'Meclis seçerse Erdoğan Köşk'e çıkar'

  • Giriş : 07.03.2007 / 00:00:00

TÜSİAD: Demokrasinin gereği olarak eğer istiyorsa, Meclis seçecekse Başbakan da Köşk'e çıkacaktır.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ'ın ''AB konusunda daha hevesli ve katılımcı olması'' yönündeki değerlendirmesi üzerine ''CHP'nin AB ile ilgili tutumu bir heves zafiyetinden kaynaklanan bir tutum değildir. Bu konudaki tereddütlerimizi kamuoyu çok iyi biliyor'' dedi.

Baykal, ''İçinden geçmekte olduğumuz dönem, gerçekçi olursak AB'nin artık Türkiye'ye sırtını dönmeye başladığı bir dönemdir. Bütün mesele bunun kabul edilip edilmemesindedir'' diye konuştu.

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ ve Yönetim Kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı parti genel merkezinde ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat 20 dakika süren görüşmeye, CHP Genel Başkan yardımcıları Mustafa Özyürek ve Onur Öymen ile Genel Sekreter yardımcıları Bihlun Tamaylıgil, Algan Hacaloğlu ve Oğuz Oyan da katıldılar.

Görüşmenin ardından Baykal ve Yalçındağ, basın mensuplarına açıklama yaptılar.

Baykal, göreve bir süre önce başlayan Arzuhan Yalçındağ ve Yönetim Kurulu üyelerini kutladığını ve başarılar dilediğini ifade ederek, uzun bir aradan sonra CHP ve TÜSİAD'ın bir araya geldiğini vurguladı.

Türkiye'nin önemli konularını, özellikle AB üyeliği çerçevesinde değerlendirme olanağı bulduklarını kaydeden Baykal, partisinin bu konudaki duyarlılıklarını, anlayışı ve yaklaşımını aktardığını kaydetti. Baykal, TÜSİAD'ın AB konusunda özel bir duyarlılık içinde olduğunu, görüşmede TÜSİAD'ın bu konudaki yaklaşımları ve beklentilerinin dile getirildiğini söyledi. Görüşmeyi ''çok yararlı, samimi ve aydınlatıcı'' olarak değerlendiren Baykal, her iki tarafın da düşüncelerini doğrudan ve açıkça ifade etme olanağı bulduklarını belirtti.

Baykal, ''Türkiye'nin demokratik çağdaş bir toplum olarak içeride, dışarıda karşılaştığımız bütün sorunları kendi olanaklarını değerlendirerek aşabileceğine kesinlikle inanıyorum. Türkiye'nin kendi sorunlarını dünya ile sağlıklı bir ilişki içinde, dünyaya sırtını dönmeden, içine kapanmadan ama kendi duyarlılıklarını, çıkarlarını ve yararlarını göz önünde tutarak çok daha ileri gidebileceğine yürekten inanıyorum'' diye konuştu.

-YALÇINDAĞ'IN AÇIKLAMASI-

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ da göreve yeni başlayan yönetim olarak Ankara'daki temasları çerçevesinde ana muhalefet partisi CHP'yi ziyaret ettiklerini belirterek, ''Muhalefetsiz demokrasi olmaz. Biz de demokrasinin gereği olarak ana muhalefet partisi Genel Başkanı Sayın Baykal'ı ziyaret ettik'' dedi.

Yalçındağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ziyaretimizde kendisine özellikle AB projesine daha hevesli ve katılımcı olarak katılmasının Türkiye'nin yararına olacağına olan inancımızı dile getirdik. TÜSİAD, yıllardır Türkiye'nin AB üyeliği konusunda çalışmalar yapıyor, katkıda bulunuyor. Özellikle son birkaç yılda yaptığımız açılımların önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki görüşlerimizi ve daha katılımcı olması yönündeki dileğimizi kendisine ilettim.''

-AB SÜRECİ-

Arzuhan Yalçındağ, bir gazetecinin, AB konusunda CHP'nin yaklaşımına yönelik değerlendirmesini sorması üzerine, kamuoyunda AB projesine karşı ''bir soğuma olduğunu'' düşündüklerini, bunun Türkiye'nin yararına olmadığını söyledi.

Arzuhan Yalçındağ şöyle devam etti:

''Unutmayalım ki AB konusunda atacağımız her adım Türkiye'nin daha çağdaş, daha uygar ve daha müreffeh bir ülke olması için atacağımız bir adımdır. Baykal'ın ve CHP'nin AB ile ilgili yaklaşımını kamuoyundan takip ediyorsunuz. Ana prensipte hemfikir olduğumuzu kendisi de söyledi ancak bazı fikir ayrılıklarımız olduğu da bir gerçek. Bu konuda daha hevesli ve katılımcı olmasının Türkiye'nin yararına olacağını kendisine ilettik.''

Baykal da Yalçındağ'ın AB ile ilgili açıklamalarına yönelik soruya şöyle karşılık verdi:

''CHP'nin AB ile ilgili tutumu, bir heves zafiyetinden kaynaklanan bir tutum değildir. Bu konudaki tereddütlerimizi kamuoyu çok iyi biliyor. AB'nin Türkiye'yi tam üye olarak alma kararının artık gündemden düşmeye başladığını gerçekçi bir tespitle görüyoruz. Bunu sevinçle karşılamıyoruz ama bunun bir geçek olduğunu biliyoruz.

Türkiye AB'ye sırtını dönmeden önce AB Türkiye'ye sırtını dönmüştür. AB'ye tam üye olmak giderek Türkiye'nin yapacağı birtakım reformlara bağlı olmaktan çıkmıştır. Bunu görüyoruz. Türkiye'nin, ekonomik kalkınmasını, demokratikleşmesini, ileri gidişini AB'ye endekslemeden de gerçekleştirmenin yollarını aramasının çok doğal olduğunu düşünüyoruz.

Türkiye, AB söz konusu olmadan da AB ortada yokken başladığı büyük modernleşme projesine bu yeni koşulları gerçekçi olarak tespit edip yola devam etmelidir. AB vardır, ya da yoktur, bizi almak ister ya da istemez. Bunu tespit ederiz, değerlendiririz ama bu konuda bir olumsuzluk var diye Türkiye'nin modernleşmesini, ilerlemesini, kalkınma arayışını askıya alması söz konusu değildir. İçinden geçmekte olduğumuz dönem, gerçekçi olursak AB'nin artık Türkiye'ye sırtını dönmeye başladığı bir dönemdir. Bütün mesele bunun kabul edilip edilmemesindedir. Bu gerçeği görünce üzülebilirsiniz ama bunu yok sayarak 'hayır, hayır onlar bizi istiyorlar, onlar bizi istiyormuş gibi kabul edelim' yaklaşımı ile AB ile ilişki geliştirilemez.''

-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ-

Yalçındağ, bir gazetecinin, görüşmede cumhurbaşkanlığı seçiminin gündeme gelip gelmediğine yönelik sorusu üzerine, bir yönetim kurulu üyesinin bu konuyu gündeme getirdiğini, Baykal'ın da bu konuda kamuoyuna daha önce açıkladığı görüşleri dile getirdiğini söyledi.

Yalçındağ, ''Yani Başbakan'ın Köşk'e çıkması durumunda zor olacağını söyledi. Biz de bu konuda bir görüş bildirmedik. Demokrasinin gereği olarak eğer istiyorsa, Meclis seçecekse Başbakan da Köşk'e çıkacaktır'' dedi.

Yalçındağ'ın bu sözleri üzerine Baykal da ''TÜSİAD'ın da buna bir itirazı yoktur'' dedi. Yalçındağ ise, TÜSİAD'ın bu konudaki görüşlerini daha önce kamuoyuyla paylaştıklarını ifade etti.

Baykal, bir gazetecinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti Grubu'nda CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunduğunu hatırlatması üzerine, ''Biz Türkiye ile meşgulüz. TÜrkiye'nin önünü açmaya çalışıyoruz. Türkiye'ye yönelik olumsuzlukları kamuoyuna yansıtmaya çalışıyoruz. Kişilerle ve iktidar partisinin kendisi ile bir sorunumuz yok'' diye konuştu.

Bu arada, CHP'nin AB konusunda hazırladığı ''Tam Üyeliğe Evet, Özel Statüye Hayır'' kitabı, Yalçındağ ve Yönetim Kurulu üyelerine verildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious