Mekanlar iç dünyanızı yansıtır

  • Giriş : 07.01.2007 / 00:00:00

Yaşadığı mekana şekil veren insan, her zaman kendinden bir parça bulmak ister dokunduğu bütün eşyalarda.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


O bir iç mimar. Kimi zaman herkes gibi sıradan düşler kurdu, kimi zaman da ulaşılmazı hedef bildi kendine. Sözgelimi kimine göre uçuk kaçık sayılsa da hiç kapısı olmayan bir ev hayal etti uzun yıllar. Perdesi, kapısı olmayan…
Mustafa Toner, Mimar Sinan Üniversitesi'nde eğitim aldığı dönemlerde de iç mimari ağırlıklı çalışmalar yaparken iş dünyasıyla tanıştı. Bugüne kadar yaptığı projelerin yüzde 80'i de iç mimari alanında. Son dönemlerde başladığı restoran işletmeciliği farklı bir alan olsa da, o yoğun iş temposunda birçok karpuzu tek koltuğa sığdırmaya çalışıyor.

Yaptığı projelerde her zaman doğal malzeme kullanmayı tercih ediyor. Mermer, deri, taş veya ahşap gibi doğal malzemelerle ayrı bir renk katıyor gerçekleştirdiği projelere. Meslek yaşamı boyunca çok kaprisli kişiler gördüğünü söyleyen Mustafa Toner, işinde çok iyi olduğu halde hırslarından arınan insanlarla da çalışmış olmaktan mutlu. Bu durumun Toner'in de dediği gibi ün veya unvanla ilgisi yok. Sadece hırslarına yenik düşen insanların kişilik yapısıyla yakından ilişkili.

Mısır Piramitleri hayranı

Daha önceleri restoran ve gece kulübü gibi çok sayıda projede iç mimar olarak çalışan Mustafa Toner, 4-5 yıl öncesine kadar alanında ciddi projelere imza attı. Ardından mağaza mimarisine yönelen Toner, şimdilerde hayatımızda yoğunlaşmaya başlayan alışveriş merkezlerinin, gelişmiş ülkelerdeki örneklerini aratmayacak ürünleri hayata geçiriyor. Mimaride geometriyi çok seven Toner, bu özelliğinden dolayı Mısır Piramitleri'ne de dehşet uyandıran bir hayranlıkla bakıyor. Organik formlar yerine geometrik formları tercih etmesi, bu tutkusunu daha da artırıyor. Mısır Piramitleri'nin böylesine net ve düzgün görüntüsünün hafızalarda bıraktığı izlenim Toner'i tam anlamıyla büyülüyor. Her insan gibi onun da zaafları var. Örneğin bir arkadaşına Semiha Şakir Vakfı için camii yapma teklifi gelince fena halde kıskanmış. Bu zamana kadar böyle bir teklif almadığını söyleyen Toner, “böyle bir proje insanın karşısına her zaman çıkmaz. Ona kısmet olmuş umarım başarılı olur” derken dostluğun ve paylaşmanın rekabetten daha önemli olduğunu gösteriyor.

İnsan yaşadığı mekana benzer

İç mimaride özellikle yoğunlaşan Toner, tecrübe sahibi olmanın dışında mimarlıktan gelen bir formasyonla iç mimariye daha farklı bir boyuttan bakıyor. Eşyaların birbiriyle olan iletişimi, mekanın boyutları ya da yüksekliği gibi fonksiyonların mekan içinde doğru yapılmasından yana. Her zaman kullanılan malzeme ve dekorasyon Toner'e göre 2. planda geliyor. Onda ufak dokunuşlarla rahat kullanılabilecek ve keyifle yaşanılacak mekanların oluşturulması düşüncesi egemen. Yani insan biraz da yaşadığı mekana benzer ve iç dünyasındaki yoğunluğa göre şekil verir eşyalara. Bu yüzden duygularının yansıması olarak da ifade edilebilir, ışığın içerideki yansıması ya da köşeye kendi halinde iliştirilen bir vazonun duruşu. Çünkü yaşadığı mekana şekil veren insan, hep kendinden bir parçayı koyar odanın veya eşyanın bir köşesine gizlice.

Çabuk işler mimariliği kirletti

“Kaliteli malzeme kullanarak iyi mimar olunmaz” diyen Mustafa Toner, mimari açıdan dünyanın gerisinde olduğumuz kanısında. O ülkemizde çok fazla yaratıcı projelerin hayata geçtiğine inanmıyor. Ülkemizde daha çok beton kirliliğinin oluştuğuna değinen Toner, bunun mimari kültür kadar ekonomiyle de doğru orantılı olduğunu söylüyor. Yani yurtdışında yıllardır kullanılan ve bizim ise son yıllarda tercih ettiğimiz kaplama, malzemelerinin pahalı olması, müteahhitlerimizin çabuk ve çılgın iş yapma isteğiyle birleşince mimarilikte kirlenmiş.

Toner, insanların çok soğuk mekanları bir kere gördüğünde ya da fotoğrafına baktığında etkilenebileceğini, ancak o mekanda yaşamak söz konusu olduğunda bakış açılarının değişeceğine inanıyor. Zira projenin başarılı olabilmesi için mekanın insanda bıraktığı sıcak duygular kaybolmamalı.

Ülkemizdeki konut açığına bakıldığında TOKİ'nin yaptığı projelerin olması gerektiğini söyleyen Toner, olaya mimari açıdan yaklaşıldığı zaman, ne yazık ki başarılı projeler olmadığını söylüyor. Ona göre bunlar sadece insanların barınabileceği küçük kutucuklardan ibaret ve projelerdeki arazi kullanımı da doğru değil.

“İç mimar araştırmacı olmak zorunda. Çünkü başarılı olmak istiyorsa yenilikleri takip etmeli” diyen Toner kopyacılıkla yapılan mimari anlayışıyla biryere gelinemeyeceğini söylüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious