Meryem, 1 ay işkence görmüş!

  • Giriş : 23.08.2006 / 00:00:00

Bir ay boyunca işkence gören kız: "Patronum bir erkekle göz göze baktığımı söyledi, ben kabul etmedikçe o dövüyordu" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Antalya'da, yanında çalıştığı aile dostu M.K. tarafından 'erkeklerle geziyorsun' ve 'geceleri sokağa çıkıyorsun' diye yaklaşık iki ay boyunca sistemli bir şekilde işkenceye maruz kalan 25 yaşındaki Meryem S. ilk kez konuştu. Yaşadığı olayın etkisinden hala kurtulamayan genç kız, "Her şey patronum, annem, kardeşim ve ben bir parkta otururken başladı. O akşam patronum benim bir erkekle göz göze baktığımı söyledi. Kabul etmedim, ben kabul etmedikçe o dövüyordu." dedi.
İlk 15 gün sürekli dayak yediğini ifade eden Meryem S., patronunun önce annesi ve kardeşini, kendisinin kötü yolda olduğuna inandırdığını belirterek, "Sonra dövmeye başladı. Yediğim dayaklar yüzünden, belki vazgeçer diye erkeklerle gezdiğimi kabul ettim. Fakat bu kez annem ve kardeşime haklı çıktığını söyleyip, beni yatağa zincirle bağladı." diye konuştu.

Annesi ve kardeşinin kendisinin kötü yolda olduğunu düşünüp yardım etmediğini ifade eden Meryem S., kendisinin erkeklerle gezmediği gibi fuhuş yapmadığını da söyledi.

Yaklaşık 40 gün boyunca yatağa zincirle bağlı olarak işkenceye maruz kaldığını ifade eden Meryem, "10 yaşından beri tanıdığım patronumun şirketinde ihracat müdürü olarak çalışıyordum." dedi.

Kendisini döven ve işkence yapan patronunun, 3 yıl önce annesini de dövdüğünü belirten Meryem S., "Ayak ve el tırnaklarımı çekiçle vurdu. Her gün işkencenin şiddetini artırdı. Son günlerde benim fuhuş yaptığımı bırakıp, onun biletlerini habersizce kontrol ettiğimi ve çıkan ikramiyeyi hesabıma yatırdığımı söyleyerek işkenceye devam etti. Döverken su isterdim vermezdi. Kendimi inandıramadım. Bazen annem ondan habersiz yemek ve su verirdi." ifadelerini kullandı.

Her gün kurtulmayı düşündüğünü ve patronunun işkence yaparken annesi ile kardeşinin uzak bir yerlere gittiğini belirten Meryem S., annesi ve erkek kardeşine patronu gidince yalvardığını ancak bırakmadıklarını anlattı. Kardeşinin kendisine yardım ettiğini, ancak fuhuş yaptığını düşündüğü için serbest bırakmadığını dile getiren Meryem S., "Sadece tuvalet ihtiyacım olduğu zaman zincirlerimi annem çözüyordu. Sonra yeniden bağlıyordu. Kaçmaya gücüm ve fırsatım yoktu. İşkence gördüğüm ev, tek katlı ve sokağa çok yakındı. Günlerce bağırdım, işkence yapılırken acıdan çığlıklar attım, dayanamıyordum. Çok acı çekiyor bağırıyordum. Kurtarın imdat diye sesleniyordum. Fakat kimse beni duymadı, neden duymadılar anlayamadım. Evler birbirine çok yakındı, bana bunu yaşatan patronumdan şikayetçiyim. Fakat çıkar yine bana işkence yapar diye korkuyorum." şeklinde konuştu.

Bijuteri dükkanında beraber çalıştığı patronunun kızları uzun süredir işe gitmediği için yanına ziyarete geldiğini belirten Meryem S., şöyle devam etti: "Kızlar durumumu görünce şaşırdılar. Bana yapılanları babalarının yaptığını öğrendiler ve babalarının boşanmadan önce annelerini de her gün öldüresiye dövdüğünü söylediler. Sonra gittiler, ne yaptılar çok iyi hatırlamıyorum. Ama onlar gittikten birkaç gün sonra polisler gelip beni kurtardı. Ancak, kimin haber verdiğini bilmiyorum. Ama patronumun kızları olabileceğini tahmin ediyorum. Kızlar giderken bana birşey söylemediler. Halime çok üzülmüşlerdi. Annem ve kardeşimin yapamadığını yaptılar. Onlara teşekkür ediyorum. Hayatımı onlara borçluyum."

"ÜZERİNDE 500'Ü AŞKIN SİGARA SÖNDÜRÜLMÜŞ"

Öte yandan genç kızın tedavisini sürdüren Antalya Devlet Hastanesi'nde Genel Cerrahi Uzmanı olan Opr. Dr. Musa Akşit ise iyileşmesi için uzun bir döneme ihtiyaç olduğunu vurguladı. Meryem'in yaklaşık iki ay boyunca sistemli bir işkenceye maruz kaldığını dile getiren Akşit, "Üzerinde 500'ü aşkın sigara söndürülmüş. Ayak ve el tırnakları çekilmiş. Yine hem el hem de ayak parmakları ezilerek kırılmış. Sırtında geniş bir yanık yarası vardı. Ayrıca, göğüsleri dışında vücudunun her yerinde darp izleri vardı. Eli yüzü her yeri mosmordu. Vücuttaki kan oranı da önemli ölçüde eksilmişti. Hastaneye geldiğinde şuuru yarı açıktı. Konuşamıyordu ve ellerini kollarını oynatamıyordu. İlk müdahale olarak vücudun kan oranını dengeledik. Şimdi konuşabiliyor ve ihtiyaçlarını söyleyebiliyor." diye konuştu.

Meslek hayatı boyunca böyle bir olaya rastlamadığını anlatan ve 'Feci şekilde işkence gören' Meryem S.'nin hastaneye geldiğinde hayatını kaybetmek üzere olduğunu kaydeden Opr. Dr. Akşit, şöyle devam etti: "Böyle bir işkence gören bir kişi, daha kaç gün yaşardı bilemiyoruz. Sadece fiziki değil, beslenme işkencesi de yapılmış. Ancak, ilk geldiği günden bu yana büyük mesafe kaydettik. Korkmuş sinmiş olması gerekirken, olayları rahatlıkla algılayabiliyor. Çektiği acılardan sonra, dayanma gücü kazanmış. Tedavisi bir süre devam edecek. Ancak, fiziki iyileşmesinden sonra, uzun bir süre psikolojik destek de alması gerekiyor."

Bu arada işkence iddiasıyla tutuklanan M.K.'nin Antalya Atatürk Caddesi üzerindeki ithalat ve ihracat şirketi Anroda'nın ofisi ise bu olaydan sonra kapatıldı. M.K.'nin ofisinin bitişiğinde bulunan Gündoğdu İnşaat firmasından yetkililer ise M.K.'nin sakin bir insan olduğunu ileri sürerek, "Kendi halinde sessiz ithalat ihracat yapan biriydi. Bu olayla ilgili daha fazla konuşmak istemiyoruz." dediler.

Ofisin bulunduğu işhanının kapıcısı ise bir aydır bu işhanında çalıştığını belirterek, adı geçen şahsı gazetede çıkan haberlerden tanıdığını ancak bu şahsı bir kez gördüğünü söyledi.

M.K.'nin bir üst katında bulunan Antalya'nın yerel gazetelerinden Ekspres gazetesinin yöneticileri de alt katlarında ofisi bulunan bu şahsı tanımadıklarını bildirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious