Mesut Yılmaz: AKP fırsatı değerlendiremedi

Mesut Yılmaz: AKP fırsatı değerlendiremedi.42435
  • Giriş : 21.04.2008 / 16:04:00

Trabzon’dan Rize’ye geçen Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, önce esnafı ziyaret etti, ardından da bir mobilya mağazasının açılışını yaptı. Yılmaz, burada sorular üzerine çeşitli konulara değindi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kısa süre sonra açılacak olan yaş çay kampanyası öncesi hazırlıkları gözden geçirmek istediğini anlatan Yılmaz, üreticilerin mağdur edilmemesi için elinden gelen gayreti göstereceğini söyledi. Hidroelektrik santraller konusundaki yoğun şikayetleri de hatırlatan Mesut Yılmaz, uzman kişilerle buralarda incelemelerde bulunacağını, Başbakanlığı döneminde benzer HES projelerini başlattığını ifade ederek şunları söyledi:

“Bu projelerin bir bölümü gerçekleşti, bir bölümü ise yargı tarafından durduruldu. Durdurulanlar arasında Fırtına Vadisi'nde yapmak istediğimiz HES inşaatı da yer alıyordu. Yasalara her hangi bir uygunsuzluk durumu ortaya çıkarsa, bu konuda yargının kararı esastır. Ama şu aşamada herhangi bir önyargım yok. Çevreye olumsuz etkileri olmaması kaydıyla bölgeye ekonomik canlılık getirecek bütün aktivitelerin yanında oldum, bundan sonra da olacağım. Ama bu endişelerde her hangi bir haklılık payı ortaya çıkarsa, gerekli tedbirlerin alınmasını istemek de görevimiz. Umarım ki bu projeler bu endişeleri doğrulamaz.”

ÜLKEDE SİYASİ GERİLİM VAR

AKP’ye yönelik açılan kapatma davasını değerlendiren Rize milletvekili Mesut Yılmaz, siyasi partilerin kapatılmasının demokrasi açısından arzu edilen bir durum olmadığını kaydederek şöyle konuştu: “Benim endişem Türkiye’de siyasi gerilimin mevcut meclis kompozisyonu nedeniyle giderek artması. Bu durumun hem gereksiz bir takım rejim tartışmalarını gündeme getirmesi, hem de vatandaşın acil çözüm bekleyen sorunlarının çözümsüz kalmasına neden olması. Vatandaşla siyaset arasında mesafenin büyümesinden, uçurum doğmasından endişeliydim. seçim sonrası yaşanan gelişmeler maalesef benim bu endişelerimi haklı çıkardı. Bugün ülkede geçmişte hiç yaşanmamış bir siyasi gerilim yaşanmaktadır. Ankara’nın gündemi başka, Türkiye’nin gündemi başka. AKP hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın açtığı kapatma davası Türkiye’de siyasette yeni bir konjektür ortaya çıkardı. Siyasi partilerin kapatılması demokrasi açısından arzu edilen, demokratik açıdan gurur duyulacak bir şey değildir. Ancak Türkiye’de benzer nedenlerden dolayı kapatılmış birçok siyasi parti mevcuttur. AKP hakkında bir kapatma kararı verilirse, Türk siyasetinin yeniden şekillenmesi gündeme gelecektir. Bu tür olasılıklara karşı siyasetin hem hazırlıklı ve demokratik süreci kesintiye uğratacak tehlikelere karşı duyarlı olması gerekir.”

AKP FIRSATI DEĞERLENDİREMEDİ

Kendilerinin öteden beri, vatandaşın gündemini siyasetin gündemi yapmayı amaçlayan, devletin temel ilkeleri ile vatandaşın değerleri arasında uyum sağlamayı hedef almış bir siyasi hareketi temsil ettiklerini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “AKP bu konuda yakın bir tarihte çok büyük bir fırsat ele geçirmişti. Ama öyle gözüküyor ki bu fırsatı değerlendirememiş. Bügün Türkiye’yi kucaklayacak bir parti olma yerine, Türkiye’yi gerilimlere sürükleyen kutuplaşmanın bir parçasını tercih etmiştir. Başbakan’ın seçimlerden sonra söyledikleri ne kadar umut verici olsa da, daha sonraki davranışları buna ters yönde olmuştur. Türkiye gereksiz yere aşırı bir siyasi kutuplaşmaya itildi.”

‘AB'YE GEREKEN TEPKİ GÖSTERİLEMEDİ’

AB’nin AKP’nin kapatılması konusundaki tutumu ile ilgili bir soruyu da yanıtlayan Mesut Yılmaz şöyle devam etti:
“Avrupa Birliğinin en temel değerlerinden biri yargının bağımsızlığıdır. AB adına yapılan çeşitli açıklamalar yargının bağımsızlığı ilkesi ile bağdaşmayan açıklamalardır. Türkiye yerine başka bir AB ülkesinde böyle bir dava görülseydi ve bu açıklamaları AB temsilcileri yapsaydı o ülkelerden çok sert tepki görürlerdi. Türkiye’den böyle bir tepki görmemeleri maalesef iktidarın doğrudan yargıyla karşı karşıya gelmesinin bir sonucudur. Yargının çıkıp buna tepki gösterecek hali yok. Bu devlete düşer. Ancak devleti temsil eden Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümet, bu yargılamanın tarafı olduğu için Türkiye AB’ye karşı vermesi gereken refleksi verememektedir. ‘Sen benim yargıma karışamazsın’ mesajını Türkiye verememiştir. Ama bazı iddialara göre tam tersine, bu organlardan daha çok müdahil olmaları konusunda temaslar yapılıyor. Bunlar yanlış şeylerdir.”

İDDİALAR GEÇERLİ İSE TÜRKİYE'Yİ YÖNETEMEZLER

Türkiye’nin kendi yargısına güvenmemesi halinde eksik bir devlet durumunda olacağını vurgulayan Yılmaz, kapatma davasının siyasi olduğu yöndeki iddialarla ilgili de şunları söyledi:: “O zaman Türkiye’nin baştan aşağı yeniden yapılanmaya ihtiyacı var demektir. Bu Anayasa Mahkemesi’ne eğer güvenmiyorsa, o zaman beni niye oraya gönderdi yargılanmam için. Eğer güvenmiyorsa, daha önce bu mahkeme tarafından kapatılan diğer partilere niye aynı tepkiyi göstermedi? DTP’ye açılan kapatma davasına Sayın Başbakan ‘Bu yargının meselesidir’ dedi. Ama kendileri için açılınca bunun ‘siyasete yapılmış bir yargı darbesi’ olduğunu ileri sürdü. Bunlar birbirleri ile çelişen ifadelerdir. Ortada henüz bir yargı kararı yoktur. Ancak olursa herkes için bağlayıcı olacaktır. Ortada savcının iddiaları var. AKP’nin yapması gereken husus, bu iddiaların geçersiz olduğunu kanıtlamaktır. Zaten bu iddialar geçerli ise AKP’nin Türkiye’yi yönetmeye hakkı yoktur. Eğer AKP Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karara mutabık kalmazsa, bunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürebilir.”

Mobilya mağazasında açılış için hazırlanan pastayı kesen Yılmaz, daha sonra Rize Valisi Kasım Esen’i makamında ziyaret etti. Yılmaz’ı Valilik binası önünde Özel Kalem Müdiresi Güler Topuk karşıladı. Vali Esen’in bina içinde Yılmaz’ı beklemesi dikkat çekti. Ziyaret sırasında Esen, Yılmaz’a Osmanlı Tuğrası işlemeli el yapımı vazo hediye etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious