Meclis'te gergin görüşme

Meclis'te gergin görüşme.12042
  • Giriş : 09.03.2007 / 00:00:00

Yalçındağ : Cumhurbaşkanı tüm kesimlerce benimsenmeli

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Arınç, TÜSİAD’ın cumhurbaşkanlığı seçiminde Meclis iradesine dair sözlerine atıfta bulununca, TÜSİAD Başkanı Yalçındağ hatırlattı: Ama Cumhurbaşkanı tüm kesimlerce benimsenmeli.

TÜSİAD’ın yeni yönetiminin başkentte yaptığı görüşmeler dün de ’gergin’ diyaloglarla geçti. ’Başbakan isterse Cumhurbaşkanı olabilir’ yorumu, CHP lideri Deniz Baykal tarafından "TÜSİAD’ın da buna itirazı yok" sözleriyle karşılanan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, dün de TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın alınganlığıyla karşılaştı. TBMM’de şapkalı kadınların içeri alınmaması hakkında soruları yanıtlamayan Arınç, Yalçındağ’ın "Üzüldüm" demesi üzerine kadınları sert bir dille eleştirdi.

TÜSİAD heyeti, dün önce Adalet Bakanı Cemil Çiçek, ardından da Arınç’la görüştü. Çiçek’le görüşme nedeniyle TÜSİAD heyeti Arınç’a 20 dakika gecikmeli geldi. Buna içerleyen Arınç ile Yalçındağ arasında şu diyalog geçti.

Arınç: (Gazetecilerin tokalaşmalarını istemesi üzerine) Zaten morali bozuk sayın Yalçındağ’ın, öyle ikide bir tokalaşma istemeyin. 20 dakika gecikme oldu diye üzüldünüz sanırım.

Yalçındağ: Evet, kusura bakmayın. Adalet Bakanlığı’ndaydık.

Arınç: 301’i mi tartıştınız?

Yalçındağ: Birçok farklı konumuz vardı.

Ardından önceki gün TBMM’ye türbanlı kadınların izleyici olarak alınması, şapkalı kadınlarınsa alınmamasına gündeme geldi.

Gazetecilerden soru: Şapkalı kadınlar genel kurulu izleyemeyecekleri gerekçesiyle çıkarıldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Arınç: TÜSİAD gibi bir kuruluş Meclis’e geliyor, siz ilk soru olarak böyle önemli bir hadiseyi soruyorsunuz. Böyle bir olay TBMM’de yaşanmadı, siz de buna şahit olmadınız. Ancak birkaç hanımefendinin dışarıda basın mensuplarına şikâyetlerini dile getirmek istiyorsunuz. Bugün birkaç kez bir arada olacağız. Bu çok önemli sorunuza sayın Yalçındağ’ın huzurunda değil de o toplantılarda cevap vereyim.

Soru: Arınç’ın Cumhurbaşkanı adayı olabileceği yolunda bazı senaryolar oluyor...

Arınç: Allah Allah...

Soru: TÜSİAD nasıl değerlendiriyor?

Yalçındağ: İzninizle, birinci sorunuzu ben de duydum. TV’den izledim, oradaki hanımların bazıları şahsen tanıdığım hanımlardı. Doğrusu çok üzüldüm dün genel kurulda böyle tatsız bir olayın yaşanmasına. Ben sayın Arınç’ın cumhurbaşkanlığı konusunda bir şey söylemek istemiyorum.

Arınç: TÜSİAD, cumhurbaşkanlığı seçiminde benim ismim geçtiği için sayın Yalçındağ cevap vermemekte çok haklı olabilir. Ama konu sürekli Türkiye’de, en azından seçimler bitene kadar gündemde tutulacak gibi. TÜSİAD’ın bu konudaki görüşünü önemsiyorum. Sayın Yalçındağ’ın son açıklamalarında TBMM’nin iradesine önem veren ve gerçekte bu seçimin Meclis’te yapılacağını ve meclis kimi seçerse onun tabiatıyla Cumhurbaşkanı seçilmiş olacağını ifade eden düşüncelerini, belki malumu ilandır ama TÜSİAD Başkanı tarafından TÜSİAD’ın görüşü olarak tekrar bunu duymayı arzu edenlere iletilmesinde de fayda gördüğümü ifade edeyim.

Arınç’tan şapka yanıtı

Biraz önceki soruya (şapka sorusu) daha sonra cevap vereceğimi söyledim ama sayın başkan bu konudaki üzüntüleri ifade ettiler. (...) TBMM dün çok yoğun bir gün yaşadı. Her yerde etkinliklerimiz vardı. Türkiye’nin her yerinden bayanlar geldi biz de ev sahipliği yaptık. Dün ne olduğu konusunda gerek emniyet müdürümüzden, gerek idare amirimizden, gerekse bu işte görevli olanlardan bilgi aldım. Bu bilgi şudur: Başlarında modern şapkalarıyla bu görüşmeleri izlemek üzere gelen sayın bayanlar Meclis’te her mekâna kabul edildiler. Kendilerine hiçbir zorluk çıkarılmamıştır.

Meseleyi sadece şapka ile içeride oturmaya bağlamak doğru değildir. Bu bayan arkadaşlarımızın 1.5 saat içeride çok rahat biçimde bu görüşmeleri takip ettiğini arkadaşlarımız bize rapor olarak verdiler. Bir yanlışlık varsa tespit edilir, sorumlular hakkında gerekenler yapılır. Ben inanıyorum ki dünkü güzel görüntüleri, ’Bu iş ne kadar da sakin geçti’ diyerek üzülmüş olanlar biraz büyütmüş olabilirler.

Çok lokal olayları bağırtılarla çağırtılarla ortaya koymak yerine ben makamımda oturuyorum, Meclis’in görevlileri var. Derhal bize ulaştırılarak varsa bu yanlışlığın giderilmesini temin etmek de bizim görevimizdir. Kaldı ki o hanımefendiler benim davetlim olarak da gelmişlerdir. Marmara Grubu’nun tüm faaliyetlerine katılan bir meclis başkanı olarak sayın Müjgan Suer ve arkadaşlarını ben davet ettim. Benim davetimle gelen hanımefendilerin şapkalarından dolayı meclise alınmaması diye bir şey yoktur. Var diyen varsa adam gibi oturur konuşur. Bağırmakla, çağırmakla onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik sözler, sloganlarla bu iş olmaz.

Arınç’tan şapka yanıtı

Biraz önceki soruya (şapka sorusu) daha sonra cevap vereceğimi söyledim ama sayın başkan bu konudaki üzüntüleri ifade ettiler. (...) TBMM dün çok yoğun bir gün yaşadı. Her yerde etkinliklerimiz vardı. Türkiye’nin her yerinden bayanlar geldi biz de ev sahipliği yaptık. Dün ne olduğu konusunda gerek emniyet müdürümüzden, gerek idare amirimizden, gerekse bu işte görevli olanlardan bilgi aldım. Bu bilgi şudur: Başlarında modern şapkalarıyla bu görüşmeleri izlemek üzere gelen sayın bayanlar Meclis’te her mekâna kabul edildiler. Kendilerine hiçbir zorluk çıkarılmamıştır.

Meseleyi sadece şapka ile içeride oturmaya bağlamak doğru değildir. Bu bayan arkadaşlarımızın 1.5 saat içeride çok rahat biçimde bu görüşmeleri takip ettiğini arkadaşlarımız bize rapor olarak verdiler. Bir yanlışlık varsa tespit edilir, sorumlular hakkında gerekenler yapılır. Ben inanıyorum ki dünkü güzel görüntüleri, ’Bu iş ne kadar da sakin geçti’ diyerek üzülmüş olanlar biraz büyütmüş olabilirler.

Çok lokal olayları bağırtılarla çağırtılarla ortaya koymak yerine ben makamımda oturuyorum, Meclis’in görevlileri var. Derhal bize ulaştırılarak varsa bu yanlışlığın giderilmesini temin etmek de bizim görevimizdir. Kaldı ki o hanımefendiler benim davetlim olarak da gelmişlerdir. Marmara Grubu’nun tüm faaliyetlerine katılan bir meclis başkanı olarak sayın Müjgan Suer ve arkadaşlarını ben davet ettim. Benim davetimle gelen hanımefendilerin şapkalarından dolayı meclise alınmaması diye bir şey yoktur. Var diyen varsa adam gibi oturur konuşur. Bağırmakla, çağırmakla onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik sözler, sloganlarla bu iş olmaz.

Arınç’tan şapka yanıtı

Biraz önceki soruya (şapka sorusu) daha sonra cevap vereceğimi söyledim ama sayın başkan bu konudaki üzüntüleri ifade ettiler. (...) TBMM dün çok yoğun bir gün yaşadı. Her yerde etkinliklerimiz vardı. Türkiye’nin her yerinden bayanlar geldi biz de ev sahipliği yaptık. Dün ne olduğu konusunda gerek emniyet müdürümüzden, gerek idare amirimizden, gerekse bu işte görevli olanlardan bilgi aldım. Bu bilgi şudur: Başlarında modern şapkalarıyla bu görüşmeleri izlemek üzere gelen sayın bayanlar Meclis’te her mekâna kabul edildiler. Kendilerine hiçbir zorluk çıkarılmamıştır.

Meseleyi sadece şapka ile içeride oturmaya bağlamak doğru değildir. Bu bayan arkadaşlarımızın 1.5 saat içeride çok rahat biçimde bu görüşmeleri takip ettiğini arkadaşlarımız bize rapor olarak verdiler. Bir yanlışlık varsa tespit edilir, sorumlular hakkında gerekenler yapılır. Ben inanıyorum ki dünkü güzel görüntüleri, ’Bu iş ne kadar da sakin geçti’ diyerek üzülmüş olanlar biraz büyütmüş olabilirler.

Çok lokal olayları bağırtılarla çağırtılarla ortaya koymak yerine ben makamımda oturuyorum, Meclis’in görevlileri var. Derhal bize ulaştırılarak varsa bu yanlışlığın giderilmesini temin etmek de bizim görevimizdir. Kaldı ki o hanımefendiler benim davetlim olarak da gelmişlerdir. Marmara Grubu’nun tüm faaliyetlerine katılan bir meclis başkanı olarak sayın Müjgan Suer ve arkadaşlarını ben davet ettim. Benim davetimle gelen hanımefendilerin şapkalarından dolayı meclise alınmaması diye bir şey yoktur. Var diyen varsa adam gibi oturur konuşur. Bağırmakla, çağırmakla onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik sözler, sloganlarla bu iş olmaz.

Arınç’tan şapka yanıtı

Biraz önceki soruya (şapka sorusu) daha sonra cevap vereceğimi söyledim ama sayın başkan bu konudaki üzüntüleri ifade ettiler. (...) TBMM dün çok yoğun bir gün yaşadı. Her yerde etkinliklerimiz vardı. Türkiye’nin her yerinden bayanlar geldi biz de ev sahipliği yaptık. Dün ne olduğu konusunda gerek emniyet müdürümüzden, gerek idare amirimizden, gerekse bu işte görevli olanlardan bilgi aldım. Bu bilgi şudur: Başlarında modern şapkalarıyla bu görüşmeleri izlemek üzere gelen sayın bayanlar Meclis’te her mekâna kabul edildiler. Kendilerine hiçbir zorluk çıkarılmamıştır.

Meseleyi sadece şapka ile içeride oturmaya bağlamak doğru değildir. Bu bayan arkadaşlarımızın 1.5 saat içeride çok rahat biçimde bu görüşmeleri takip ettiğini arkadaşlarımız bize rapor olarak verdiler. Bir yanlışlık varsa tespit edilir, sorumlular hakkında gerekenler yapılır. Ben inanıyorum ki dünkü güzel görüntüleri, ’Bu iş ne kadar da sakin geçti’ diyerek üzülmüş olanlar biraz büyütmüş olabilirler.

Çok lokal olayları bağırtılarla çağırtılarla ortaya koymak yerine ben makamımda oturuyorum, Meclis’in görevlileri var. Derhal bize ulaştırılarak varsa bu yanlışlığın giderilmesini temin etmek de bizim görevimizdir. Kaldı ki o hanımefendiler benim davetlim olarak da gelmişlerdir. Marmara Grubu’nun tüm faaliyetlerine katılan bir meclis başkanı olarak sayın Müjgan Suer ve arkadaşlarını ben davet ettim. Benim davetimle gelen hanımefendilerin şapkalarından dolayı meclise alınmaması diye bir şey yoktur. Var diyen varsa adam gibi oturur konuşur. Bağırmakla, çağırmakla onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik sözler, sloganlarla bu iş olmaz.

Uzlaşma vurgusu

Yalçındağ: Bir kere altını çizmek istiyorum ki, TÜSİAD olarak demokrasinin gereği olarak Meclis iradesine atıfta bulunduk, ama görüşümüz olarak cumhurbaşkanlığının tüm kesimlerce benimsenen, kucaklanan bir makam olması gerektiğini de söylemiştik.

’Kadınlar kendini ispatlamalı’

Arınç, dün kadın parlamento muhabirleriyle de ’beş çayında’ buluştu. "Bayan milletvekili sayısının artmasını çok arzu ediyorum" diyen Arınç, "Kadın cumhurbaşkanının zamanı gelmedi mi" sorusunaysa şu karşılığı verdi: "Bunun zamanı mı olur? Bayan Cumhurbaşkanı elbette olabilir. Ama o noktaya gelmek için bayanların kendisini ispatlaması gerekir. Hiçbir şekilde kendisini göstermiyorsa, ’Hadi olsun’ denilerek, Cumhurbaşkanı yapılması pozitif ayrımcılık olur ama bana göre bu noktaya siyaseti iyi yaparak, başarılarıyla gelmeleri lazım."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious