Medya, suç işlemeye özendiriyor!

  • Giriş : 15.11.2006 / 00:00:00

Afyonkarahisar'da 4 kişiyi katleden polisin cinayeti işleyeceğini "sevgilisi"ne anlatarak cep telefonuna kaydetmesi ve bunu marifet gibi sunması,gazetelerin haber verme yöntemini gündeme taşıdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Afyonkarahisar'da, eşini, 4 yaşındaki oğlunu, baldızını ve kaynanasını acımadan öldüren polis memuru Zafer Başaran'ın, cinayeti önceden planladığı cep telefonu kayıtlarıyla ortaya çıkmıştı. Başaran'ın, sevgilisiyle birlikteyken, "Otobüste giderken gazete okuyan bir adam, 'Vay anasına. Adam 7 kişiyi öldürmüş' diyecek. Sen de o zaman gururla, 'Ben bu adamı tanıyorum. Geçen akşam beraberdik. Yemek yedik' dersin" şeklindeki cep telefonu kayıtları, gözleri yine olayları abartarak yansıtan medyaya çevirdi.

Kocatepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Karakaş'a göre, ne pahasına olursa olsun gazeteye haber olmak, televizyona çıkıp kısa yoldan ünlü olmanın hesabını yapmak, medyanın suça özendirdiğinin bir göstergesi.

Haber ve bilgiyle kamuoyunu bilgilendiren medyanın 'şiddet' içeren haberleri verirken süzgeçten geçirmesi gerektiğini belirten sosyolog Karakaş, toplumda sıra dışı olayları olduğu gibi örnek almaya hazır bir kitlenin olduğunu kaydetti. Şiddet içeren haberlerin, özellikle eğitilmemiş kişiler üzerinde yönlendirici, özendirici etki yaptığına değinen Karakaş, sapkın davranışlara sebebiyet verdiğini ifade etti. Haber niteliği taşıyan her bilginin bütün çıplaklığıyla hatta abartarak sunulmasının yanlışlığına dikkat çeken Karakaş, insanın kanını donduran olayların psikolojik rahatsızlık verdiğini aktardı.

TELEVİZYON YAYINLARI AHLAKİ ÇÖKÜŞÜ HIZLANDIRIYOR

Karakaş'a göre, Türk toplumu öz benliğinden uzaklaşıyor. Toplumdaki ahlaki çöküş ve değerlerden uzaklaşma, Amerikan Hollywood kültürünün televizyon aracılığıyla yayılmasıyla gerçekleşiyor. Son yıllarda özellikle gençlerin imaja önem verdiğini anlatan Karakaş, "İmaj, söze, özlü değerlere dayanan gelenekleri işlevsiz hale getiriyor. Sonuç olarak da ahlaki çöküntü oluşuyor. Hollywood kültürüyle ahlakın kaynakları olan, gelenek, bilim, inanç ve akıl önemini kaybediyor. Bunlardan birisi eksik olduğu zaman toplumsal sorunlar yaşanmaya başlar." diye konuştu.

Karakaş, son yıllarda kendine güveni olmayan, başkasını düşünmeyen, belli bir süre sonra çıkarı adına herşeyi feda edebilen, herkese karşı yıkıcı davranabilen birey profillerinin çoğaldığına işaret ediyor.

Magazin programlarında ortaya serilen pırıltılı yaşamlar gençleri içine çekiyor. Ailesini katleden polis Zafer Başaran'ın işleyeceği cinayetleri sevgilisine anlatırken, "Gazetede yayınlanacak, sen de gurur duyacaksın" demesini, zihin dünyasıyla ilgili olduğunu belirten Karakaş, "Polisin bu sözlerinde, gazete ve televizyonlara çıkıp kısa yoldan ünlü olmanın arka plan beslemesi var. İfadelere bakıldığında hastalıklı bir hayal dünyası görüyoruz. Medyayı günah keçisi yapmak doğru değil ama rolünün olduğu kesin." değerlendirmesini yaptı.

Sorunların eğitimle çözüleceğini ancak mutlak bilginin işe yaramadığına dikkat çeken Karakaş, "Kişiyi bilgiyle donatırken onu nasıl kullanacağını, dengeli düşünebilmesini sağlayan, doğruyu yanlışı algılamasını sağlamalı. Böyle bir eğitim sistemi oluşturulmalı." şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious