'Mehmetçiğin önünden çekil'

  • Giriş : 04.06.2007 / 01:28:00
  • Güncelleme : 04.06.2007 / 01:31:04

Bahçeli, ''AKP'nin terörle mücadeleyi yabancılara teslim ettiğini'' savundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; ''Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. 600 yıl dünyayı titreten kudret, bir avuç eşkıyayı ininde yok etmek için şimdi icazet beklemektedir'' dedi.

Devlet Bahçeli, İstanbul Ülkü Ocaklarınca İstanbul'un fethinin 554. yıl dönümü nedeniyle İnönü Stadı'nda düzenlenen Fetih Şöleni'nde yaptığı konuşmada, İstanbul'un fethinin sıradan bir olay olmadığını ifade etti. Bahçeli, fetih ile Türklerin Orta Asya'dan başlayan 500 yıllık yurt edinme sevdasının Avrupa içlerine doğru yöneldiğini ve İmparatorluğun genişleme istikametini netleştirdiğini söyledi.

Büyük ve güçlü imparatorluklar kuran Türklerin asırlarca tarihe yön verip, uluslararası kuralları koyan ve uygulatan güç olduğunu ve bu gücün Türk milletini 3 kıtada hükümran yaptığını anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:
''Bu güç, içerisinden onlarca devlet çıkarmış, muazzam bir coğrafyayı ayakta tutmuştur. Bu güç Türk milletinin muhteşem mücadelesiyle Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştur. Ancak ne üzücüdür ki, bugün küresel güç gösterenlerden oldukça uzaktayız. Bugün ulaştığımız seviyede ülkemiz sözü dinlenmez, yönetilen ile yönetenlerine güvenilmez bir ülke haline gelmiştir. Bağımsızlığı ve hürriyeti üzerine küresel senaryolar yazılmaktadır. Bir zamanların cihan devleti şimdi dar bir coğrafyaya, küçük bir ekonomiye, yozlaşmış bir kültürün içine sıkıştırılmak istenmektedir.''

Bahçeli, bugün karşılaşılan küresel tuzak ve oyunların başlangıcını 1453'te İstanbul'un fethinin ardından aramak gerektiğini kaydederek, bu tarihin Türk ve İslam medeniyetine yüz yıllar sürecek bir husumetin ve ön yargının da başlangıcı olduğunu söyledi.

''Fetih bizler için muhteşem bir dönemi ifade etmektedir. Ancak İstanbul'un Türklere geçişi yabancılar için asla unutamadıkları bir sarsıntı ve kaybın da başlangıç noktasıdır'' diyen Bahçeli, bu tarihten sonra Avrupa merkezli Türk ve İslam düşmanlığının dalga dalga yükseldiğini, Türkleri önce İstanbul'dan, sonra Anadolu'dan atabilmek için asırlardır bir mücadelenin sürdüğünü kaydetti.

-''VATAN TEHDİT ALTINDA''-

Bahçeli, İstanbul'u 1918'de işgal eden güçlerin şehri 1923'te terk ettiğinde, yarım kalmış emellerini vicdanlarında hep saklı tuttuklarını ifade ederek, şunları söyledi:
''Ne üzücüdür ki, fetihten yaklaşık 5.5 asır sonra işbirlikçi bir hükümetin teslimiyetiyle ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği ve kardeşliği, vatanımızın bağımsızlığı ve milli bekamız tıpkı 91 yıl önceki İstanbul işgalinde olduğu gibi vahim bir sürece girmiş bulunmaktadır. Bugün bu tehlike yalnızca İstanbulumuzla sınırlı değildir. Tehdit bütün yurt sathına yayılmıştır. Vatan tehdit altındadır. Türk milliyetçilerinin milli coğrafya, milli varlık ve milli beka için duyduğu kaygılar ve tehditler 1919'lu işgal yıllarıyla örtüşmeye başlamıştır. Yine ilkesiz ve korkak bir zihniyet iktidardadır. Yine yabancı güçler iç işlerimize karışmaktadır. Yine gazete sütunlarında Ali Kemallerin yazıları vardır. Osmanlıyı yıkan küresel aktörler 84 yıl sonra yeni bir oyun için kendilerine yeni bir Damat Ferit hükümeti bulabilmişlerdir. Bu haysiyet yoksunu, garabet dönem, fethin 554. yıl dönümünde büyük Türk milletini surlara sıkışmış köhne Bizans'ın karanlık durumuna düşürmüştür.''

-''MEHMETÇİĞİN ÖNÜNDEN ÇEKİL''-

''İşbirlikçi iktidarın yönetiminde Avrupalı milletimizi, Ermeni tarihimizi, aşiret reisleri devletimizi sorgular hale gelmiştir'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
''Her gün başka bir başkentten gelen taciz, azar, aşağılama ve alay, hükümet tarafından sineye çekilmiştir. 600 yıl dünyayı titreten kudret bir avuç eşkıyayı ininde yok etmek için şimdi icazet beklemektedir. Dün Girit'i elimizden çıkartan ihanet, bugün Kıbrıs'ta yaşanmaktadır. Dün Osmanlıyı yıkan kapitülasyonlar bugün küreselleşme adıyla karşımızdadır. Dün Balkanlarda sergilenen mezalim, bugün Ortadoğu'da tekrarlanmaktadır. Türkiye Irak'ta yeni bir oyunun ve oyalamanın içine itilmeye çalışılmaktadır. Küresel güçler, bölgemizde sergiledikleri yap-bozun eksik parçalarını tamamlamak için gereken zamanı doldurma çabasındadır.

AK Parti zihniyeti terörle mücadele inisiyatifini yabancılara teslim etmiştir. Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. Başbakan ve AK Parti ise hakaretleri sineye çekerek, milli şerefimiz üzerindeki duyarsızlığını sergilemekte ve ömrünü uzatabilmenin telaşını yaşamaktadır. Buradan Başbakana çağrıda bulunuyorum; bedelini kanla ödeyerek dalgalandırdığımız bayrağımızı nihayet Erzurum'da hatırladın. Bu senin için önemli bir aşamadır, devam et. Ancak bil ki, bayrağımızın dalgalanması gereken yer sadece Erzurum değil, öncelikle Kandil Dağı'dır. Birilerine verdiğin bir söz, yaptığın bir pazarlık yoksa, derhal Mehmetçiğin önünden çekil ve bayrağımızın dalgalanmasına engel olma. Devletimizin kudretini gölgeleme. Güdümlü diplomasiyi terk et. Brüksel'den önce Kandil'e bak. Lübnan'dan önce Kerkük'e bak.''

Bahçeli, Başbakan'ın bunların hiçbirisini yapamayacağını savunarak, ''Başımıza çuval geçirilirken de yapmadın. 5 polisimiz Irak'ta şehit edilirken de, aşiret reisleri tehdit ederken de yapmadın. Avrupa'da müzakere masalarında aşağılanırken de... Türkiye bunları yapabilmek için güçlü bir iktidar arıyor'' dedi.

Milliyetçilik yükselirken, iktidarın alçaldığını ve AK Parti'nin sonunun göründüğünü savunan Bahçeli, ''Geldikleri gibi gidecekler. Gittikleri yerde mutlaka hesap verecekler. Yanılıp da hala karanlık işlerin peşinde olanlar dikkat etsinler. Türk milleti AK Parti'nin teslimiyetçi zihniyetinden ibaret değildir. AK Parti'nin ve işbirlikçilerinin gösterdiği zafiyet, sizleri iştahlandırmasın. Yanlış hesap yapmayın. Biliniz ki bu davayı asla aşamazsınız, bu kaleyi asla geçemezsiniz. Gün yine milliyetçilerin günüdür'' diye konuştu.

-''60'INCI HÜKÜMET, MİLLİYETÇİ HAREKET''-

Bahçeli, İstanbul'un surlarında Ulubatlı Hasan'ın elindeki 3 hilalli bayrağın 23 Temmuz sabahı Ankara'da gururla dalgalanacağını belirterek, partililere, ''Bu kudret, bu inanç, bu yürek sende var. Yeter ki inan, yeter ki doğrul, yeter ki kendine dön'' diye seslendi.

Genel seçimler yaklaşırken, bir yol ayrımına gelen Türkiye'yi karar vermeye çağırdığını ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:
''Ya kavga, gerginlik, kutuplaşma döngüsüne mahkum olarak siyasi çekişmelerle oyalanmaya devam edeceksiniz, ya da ilkeli, onurlu, uzlaştırıcı, kucaklaştırıcı bir milli idareyi tercih edeceksiniz. Ya bir lokma ekmek için boyun eğerek bir korkak ve tutsak olarak hayatınızı sürdüreceksiniz, ya da adil, bağımsız ve güçlü bir milli devlette alnı açık, başı dik insanlar olarak yaşayacaksınız. Ya kapınıza kadar gelen sadakalara razı olup vicdanlarınızı tutsak edeceksiniz, ya da müreffeh bir Türkiye'de helal kazançla alın terinizle kendi geleceğinizi belirleyeceksiniz. Ya dayatmalarla ve tavizlerle öz güvenini kaybetmiş bir ülkede yaşamayı içinize sindireceksiniz, ya da hür, bağımsız, haysiyetli ve kudretli, lider bir Türkiye'de yaşamayı seçeceksiniz. Ya ötekileri seçeceksiniz, ya da 'milliyetçi hareket' diyeceksiniz.

Tercihinizi yapınız, ya teslimiyetçilik, ya milliyetçilik. Tarihin Ulubatlı Hasan'ları sizsiniz. Milliyetçilik bayrağını yükseltiniz, burçlara korkmadan dikiniz. Kazanacağız, başaracağız, iktidara ulaşacağız. 60'ıncı hükümet, milliyetçi hareket.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious