Mesut Yılmaz AB'yi suçladı

  • Giriş : 07.11.2006 / 00:00:00

Almanya'da düzenlenen 'Avrupanın geleceği' konferansına katılan Mesut Yılmaz, Türkiye'deki karşıtlığının artmasından Avrupa'yı sorumlu tuttu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sempozyuma Avrupa Parlamentosu (AP) eski başkanı Klaus Haensch ve AP muhafazakar grup başkanı Hans Gert Pöttering ile katılan Yılmaz, toplantıda Avrupa Birliği'nin (AB) sadece ekonomik bir birlik mi yoksa aynı zamanda değerler birliğini temsil eden bir siyasi birlik olarak mı yoluna devam edeceğinin tartışıldığını söyledi. Bu tartışmanın kavşak noktasında Türkiye'nin AB'ye üyelik meselesinin yattığını belirten eski başbakan Mesut Yılmaz, ''Bu konudaki düşüncelerimi dile getirdim. Bizim AB'den beklentimiz soruldu ben de AB'nin verdiği taahhütlere bağlı kalması gerektiğini söyledim'' dedi.

AP muhafazakarlar grup başkanının ''Türkiye AB'ye girerse, AB dağılır bundan kaçınmamız gerekir'' dediğinin hatırlatılması üzerine Yılmaz, ''Bu tartışma çok zamansız. AB Türkiye'ye 45 yıl önce üyelik taahhüdünde bulundu. Türkiye'ye adaylık statüsü verildi. Türkiye 10 yıldır gümrük birliğini büyük fedakârlıklarla yürütüyor.

Tüm bunlar olmuşken müzakereler başlamışken şimdi yeniden Türkiye'nin üyeliğini AB açısından geçerli olup olmayacağının tartışılması yanlış. Samimiyete sığmaz. AB kendi içinde belli bir istikrar kazanana kadar bu dalgalanmalar devam edecek'' diye konuştu. AP eski başkanı Klaus Haensch'in ''Türkiye ancak on yıl sonra AB'ye girebilir'' dediğini kaydeden Mesut Yılmaz, Türk kamuoyunun AB'den daha net bir irade beyanı beklediğini belirtti.

Münasebetsiz tartışmaların orada burada tekrarlandıkça Türk kamuoyunun AB'nin Türkiye'yi alma niyetini sorgulamaya başladığı dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu: ''Bu da Türkiye'deki AB desteğini giderek aşındırıyor. Bu tartışmalara son vermek için Türkiye'nin AB yolundaki iradesini canlı tutması için Türkiye'ye bu konuda net bir irade beyanı yapılması gerekir. Bu da ancak Türkiye'ye bir hedef tarihin verilmesi ile mümkün olabilir.'' Türkiye'de AB ile ilgili olarak kağıt üzerinde bir ilerleme kaydedilmiş gibi gözüktüğüne işaret eden Yılmaz, işin aslına bakıldığında bunu böyle olmadığını ifade etti.

Türkiye'de AB konusunun popülaritesini kaybetmeye başladığını vurgulayan eski başbakan, AKP hükümetinde AB'ye giremeyecekmişiz gibi bir inanç oluştuğunu kaydetti. ''Türkiye sanki bir reform yorgunluğuna düştü'' diyen Yılmaz, ''Müzakerelerin başlamasıyla reformlar artmalıydı. Baş müzakerecinin tayininden tutun sorumluluk alanının genişliğine, son iki yılda reform çalışmalarının durması gibi birçok hatalar yapıldı'' dedi.

Almanya'nın dönem başkanlığı Türkiye'ye çok fazla bir katkı sağlamayacağını savunan Yılmaz, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi konusunda Almanya'nın başkanlığında önemli bir gelişme beklemediğini kaydetti. Yılmaz , ''Zaten sayın Merkel, Schröder zamanında verilen taahhütlere bağlı kalacağını açıkladı. İlişkiler geriye gitmez ancak AB'nin dönem başkanlığında bir ilerleme olacağını düşünmüyorum'' şeklinde konuştu.

Mesut Yılmaz, Ecevit'in Kıbrıs politikası ile şu anki hükümetin politikasını kıyaslayarak şunları söyledi: ''Bizim hükümetimizin dönemde en fazla hassasiyet gösterdiğimiz nokta Türkiye'nin AB üyeliği süreci ile Kıbrıs konusunun çözümünün birbiriyle ele alınmamasıydı. O zamanki dönem başkanı Finlandiya Başbakanı Lipponen bu konuda yazılı mektubunu bize Ankara'ya getirmişti. Biz hükümeti AKP hükümetine devrederken böyle bir irtibatlandırma yoktu.

En son Kopenhag zirvesinden sonra hükümet müzakerelerin başlaması için yazılı güvence verdiler. Hükümet Kıbrıs Rum gemilerine Türkiye'nin limanlarını açması ve bu konunun birbirine irtibatlanmasına razı oldu. Bugün bu hatanın bedelini ödüyoruz. AB Türkiye'yi adeta kapana sıkıştırmıştır. Bu da hükümetin acemiliğinden kaynaklanıyor. Kıbrıs'ı feda ettiler ama bunu meclisten geçirmeleri mümkün değil. Türkiye şimdi verdiği taahhüde bağlı kalmıyor diye AB'deki imajımıza büyük darbe vuruldu. Haklı olarak bunu bizim üzerimizde kullanacaklar.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious