek dönem Adalet Bakanı olacak herhalde'' diye konuştu.

Şahin'in bir büyükelçi ile ''Türkiye Cumhuriyeti Bakanı''sıfatıyla konuştuğunu ifade eden Gök, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Görüşmede, 'Almanya'da Deniz Feneri'nden bazı arkadaşlar tutuklu...' deyip, onların durumunu soruyorsunuz. Bunları düşünmek bile hata. Dava adı söylemezsiniz, Almanya'da insan hakları ihlallerinden bahsedersiniz. Ama size yakın, para aktaran, sizi destekleyen televizyon kuruluşuna para veren insanların davasına taraf oluyorsunuz. Buna etkilemek denir. Buna, devlet adına takdir hissini kullanarak etkilemek denir. Hakim ayarlamak denir. Bu kabul edilemez, bunu savunamazsınız. Bu doğrudan Alman devleti nezdinde davaya müdahaledir. O davanın sonucunu Türkiye'ye getirtmiyorsunuz. Siyasi tavır hala devam ediyor.''

Gök'ün konuşmasına AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.

-''İSPATLAMAYAN MÜFTERİDİR''-

Söz isteyen AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti ile Deniz Feneri arasında ilişki kurmanın iftira olduğunu belirterek, ''Açılan davanın iddianamesini okudum. Ne savcı ne mahkemenin bu yönde en küçük bir değerlendirmesi yoktur. Şikayette bulunan birinin ifadesi vardır. Başbakan'ın ismini oraya karıştırma cüretini gösterenler oldu. Mahkeme, 'tercüme edip vermedik' dedi. Bununla AK Parti ve Başbakan arasında irtibat bulunmadığını mahkeme ve orada görev yapanlar açıkça söyledi. Söyleyen ispat etmek zorunda. Bunu demedikçe müfteridir, iftiracıdır milletin gözünde'' diye konuştu.

-TARTIŞMA-

Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti ile Deniz Feneri arasında dört ilişki sayacağını belirterek, ''İlk kez bu Hükümet döneminde Kızılay'dan da önce izinsiz bağış toplama hakkı Deniz Fenerine verildi. Bunu söylemeyecek miyiz? Danıştay'ın devre dışı tutulması için AKP, buradan bir yasa çıkarttı'' dedi.

Kılıçdaroğlu'nun sözlerine tepki gösteren AK Parti milletvekilleri, sıra kapaklarına vurarak konuşmasını engellemeye çalıştı. Bozdağ'dan gruba hakim olmasını isteyen Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu, tartışmanın sürmesi üzerine birleşime ara verdi.

Tartışma arada da sürdü. MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un ''kulaklarımızı sağır ediyorsunuz'' demesine, AK Parti sıralarından bazı milletvekilleri, ''çık dışarı'' karşılığını verdi. MHP'li bazı milletvekillerinin ''sıralar babanızın malı mı?'' demesine, AK Parti'li bazı milletvekilleri, ''gel buraya'' diye seslendi. MHP'li bazı milletvekillerinin ayağa kalkarak AK Parti sıralarına doğru yürümek istemesi üzerine gerilim yaşandı. Araya giren diğer milletvekilleri tartışmanın büyümesini önledi.

-''BÜTÜN İLİŞKİLER VAR''-

Verilen aradan sonra yine söz alan Kılıçdaroğlu, ortalığı germeye niyetinin olmadığını ifade ederek, ''Bizim hiçbir milletvekilimiz iftira atmaz, söyledikleri tamamen doğrudur'' dedi.

Bir rapor gösteren Kılıçdaroğlu, ''Bu raporu hasıraltı ettiniz. Bunu çıkartacağız ortaya. Bunun arkasında bir şema var, bütün ilişkiler var. Alman yargıcın asıl faillerin Türkiye'de olduğunu söylediği dört kişiden üçüyle ilgili SPK raporu hasıraltı edildi. Bu olayı izliyoruz. ortaya çıkmasında kararlıyız'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*