Merkez olası sınır ötesi operasyona karşı tedbirini aldı

  • Giriş : 27.10.2007 / 08:19:00

Durmuş Yılmaz, olası sınır ötesi operasyon sonrası piyasaların ve Merkez Bankası"nın vereceği tepkiyi anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkez Bankası Başkanı, “Diyelim ki sınırötesi harekattan dolayı yatırımcının güveni bozuldu ve yavaşladı. Bu durumda politika faiz oranlarını değiştirmeden piyasa faiz oranlarını sıkılaştırma imkanımız var. Likidite yönetiminin üzerine yöneleceğiz” dedi

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, olası bir sınır ötesi operasyon sonrası piyasalarda olabilecek gelişmelere ilişkin Merkez Bankası"nın vereceği tepkiyi anlattı.

Enflasyon raporunu açıkladığı toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, Irak"ın kuzeyine bir operasyon riskini gözönünde bulundurup bulundurmadıkları sorusu üzerine, bu risklerin veri setleri içinde olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Diyelim ki sınır ötesi harekattan dolayı bir şekilde yatırımcının güveni bozuldu ve yavaşladı, Türkiye"den çıkmak istiyor... Bu durumda bizim elimizde politika faiz oranlarını değiştirmeden, piyasa faiz oranlarını sıkılaştırma imkanımız var. Likitide yönetiminin üzerine yöneleceğiz. Biz piyasadaki likiditeyi ayarlayarak yabancının Türkiye"deki davranışını bir şekilde etkileyebileceğimizi düşünüyoruz. Dolayısıyla yoğunlaşacağımız nokta likidite yönetiminde daha aktif olmak...”

POLİTİKA FAİZ ORANLARINA ELEŞTİRİLER
Gazetecilerin “Hükümet üyeleri ve bazı kesimlerden politika faiz oranlarına eleştiriler geliyor, moraliniz bozuluyor mu?” şeklindeki sorusuna karşılık olarak da şu yanıtı verdi:

“Bizim moralimiz bozulmadı, bozulmaz. Biz dinlemekle anlamakla mükellefiz, anlayabilmemiz için de karşı tarafın ne düşündüğünü anlamamız gerekiyor, bunun içinde gayet doğal karşılıyoruz, verilen ilanlardan yapılan açıklamalardan olumlu da olumsuz da sonuç çıkartılabilir. Olumlu sonuç şudur; artık Merkez Bankası bağımsızlığı toplumda yer ediyor, bizim kültür setimizin içine girdiği anlamına geliyor. Toplumda para politikasının Merkez Bankası tarafından yürütüldüğü artık kabul görüyor ve hedefin muhatabı da Merkez Bankası olduğunu kabul ediyoruz sonucunu çıkarıyor ve bundan da mutluyuz. Dolayısı ile eleştirilerden hiç bir şekilde rahatsız olmuyoruz, bunu derken de şunu kastetmiyorum.... Biz yapılan eleştirileri dikkatlice inceliyoruz, eğer içinde gerçekten dezenflasyon sürecini aksatmadan bizi hedefe götürecek yolda herhangi bir engel teşkil etmeyecek bir öneri varsa, bunu dikkate alalım diyoruz, dinliyoruz ve dinlemeye devam ediyoruz. Bizi eleştirmeye devam edin, etsinler...

ENFLASYON UYUŞTURUCUYA BENZER
“Biz çalışanlara iş ve aş üretenlere, ihracat yapanlara ülkemize döviz kazandıranlara saygı duyuyoruz ve onların gayretlerini de destekliyoruz. Ancak henüz fiyat istikrarı sağlanmış değil, biz düşen bir enflasyon ortamındayız. Enflasyon bir bakıma uyuşturucuya benzer, geçici olarak size haz verebilir, rahatlatabilir fakat uzun vadeli problemlere neden olabilir. Biz bazı kesimlerin sıkıntıları olabileceğini de düşünüyoruz, bunları dinliyoruz, yaptığımız analizlerde veri seti içine dahil ediyoruz, fakat geldiğimiz noktada enflasyonla mücadelemiz sona ermemiştir, enflasyon canavarı yarı canlıdır, yeniden canlanma ihtimali vardır o nedenle biz enflasyonla mücadelenin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu kesimleri de anlamaya çalışıyoruz ve veri setimiz içine de koyuyoruz.”

FDF"DEKİ SAPMA
Yılmaz, faiz dışı fazla konusundaki sorulara karşılık olarak da para politikaları uygulamalarında hükümetin maliye politikası ile ilgili olarak öngördüğü çerçeveyi esas aldıklarını ve politikaları buna göre oluşturduklarını hatırlattı.

Yılmaz, “Bugün geldiğimiz noktada 2007 yılı için öngörülen yüzde 6,5"lik FDF"nin gerçekleşemeyeceği ortaya çıktı. Fakat bizim uyguladığımız para politikası ne kadar sıkı sorusunun cevabını bununla ilişkilendirdiğinizde para politikasının gerçekten sıkı olduğu, dolayısıyla bu sapmanın para politikasının orta vadede enflasyon hedefine bizi ulaştıracak sapmalara neden olmayacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Bunun dışında yüzde 6,5 FDF"nin yüzde 5,5"luk FDF"den çok daha iyi bulduklarını ancak “iyi olanın, öngörülen hedefe sapmadan ulaşılması, uygulanması” olduğunu belirten Yılmaz, “Dolayısıyla eğer bu yıl, ki öyle görünüyor, FDF 6,5 yerine yüzde 4,3 gibi gerçekleşirse, önümüzdeki yıl da yüzde 5,5 hedefleniyorsa, bu maliye politikasının önümüzdeki yıl bu yıla göre daha sıkı olacağını gösteriyor bu da para politikası açısından bir sorun teşkil etmiyor” dedi.

ENERJİDEKİ FİYAT AYARLAMASI
Enerjide fiyat ayarlamasının daha önce yapılması durumunda enflasyon hedeflemesine etkisinin şimdikinden daha mı az olacağına ilişkin soruya da Yılmaz, “Biz hala aynı yerdeyiz, eğer ekonominin gereği olarak herhangi bir fiyat ayarlaması gerekiyorsa zamanında yapılsın ve yapılması gereken miktar kadar yapılsın... 0,8 puanlık artış sadece elektrik değil petrol de bunun içinde” karşılığını verdi.

TÜSİAD"ın bir raporunda yeni bir ekonomik program önerildiği ve bunun nasıl değerlendirildiğinin sorulması üzerine de Yılmaz, şöyle dedi:

IMF"SİZ OLUR AMA MALİ DİSİPLİNSİZ OLMAZ
“Uygulanmakta olan programın bir sonucunu görmek gerekir diye düşünüyorum. Mevcut IMF ile olan anlaşmamız önümüzdeki yıl Mayıs ayında sona eriyor. Bu çerçevede bugünden bu tür mevcut düzenlemelerin yerine neler konabilir, maliye politikaları açısından ne tür hedefler konulabilir bunun düşünülmesine bugünden başlanabilir. Ama eğer onun dışında, eğer enflasyona ulaşmakta öngörülen hedefe biraz daha geç ulaşalım, ama onun dışında diğer ekonomik değişkenlere öncelik verelim deniliyorsa, bugün uygulanmakta olan programın içinde böyle bir şey yok, o da bizim orta vadede bugüne kadar ödediğimiz dezenflasyon sürecinde toplum olarak yüklendiğimiz, üstlendiğimiz bedelin daha fazla olmasına neden olabilir. Dolayısı ile mevcut programın bu hali ile devam ettirilerek, fiyat istikrarına kısa sürede ulaşılmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum.”

Bunun IMF ile yeni bir anlaşma mı olarak algılanacağının sorulması üzerine de Yılmaz, “Hayır. IMF ile nasıl bir program uygulanacağı siyasi bir kararı gerektiriyor, dolayısıyla burada bu noktaya getiren koşullar nelerdi? Sıkı maliye politikası, mali disiplindi.. Bu mali disiplini sağlayan bir çerçeve.. Bu IMF"li de olur IMF"siz de olur ama mali disiplin olmadan olmaz, söylemek istediğim bu” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious