Merkez bankası İstanbul'a mı taşınıyor?

  • Giriş : 04.12.2006 / 00:00:00

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, yüksek ekonomik büyümeye bağlı artan cari açığın, ''ekonomi ve dolayısıyla finansal istikrar açısından yakından izlenmesi gerektiğini'' bildirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında, banka tarafından hazırlanan ''Finansal İstikrar Raporu''nun üçüncü sayısını kamuoyuna açıkladı.

Yılmaz, raporun geçen sayısına ilişkin konuşmasında ''kısa vadeli kredi gereksinimi olan kredi kartı sahiplerinin bu gereksinimlerini, kredi kartı yerine tüketici kredileri ile de karşılamalarının lehlerine olacağını'' belirttiğini ve ellerindeki verilere göre geçen zaman içinde kredi kartları ile yapılan harcamaların faizle taksitlendirilen kısmının oransal olarak azaldığını söyledi.

Yılmaz, tüketicilerin bu eğilimi devam ettirerek, kredi kartlarını bir ödeme aracı olarak kullanmaları mağduriyetlerini en aza indireceğini bildirdi.

CARİ AÇIK

Başkan Yılmaz, küresel dalgalanmayı takip eden dönemde Yeni Türk Lirasının güçlü konumunu yeniden kazanması, artan sanayi üretiminin ara malı ithalatına olan bağımlılığı ve düşme eğiliminde olsa da enerji fiyatlarındaki yüksek seviyenin, 2005 yılı sonuna göre cari işlemler açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranında artış eğiliminin sürmesine yola açtığını vurgularken, şöyle devam etti:

''Yüksek ekonomik büyümeye bağlı artan cari açığın, ekonomi ve dolayısıyla finansal istikrar açısından yakından izlenmesi gerekmektedir.

Carı açığın finansmanında, geçmiş dönemlerde önemli bir paya sahip olan kısa vadeli portföy yatırımları giderek azalarak, yerini doğrudan yatırımlar ile özel sektörce sağlanan uzun vadeli kredilere bırakmaktadır.''

FİRMALARA AÇIK POZİSYON UYARISI

Yılmaz ayrıca, sağlanan yurt dışı kaynaklardan en büyük payı alan firmaların, yabancı para cinsinden borçlanmalarının, döviz pozisyon açıklarını artırdığına dikkati çekti.

Ulusal paranın değer kaybetmesinin, borçluların temerrüt riskini artırarak, firmaların taşıdıkları kur riskinin bankacılık sektörüne kredi riski olarak yansımasına neden olabileceğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

''Bu itibarla reel sektör firmalarının, kur riski yönetimi konusunda bilinçlenmeleri ve riskten korunma araçlarını yaygın şekilde kullanmaları, bankaların ise yabancı para açık pozisyonu olan firmaların kredi riskini dikkatle değerlendirmeleri gerekmektedir.

Bilindiği gibi Türkiye'de faaliyette bulunan firmaların tabloları, Türk parası ile yabancı para ayırımı yapılmaksızın, toplam Türk parası tutarı üzerinden düzenlenmekte ve dolayısı ile firmaların yabancı para pozisyonları bilançolar üzerinden hesaplanamamaktadır.

Bankamızca bir süredir firmaların kur riskinin belirlenmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Söz konusu çalışmada, bankamızca yapılan çeşitli istatistik raporlamalar ve ödemeler dengesi istatistikleri ile Hazine Müsteşarlığı ve Uluslararası Ödemeler Bankasının (Locatıonal Banking Statistics) veri tabanından derlenen bilgilerinden yararlanılmaktadır.''

BANKA DIŞI KESİMİN POZİSYON AÇIĞI 43 MİLYAR DOLAR

Finansal İstikrar Raporunun bu sayısında, söz konusu çalışma sonuçlarının da yer aldığını bildiren Başkan Yılmaz, buna göre banka dışı kesimin net yabancı para pozisyon açığı 2005 yılı sonunda 29 milyar dolar iken, yüzde 49 artışla 2006 Haziran ayı itibarıyla 43 milyar dolara yükseldiğini ve Eylül ayında da yaklaşık aynı seviyede gerçekleştiğini bildirdi.

Yılmaz, ''Özellikle belirtmek isterim ki yapılan analiz ve değerlendirmelerde, reel sektör firmalarının kur riski, makro bakış açısı ile ele alınmıştır. Bu nedenle bazı firmaların açık pozisyon, bazı firmaların da fazla pozisyon taşıyor olabileceği dikkate alındığında, reel sektörün kur riskine karşı kırılganlığının ancak firma bazında yapılabilecek analizlerle değerlendirilmesi gerektiği hususu göz önünde bulundurulmalı'' şeklinde konuştu.

Başkan Yılmaz, bu sakıncayı gidermek üzere raporda ayrıca, hisseleri İMKB'de işlem gören, mali kesim dışındaki 158 firmanın İMKB'ce açıklanan bilgileri üzerinden, pozisyon açıklarının toplulaştırılmış olarak incelendiğini de belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılmaz, Bankanın bağımsızlığına ilişkin sorular üzerine, ''Biz elbette bağımsız bir cumhuriyet değiliz. Biz cumhuriyetin içinde bir kurumuz. Ama bu kurum, bağımsız bir kurum'' dedi.

Durmuş Yılmaz, banka tarafından hazırlanan Finansal İstikrar Raporunun üçüncü sayısının açıklanması nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Para politikaları ile alınan kararların etkilerinin uzun vadede görüldüğünü kaydeden Yılmaz, dolayısıyla Merkez Bankası yetkililerinin karar alırken, kısa vadeli düşünmemesi gerektiğini hatırlattı.

Bunun yanında Merkez Bankasının, hiç bir siyasi etkiden etkilenmeden, ellerindeki veri seti ileriye yönelik ne tür bir bilgi sunuyorsa, bu çerçevede karar alması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bağımsızlıktan anladığının bu olduğunu ifade etti.

İstanbul'da yapılan inşaatın şube mi yoksa Banka'nın merkezi mi olacağına yönelik soruya karşılık da Yılmaz, ''İstanbul'a şube binası yaptırıyoruz'' demekle yetindi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious