Merkez Bankası Mart ayında faiz indirimine ara verdi

Merkez Bankası Mart ayında faiz indirimine ara verdi.14877
  • Giriş : 24.04.2008 / 15:05:00
  • Güncelleme : 24.04.2008 / 17:13:36

Son ekonomik ve siyasi gelişmeler Merkez Bankası'nı faiz politikasını değiştirmesine neden oldu.-

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkez Bankası başkanı Durmuş yılmaz MB genel kurulunda son dönem ekonomik gelişmöelerine değindi. Merkez bankası faiz indirimine ara vermiştir diye açıklama yaptı.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz MB Genel Kurulu’nda ekonomiye ilişkin yıllık değerlendirmelerde bulundu. 2001 krizinden bu döneme ekonomideki gelişmeleri elealan Yılmaz uluslararası bankaların kredi kullandırmalarında isteksiz davranmasının likidite sıkıntısına yol açtığını ;Türkiye’nin dünyada gelişmelerden etkilendiğini ve bunun sonucu olarak da risk priminin artış gösterdiğini söyledi

Ülke ekonomisinin şoklar karşısında daha esnek bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Yılmaz; risk algılamalarının bozulması mali disiplini de etkilemiştir dedi. AB’ye uyum yapısal reformların sürekliliğinin sağlanması gerektiğine işaret eden Yılmaz kamu maliyesinde elde edilmiş kazanımların iyileştirilmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti.

Son dönemde dünyadaki gelişmelere de değinen Yılmaz ham petrol, tarım ve emtia fiyatlarındaki artışın fiyatlara yukarı yönde baskı uyguladığını; dünyadaki olumsuz gelişmeler ve jeopolitik belirsizlikler yüzünden bu alandaki olumsuz seyirin fiyat baskısını şiddetlendirdiğini ifade etti.

Yılmaz; Ham petroldeki yükselişin 1979’dan bu yana görülen en yüksek seviye ulaştığını gıda ve emtia fiyatlarının artış göstermiş olmasını ve bio-yakıt ve iklimin gıda fiyatlarını etkilediğinden de bahsetti.

Gelişmekte olan ülkelerde refah artışının talep baskılarını artırdığına değinen Yılmaz arz sıkıntısı yüzünden fiyatların daha da yükseleceğini ifade etti.

Makoekonomik gelişmeler

Türkiye ekonomisinin 2002 krizinden sonra sağlam bir dönüşüm süreci geçirdiğini ve ekonomik reformların iyi gelişmelere neden olduğunu ifade eden Yılmaz ekonomik büyüme ve enflasyonun bunlardan olumlu etkilendiğini hatırlattı. GSYİÇ büyüme oranının %6,8 arttığını; 2007’nin 2. yarısında ilk döneme göre artış gösterdiğini belirtti.

Yurtiçi talebin o dönemde enflasyonun düşmesine destek verdiğini, 2002 istidam yapısının da bundan etkilendiğini hatırlattı. Tarım sektöründeki işgücünün azaldığını ve bunun sanayiye yöneldiğini belirten Yılmaz istihdam kaymasını iktisadi gelişim için olumlu olarak nitelendirdi. İstihdam yapısındaki önemli bir değişikliklerden bir tanesinin de kayıt dışı istihdamın azalması olarak ifade eden Yılmaz kayıt dışı istihdamın % 45 gerilediğini söyledi.

Yılmaz; son dönemde tarımdaki istihdama kuraklığın etki ettiğini ve olumsuz etkiliyerek toplam istihdam artışının 1,1 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Demografik değişim sürecinin işsizlik sürecini etkilediğini ve istihdama katılımın arttığını da anlatan Yılmaz; tarım dışı işgücü arzındaki artışın süreceği beklentisinde olduğunu ifade etti.

Reel ücretlerin 2001 sonrası aralıksız düştüğünü ifade eden Yılmaz ücretlerde %2,1 oranında düşüş olduğunu söyledi. Verimliliği destekleyecek yatırımların büyük önem taşıdığına değinen ve kamu açıklarının, iç borçlanma ile finanse edildiğini söyledi.

Yılmaz kriz sonrası istikrar programının bütçe açıklarını azalttığını, faiz dışı faiz hedeflerine ulaşıldığını da ifade etti. 2007’de yurtiçi talebin zayıflamasının vergi talebini de azalttığını söyleyen Yılmaz reformların sonuçlandırılması, sosyal harcamaların artması programın dışında gerçekleşmiş olaylardır dedi. Özellikle sosyal harcamaların kontrol altına alınmasının bütçeye yük getirdiğine değinen Yılmaz; bu durumdan çıkan sonucun kamu kesimi reformlarının tamamlanması olduğunu bunun da istikrarı ı sağlayacağını ifade etti.

İhracat performansının arttığını, ithalat-ihracat dengesinin 47,5 milyar dolar açık verdiğini turizmin cari işlemelere 38 milyar dolar katkısı olduğunu ifade etti. Cari açığın GSMH oranının %5,8’ e gerilediğini ifade eden Yılmaz; olumlu gelişmelerin cari açığın büyüme ihtimalini zayıflattığını söyledi.

Verimlilik ve rekabet anlayışının ihracata dayandığını hatırlatan Yılmaz doğrudan yatırımlar ve kredilerin cari açığı rahatlıkla kapatmaya yeteceğini ifade etti.

Tüketici kredilerinin de yavaşladığına dikkat çeken Yılmaz; nedeninin azalan finansman ve belirsizlik olduğunu söyledi. Ayrıca 2008’de finansman olanaklarının da azaldığını ifade etti. Bankalar için likiditenin hayati öneme sahip olduğunu; MB’ nin fiyat istikrarını hedef alan bir yol izlediğine değindi.

Genel Kurul’da konuşmasının sonunda Yılmaz şunları ekledi. ‘2006 da açık enflasyon hedefine geçilmiştir. Enflasyon hedefi tek haneye düşmüş olmasına rağmen 2006’da kesintiye uğradı. Dünyada da enflasyon hedefleri sapsa da; hedeften vazgeçilmemiştir. Merkez Bankası Temmuz ve Ocak ayında hedeften sapmanın nedenleri kamuoyu ile paylaşmıştır. Enflasyonun sapmasının en büyük nedenleri petrol, gıda ve dış gelişmelere bağlıdır.YTL’nin bu kriz döneminde değer kaybetmesi olumsuz etkilemiştir. 2007’de enflasyon oranı 8,4 ile hedeflenen üst sınırı aşmıştır. ‘ dedi.

Sözlerine şöyle devam etti: ‘Gıdadaki artış enflasyonu körükledi. Birincisi kuraklık arz yönlü şok oluşturdu. İkincisi mısır şeker pancarı vb ürünlerin bioyakıtta kullanımı fiyatları artırdı.’ dedi. Enflasyonun 3,4 puanını gıdadaki artıştan kaynaklandığını açıklayan Yılmaz; enerji fiyatlarındaki artışın da buna 1,6 puan katkıda bulunmuştur. ÖTV ve su fiyatlarındaki artışın da enflasyonu etkilediğini ifade eden Yılmaz şunları da ekledi: ‘Dünya genelinde enflasyon yükselme dönemine girmiştir. 2007 Türkiye’nin enflasyon oranı dünyaya göre daha olumlu seyir izledi. Tüketici enflasyonu 2007’de belirgin düşüşe işaret etmektedir. Bu iyileşmenin bir alanda yayılmış olması kira gibi olumlu gelişmeler, 2007’deki iyileşme ile sınırlı kalmış ve fiyatlarda yapılması planlanan politikalarının da etkisi olmuştur’ dedi.

Para politikasının sıkı tutulması gerektiğini;faiz oranlarının değiştirilmeyerek para sıkılaştırılmasının korunduğunu; Eylül ayında ölçülü faiz indirimine başlandığını ifade eden Yılmaz; Mart ayında % 9,15 enflasyon görüldüğü ifade etti. Gıda’nın enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Yılmaz; küresel dalgalanmalar ve YTL değer kaybının olumsuz etkiler yarattığını söyledi.

Sözlerine şöyle devam etti: ‘Bu durumlar kısa vadeli hedefleri olumsuz etkileyecek. Arz şokları, küresel belirsizlikler enflasyon görünümünü olumsuz etkilemektedir. MB faiz indirimine ara vermiştir.’ Yılmaz sözlerini dövizle ilgili değerlendirmelerle sürdürdü.

ROTAHABER

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious