"Medyaya baskı kaygı veriyor"

  • Giriş : 23.11.2008 / 18:25:00

ile iktida TGC'den yapılan yazılı açıklamaya göre, "Yerel Medya Eğitim Seminerleri" 2008 değerlendirme toplantısı, dün TGC Burhan Felek Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TGC'den yapılan yazılı açıklamaya göre, "Yerel Medya Eğitim Seminerleri" 2008 değerlendirme toplantısı, dün TGC Burhan Felek Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.

Toplantıya katılan cemiyet başkanlarının benimsediği görüşler "Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi"nde bir araya getirildi.

Herkesin bilgiye ve habere ulaşma, haber alma, elde ettiği bilgi ve haberi yorumlama, tek başına veya toplu olarak özgürce düşüncelerini açıklama, yayma, ifade etme ve eleştiri hakkına sahip olduğu kaydedilen bildirgede, bu nedenle gazetecilerin ifade özgürlüğünün laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin ve demokrasinin korunması, Türkiye'de demokratik toplum düzeninin
sağlanması açısından görevlerini yerine getirirken hiçbir engelleme, baskı, şiddet, tehdit, kötü davranış, ayrımcılık ve herhangi bir yasal, idari veya benzeri sınırlandırmanın hedefi olmaması gerektiği vurgulandı.

İnsan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve özellikle ifade ve haber alma özgürlüğünün korunması gereğine işaret edilen bildirgede, şu ifadelere yer verildi:

"Medyanın bağımsızlığının ve sürekliliğinin sağlanabilmesi için siyasal makamlarca müdahale edilmemesi esastır. Gazetecilerin sansür ve oto sansürle mücadelesi desteklenmeli, yürütme organları, kamu görevlileri ve yasama organı, halkın bilgi edinme hakkı olan 'basın özgürlüğü' ve 'ifade özgürlüğünü' insan temel hak ve özgürlüklerin omurgası olarak kabul etmelidir. Aksi takdirde sansür ve her türlü sınırlandırmanın sürekli arttığı, gazetecilerin yargılandığı veya
hapse girdiği, ceza tehdidi altında görev yaptığı bir ülke konumundan çıkamayacağımızı yeniden anımsatırız."

Demokrasi açısından vahim sonuçlar

Bildirgede, şöyle devam edildi:

"Son dönemde gerek yaygın, gerek yerel medya üzerindeki baskı ve tartışmalar ile iktidar yanlısı bir medya yaratma çabaları kaygı ile izlenmektedir. Burada sadece medya organları ve çalışanları değil, okur tercihlerinin de siyasiler tarafından yönlendirilmesi demokrasimiz açısından vahim sonuçlar doğuracaktır. Türk Ceza Kanunu'ndaki basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalar nedeniyle gazete ve gazeteciler aleyhine açılan hakaret davaları yüzünden para ve hapis cezaları uygulanmakta, çeşitli güç odakları tarafından gazete ve gazeteciler baskı altına alınmaktadır.

Yaşam mücadelesi veren yerel medyada basın kuruluşları özellikle mali açıdan yok olma noktasındadır. Tekelleşme ve yabancı sermaye, demokrasi, özgürlükler ve ulusal çıkarlar açısından büyük bir tehdittir. Tekelleşmenin önlenmesi ve yabancı sermayenin sınırlandırılması için gecikmeksizin yasal ve idari düzenlenmeler yapılmalıdır.

Gazetecilik mesleğinin kişisel çıkarlar için kullanılması, özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkan ve sadece ilan gelirleri elde etmeyi amaçlayan 'naylon gazetelerin' yayınlanmasının önlenmesi için gerekli duyarlılık gösterilmelidir. Bu konuda Basın İlan Kurumu, valilikler ve basın meslek örgütleri daha etkin çalışmalıdır."

Yıpranma hakkının iadesi istemi

Gazetecilerin 212 sayılı yasayla değişik 5953 sayılı Basın İş Yasası hükümlerine uygun çalıştırılması ve yasal iş güvenceleriyle tüm haklarının sağlanması gerektiği kaydedilen bildirgede, yıpranma hakkı gibi kazanılmış yasal hakları ellerinden alınan basın çalışanlarının bu haklarının iade edilmesi gerektiği vurgulandı.

Ekonomik kriz bahane edilerek basın sektöründe de işten çıkarmaların başlanmasının endişe verici olduğu belirtilen bildirgede, iş kayıplarına karşı gazetecilerin mağduriyetinin önlenmesi konusunda hükümet, işveren ve sendikaların sorumlu davranmasının beklendiği bildirildi.

Naylon gazeteler

Yerel medyada resmi ilanların dağıtımının valilikler aracılığıyla yapıldığı bazı kentlerde sorun ve sıkıntıların devam ettiğine işaret edilen bildirgede, kadrosuz, tirajsız ve çalıntı içerikli naylon gazetelerin resmi ilan almayı sürdürdüğü ileri sürüldü.

Bildirgede, "Denetimler göstermelik yapılmakta, sorun ve şikayetler geçiştirilmektedir. Basın İlan Kurumu tarafından bu durumun gözden geçirilmesi (Basın İlan Kurumu'nu yeni şubelerinin açılması kolaylaştırılmalı ya da valilikler bünyesinde sadece bu bölüme bakacak bir birim oluşturulması) önerilmektedir" denildi.

Bildirgeye şöyle devam edildi:

"195 sayılı Kanun'un yerel yöneticiler tarafından uygulanması sırasında, gazeteler ve gazeteciler üzerinde ilan gelirleri vasıtasıyla baskı kurmaya veya görev yapmalarını engellemeye yönelik uygulamalar önlenmelidir. Bu tür uygulamalarla yerel gazeteciler üzerinde yerel yöneticileri eleştirmekten kaçınacakları ya da nitelik olarak 'aleyhe haber' yapmaktan çekinecekleri bir ortam yaratmaya yönelik çabalar sonuç vermeyecektir. İstenmeyen bu tür sonuçlar gazetecilik mesleği ve basın özgürlüğü ile de bağdaşmaz. Gazetecilerin içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak yerel medyada; Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nin benimsenmesi, uygulanması ve yaşama geçirilmesinin sağlanması birinci görev olarak kabul edilmiştir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*