Merkez'in silahı kimi umutlandırdı?

Merkez'in silahı kimi umutlandırdı?.9675
  • Giriş : 23.12.2008 / 14:09:00

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Merkez Bankası'nın faiz indirimi silahı konusunda umutlu olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, ''Faiz silahını Merkez Bankası'nın gereğince kullanacağını düşünüyorum. Ancak dünyada faizler azalmakla beraber, kredi maliyetlerine bunun nasıl yansıyacağını henüz ben göremiyorum'' dedi.

''Finansal Dalgalanmaların Reel Sektöre Etkisi'' konulu toplantıya katılmak üzere Antalya'ya gelen Ersin Özince, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Özgen'i ziyaret etti.

Özince, ziyarette yaptığı konuşmada, kamu bankaları da dahil olmak üzere Antalya'da en fazla şubesi olan bankanın İş Bankası olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Sizin ilinizde biz de bir tüccarız. Ticaretinizden genelde çok memnun bir tüccarız. Gerçi rekabet diğer rakiplerimizi de geliştiriyor ama biz bu ilimizde halkımızın gösterdiği itibar ve itimatla işlerimizin çok geliştiğine şahit olduk. Bundan sonra da çok gelişeceğini düşündüğümüz için 7 yeni şube açma hazırlığı içindeyiz. Yani Antalya'daki şube sayımızı 38'e çıkarmayı hedefliyoruz. Gazetelerde izlendi. (İş Bankası bin şube açıyor) vesaire... Herhalde bunların en yoğun olduğu illerden biri de Antalya olacak''

Özince, Antalya'nın modern ve örnek bir şehir olduğunu söyledi. Antalya'nın gelecekte Türkiye'nin mukayeseli üstünlük geliştirebileceği, global rekabette öne çıkabileceğini belirten Özince, turizmin öne çıkan sektörlerin başında geldiğini dile getirdi.

Özince, ''Bu kadar ayni sermayesi bizde olan, altyapısı, havası, suyu, denizi, toprağı, insanı, sosyokültürel tarihiyle her türlü değeri bizde olan çok fazla sektörümüz yok. Turizmin önümüzdeki dönemde Türkiye'nin global rekabette öne çıkacağı bir numaralı alan olacağını söylemek için bankacı olmaya gerek yok'' diye konuştu.

Antalya'nın tarım sektörüyle de öne çıktığına değinen Ersin Özince, Antalya'da tarımla ve tarımın ar-ge'siyle ilgili ciddi çalışmalar yapıldığını vurguladı.

Gerek istihdam, gerek katma değer, gerekse mukayeseli üstünlük açısından tarımın önemli bir yeri olduğunu belirten Özince, ayrıca inşaat sektörü ve temiz enerji yatırımlarının da Antalya'nın gelişiminde önemli rol oynayacağını kaydetti.

Özince, şöyle devam etti:

''Antalya'nın bu tür sektörlerin çoğuna sahip olduğu için gelecekte Türk ekonomisinde, yakın gelecekte de ciddi önder rol oynayan illerimizden olacağını düşünüyorum. Bu konuda bir kehanet içinde değiliz. İş Bankası'nın burada daha fazla şube açmayı böyle bir dönemde dahi göze alarak hazırlanmak arzusu da bundan kaynaklanıyor.''

-DÜNYADA FAİZ ORANLARINDAKİ DÜŞÜŞ-

Ersin Özince, ziyarette bir gazetecinin, ''Türkiye'de faiz oranları sıfırı bulur mu?'' şeklindeki sorusuna, ''Herhalde felaket olur'' diye yanıt verdi.

Türkiye'de faizleri düşürmek için imkanların Merkez Bankası tarafından değerlendirildiğini belirten Özince, şöyle konuştu:

''Bizim tasarruf sahiplerimiz de vadeli mevduatı ve çok kısa süreli mevduatı çok seviyorlar. Onu kaçırmadan hatta artırarak faiz silahını Merkez Bankası'nın gereğince kullanacağını düşünüyorum. Ancak dünyada faizler azalmakla beraber, kredi maliyetlerine bunun nasıl yansıyacağını henüz ben göremiyorum. Çünkü faizler düşüyor, fakat kaynaklar da ne yazık ki çok kısa vadeli. Başlı başına faizin ucuzlamasından hepimize kesin olumlu sonuçlar çıkacağını düşünmeyelim. Faizlerin ucuzlamasının n yanı sıra, kaynak yapıları da uzarsa, daha uzun vadeyle bankalara mevduat yatırılırsa, daha uzun vadelerle yurtdışından kaynak bulunursa, o zaman Türkiye'deki kaynak aktarma sistemi, bankacılıkta ucuz faizi daha iyi değerlendirir. Ama faizin düşmesi iyi birşey, zaten Türkiye yüksek bir reel faiz ödemekte.''

-''İŞ BANKASI'NDA HİÇBİR SIKINTI YOK''-

Ersin Özince, bir gazetecinin, ''Bankacılık sisteminde sıkıntı var mı?'' şeklindeki sorusuna da, bu konuya en iyi cevabı Merkez Bankası'nın verebileceğini söyledi.

Reel sektörün sıkışması halinde bankaların bir ölçüde etkileneceğini belirten Özince, ''Ancak reel sektördeki sıkıntıları da böyle subjektif tanımlarla tanımlamak doğru değil'' dedi.

Sıkıntısı olanların bunu gidermeye yönelik görüşmeler yapması gerektiğini ifade eden Özince, şöyle konuştu:

''Bu görüşmeleri de herkes tek tek yapmalı. Öyle, (Bankacılık sektörü sıkıntıda), (Reel sektör sıkıntıda)... Hiç böyle bir şey mevzu bahis değil Türkiyemizde. İş Bankası'nda hiç bir sıkıntı yok. Velhasıl sektörün en büyük bankalarından biri olarak düşünüyorsanız buyurun size kanıt: 31 şubesi varmış, (7 tane daha açacağım) diyor. Sıkıntısı olan herhalde böyle bir tavır içinde olmaz. Sorunlar olabilir. Bizim 7 şubeyi açarken dahi sorunumuz oluyor. Bırakın onun içine koyacağınız işlerin gelişmesini, bakıyorsunuz kimine uygun yer bulamıyorsunuz, kimine yer buluyorsunuz hava parası istiyorlar. (Peki verelim) diyorsunuz, şunu istiyorlar. Sağlam bina bulamıyorsunuz, sizin istediğiniz standartta değil. Kısacası hayatta sıkıntılar olur, fakat özellikle vatandaşlarımızı, basınımızın, biz tüccarların işleriyle bu kadar meşgul etmemesi lazım. Ticaret Kanunu'na göre biz tedbirli yani müdebbir taciriz. Biz işlerimizi bir şekilde kendi aramızda çözümleriz. Reel sektör sıkıntısından da bankacılık sektörü de Türkiye'de mutlaka gereğince çıkar. Bunun arkasındaki en önemli neden Türkiye'de hala çok ciddi yapılacak iş, potansiyel vardır. Yani o gelişmiş ülkelerin çoğunda olduğu gibi sanal işler icat etmeden, iktisadi hayatımızı geliştirme imkanımız olduğu için 2001 krizinde olduğu gibi ki bu defa öyle bir krizle de karşı karşıya değiliz, çıkış bulunur.''

Ersin Özince, herkesin iş yapacağı muhataplarını iyi seçmesi gerektiğini kaydetti. Müşterinin bankasını, bankanın müşterisini, iş adamlarının iş yapacağı tarafları daha iyi irdelemesi gerektiğini vurgulayan Özince, burada irdelemeyi abartıp sistemi kilitlememek gerektiğini söyledi.

-''TÜRKİYE'NİN PARA VE SERMAYE PİYASASI SIĞ''-

Özince, bir gazetecinin kendisinin daha önceki bir açıklamasında Türkiye'de bankacılığın sığ olduğu yönünde görüş bildirdiğini hatırlatarak, bazı bankacıların bu sığlığın krizden bankaların daha az etkilenmesini sağladığı yönünde açıklama yaptığını belirtmesi üzerine de, ''Bazı bankacılar ve o tür görüşler, Türkiye İş Bankası'nı ilgilendirmiyor'' dedi.

Ersin Özince, İş Bankası'nın başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bazı idealist kişilerce Cumhuriyet kurulurken Kurtuluş Savaşı'ndan kalan parayla kurulduğunu anlattı.

O günün şartlarıyla Türkiye'de sermaye birikimi hedeflenmişse, bugün çok daha fazlasının hedeflenmesi gerektiğine değinen Özince, ''Türkiye'nin para ve sermaye piyasası sığdır. O bazı bankacılar sektörlerinin rakamıyla gayrisafi milli hasıla oranını kıyaslasınlar, onu Avrupa'nın en küçük ülkeleriyle mukayese etsinler. Yunanistan ile mukayese etsinler mesela'' dedi.

Ersin Özince, şöyle konuştu:

''G20'ye herhalde spor olsun diye, nezaketen çağırmadılar bizi. Bizim bununla mütenasip bankacılık ve sermaye piyasasına ihtiyacımız var. Bakın bugün biz bankacılar başta İş Bankası olmak üzere adeta sermaye piyasası seferberliği içindeyiz, kendi alternatifimizi yaratmaya çağırıyoruz. Türk sermaye piyasası, İMKB kurulmadan önce İş Bankası yıllarca bu işi kendi başına yürütmüştür. İlk borsa başkanı da İş Bankası'nın menkul kıymetler müdürüydü. Özetle ülkemizde sermaye biriksin, sermaye gelişsin, yurt dışından sermaye gerçek anlamda gelsin istiyorsak, sermaye piyasasını da geliştirmemiz lazım. Bütün bunları yaparken de bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri ki diğer yönden bakıldığında onlar doğru, sanal işlerle ilgilenmeye gerek yok. Bizde o kadar çok reel iş var ki, bizim kalkıp da bir takım spekülatif, uydurulmuş işler yapmamıza gerek yok. Uydurulmuş işler derken yine parantez açmamız lazım, türev ürünlerin özellikle bizim gibi ülkelerin de kullanacağı ürünleri var, cinsleri var. Bugün ülkemizde ihracatçımızı, yatırımcımızı, bankamızı gerektiğinde koruyacak türev ürünler piyasasını yaratıp geliştirebilirsek, o da yararlı olur. Özetle Türkiye'de mali sektör geliştirilmedikçe daha büyük bir ekonomiye, daha büyük istihdama ve üretime ulaşmak imkansız. Bunu yabancı sermaye çağırarak dahi telafi edemezsiniz, gelen yabancı sermayenin içinde işini yürüteceği para ve sermaye piyasası şart. Bunu yapmanın da en önemi çaresi, İstanbul Finans Merkezi dediğimiz, İstanbul'u değil, Türkiye'yi bir finans merkezi yapmayı hedefleyen bir pakettir. Bu da Bankalar Birliği'nin sitesinde de var.''

-KEMAL ÖZGEN'İN KONUŞMASI-

Ziyarette konuşan Antalya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Özgen, bu yıl Türkiye genelinde turist girişi yüzde 13,3 artarken, Antalya'daki yükselişin yüzde 18,9 olduğuna dikkati çekti.

Kasım ayı itibariyle kapanan şahıs şirketlerinin sayısının Türkiye genelinde yüzde 56 arttığını belirten Özgen, şöyle konuştu:

''İlimizde ise kapanan şahıs işletmesi sayısı kasım ayı itibariyle yüzde 2,2 azalmıştır. Ekim ayı itibariyle bir önceki yıla göre yatırım teşvik belgesi hacmi Türkiye genelinde artmazken, Antalya'da yüzde 100 artış gerçekleşmiştir. Bu çerçevede 2009 yılında ve sonrasında Antalya'nın güçlü bir ekonomik gelişme sağlaması, sektörlerimizin yapısal sorunlarının çözüme kavuşmasına bağlıdır.''

Kemal Özgen, konuşmasının ardından ziyareti anısına Ersin Özince'ye plaket verdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*