Mehmet Ağar, Başbakan'a çıkıştı

  • Giriş : 12.02.2006 / 00:00:00

Doğru Yol Partisi(DYP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, hükümetin çözemediği sorunları, vatandaşları korkutarak, hakaret ederek bir daha ifade edemez hale getirmeye çalıştığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Partisinin il başkanlarıyla birlikte Ankara Olimpic Otel'de iki gündür düzenlenen toplantıya verilen arada bir açıklama yapan Mehmet Ağar, Mersin'de Başbakan Erdoğan ile bir çiftçi arasında geçen tartışmayı değerlendirdi. Ağar, geniş halk kesimlerinin iktidar uygulamalarından duyduğu rahatsızlığın devam ettiğini belirterek, tarım kesiminde yaşanan çöküntünün, KOBİ'lerden sanayiye her kesimi olumsuz etkilediğini söyledi. Yaşanan bu sorunlar karşısında insanların feryatlarını haykırmasının Başbakan Erdoğan başta olmak üzere iktidarın sinirlerini bozduğunu vurgulayan Mehmet Ağar, "Demokrasinin en temel vasfı olan sabır gösterme, tahammül etme, toplumdaki her kesime gözü açık olma, kalbi açık olma konusunda hükümet direncini kaybetti" dedi.

Tüm bunlar yaşanırken, hükümetin 'erken seçim yapmayız, seçimler zamanında yapılacak' direnişinin boşa olduğunun görüldüğünü dile getiren Mehmet Ağar, "Siz sandığı götürmezseniz, millet sandığı getirir. Milletin bu hükümetin önüne sandık koyma zamanı gelmiştir" diye konuştu.

Tarımda yaşanan olumsuzlukları bir ölçü içinde ifade etmek istemesi karşısında, bir çiftçi vatandaşın, Başbakan Erdoğan'ın, bir siyaset adamına, bir hükümet başkanına yakışmayacak tarzda reddedildiğini ifade eden Mehmet Ağar, şöyle konuştu: "Bırakın vakatandaşın derdine çare olmayı, vatandaşa hakaret etmişlerdir. Vatandaşa hakaret etme hakkını kendilerinde görüyorlar. Bakış bu, anlayış bu, çaresizliğin ortaya koyduğu panik bu... Ama bundan kaçış yok. Vatandaş kendisine saygı gösterilmesini istiyor. Çözemediği sorunları, vatandaşları korkutarak, hakaret ederek bir daha ifade edemez hale getirmeyeye çalışıyorlar. Ama vatandaş buna dur diyecek. Erzurum'da başlayan, Mersin meydanında devam eden bu zihniyet son bulacaktır. Millete yakışmayacak, ağza alınmayacak sözlerle vatandaşi tahkir etmenin anlamı yok."

Mersin'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kendisini protesto eden bir çiftçi vatandaş arasında geçen konuşmaya 'diyalog' bile denilemeyeceğini savunan Mehmet Ağar, "Bu vatandaşı yok farzetmektir. Vatandaşa herkesin gözü önünde hakaret etmektir. Bu paniğin, ülkeyi yönetememenin bir ifadesidir. Olay görmeyen, ciddi bir tecrübe süzgecinden geçmeyenlerin, bir küçük dert yanma, çaresizliği ifade etme karşısında paniklemesi sözkonudur. Bu hükümet, kriz olarak nitelendirilen hiçbir olayı iyi yönetememiştir" şeklinde konuştu. Ağar, dünyanın hiçbir yerinde vatandaşlarıyla böyle konuşan bir başbakan olmadığını, Türkiye'de de daha önce olmadığını belirterek, bundan sonra da hiçbir başbakanın vatandaşlarla böyle konuşmayacağını kaydetti.

Gazetecilerin, CHP'nin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında verdiği gensoru konusunda DYP'nin tavrının ne olacağını sorması üzerine Mehmet Ağar, gensoruda ifade edilen iddiaların araştırılmasının, Meclis'te konuşulmasının yararlı olacağını düşündüklerini bildirdi. İktidar milletvekillerinin de bu gensoruya evet oyu vermesi gerektiğini dile getiren Mehmet Ağar, "Gelsinler Meclis'te açıklasınlar. Bizi tatmin edecek olurlarsa biz de o yönde oy kullanırız" dedi.

Mehmet Ağar, Danıştay'ın, başörtüsüyle okula giden bir öğretmenin yöneticiliğini uygun bulmayan kararını da değerlendirdi. Hükümetin iktidara gelirken çözeceğini söylediği üç Y'den birisinin yasaklar olduğunu hatırlatan Mehmet Ağar, "Uygulananlar karşısında, kurumları eleştirmek yerine çözüm üretemeyenleri anlamak mümkün değil" dedi. İnsanların özel yaşamlarına kadar varan alanları baskı altına almaya yönelik hukuk anlayışını kabul etmediklerini vurgulayan Ağar, "Burada dikkatli olunmalı. Milyonlarca Cumhuriyet'e bağlı insanların gönüllerini kıracak tazda hukuki yorumlar bizim açımızdan kabul edilebilir değil. Sokaklar, caddeler herkesin özel yaşam alanı içinde olduğu yerlerdir. Kamu hizmeti veren ve alan ayrımının iyi yapılması lazım. Kamu hizmeti verilmeyen yerleri de yasak kapması içine sıkıştırmaya çalışmanın anlamı yok" diye konuştu.

Hak ve özgürlükler konusunda ülkeyi ileriye götereceğini söyleyenlerin iktidarında her şeyin geriye doğru gitmesini, traji-komik bir çelişki olarak gördüklerini vurgulayan Ağar, bunun da yapamamanın, beceremenin bir ifadesi olduğunu savundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious