Mesut Yılmaz'dan önemli açıklamalar

Mesut Yılmaz'dan önemli açıklamalar.12749
  • Giriş : 21.01.2009 / 23:35:00

Mesut Yılmaz, Tuncay Güney’in MİT’in de başına bela olan bir birim tarafından kullanıldığını ima etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mesut Yılmaz üstü kapalı konuştu ama Tuncay Güney'in MİT içerisinde MİT'in de başına bela olan bir birim tarafından kullanıldığını iddia etti.

Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, Mehmet Ali Birand ile Kanal D Ana Haber'de çarpıcı açıklamalar da bulundu. Yılmaz canlı yayında Tansu Çiller dönemini işaret ederek devletin terörle mücadelede zaman zaman hukuk dışına çıktığını söyledi.

Tuncay Güney'in bir piyon olduğunu düşündüğünü belirten Yılmaz “MİT'in içerisinde MİT'in de başına bela olan bir birim, bir bölüm var” dedi.

Yılmaz öte yandan gerekirse kendisinin de içinde bulunduğu liderlerin tek tek sorgulanması gerektiğini belirtti.

Erhan Karadağ: Siz eski başbakansınız Susurluk'ta Teftiş Kurulu'nu devreye soktunuz. Susurlukla Ergenekon'un bağlantısı konuşuluyor. Ergenekon'un ortaya çıkmasını siz engellediniz mi, yoksa o dönemdeki çalışmalar yeterli değil miydi ?

Mesut Yılmaz:
Şimdi bir kere Susurluk ile Ergenekon birbirinden ayrılmalıdır. Susurluk adli bir olay, uzantıları var, belli bir geçmişi var failleri var. Ergenekon'un ne olduğunu anlayabilmiş değilim ? Savcının iddiası net bir şekilde ortaya konulmuş değil. Alakasız belgelerşe doldurulmuş ancak özü olarak net bir şey ortaya konulmuş değil.

Mesut Yılmaz sözlerini tamamladıktan sonra devreye Mehmet Ali Birand girdi.

Mehmet Ali Birand: Yaptığınız konuşma ara ara duruyor. Bu da Mesut Yılmaz'ın dilinin altında bir bakla mı var, bir bildiğimi var da susuyor diye düşündürüyor...

Mesut Yılmaz:
Çok net söylüyorum Başbakanlığım döneminde Susurlukla ilgili tüm bilgiler gerekli kurumlar tarafından benimle paylaşılmamıştır. Başbakan olarak bana iletilmemiştir. Ben bu bilgileri kurumlardan Teftiş Kurulu'nun çabalarıyla adeta söke söke elde ettim. Ben MİT'ten yeterli bilgileri alamadığımı burada bir kere daha tekrarlıyorum. Elde ettiğim bilgiler çerçevesinde bunları kamuoyuyla da paylaştım. Ancak bugün itibari ile bu engeller artık söz konusu değil. Kaldı ki toplumda açık toplum, hukuk devleti baskısı geçmişten çok daha fazla. Özellikle de tek başına iktidar olan bir hükümet söz konusu. Bugün bu olayların ortaya çıkartılması için şartların çok daha elverişli olduğunu düşünüyorum. Bugün bunların gerçek mahiyetini ortaya çıkarmata hükümet çok daha avantaklı. Bugün tek bir engel var. Bugünkü hükümetin bunun geçmişle bir heasaplaşma, bundan siyasi rant sağlama, muhaliflerini susturma, muhaliflerini sindirmek gibi bir araç olarak görmesidir.

Erhan Karadağ: Faili meçhul ve JİTEM eylemleriyle karanlık cinayetlerle ilgili siyasi sorumlusu var mı ?

Mesut Yılmaz:
Siyasi irade kontrolü kaçırmış olabilir. Siyasi irade bunlardan habersiz olabilir. Haberdar olmakla birlikte göz yummuş olabilir. Siyasi irade birlikte planlamış olabilir. Bir dönem Türkiye'de 1993-1994 döneminde terörle mücadelenin hukuk yollara taşınarak yapıldığının artık bugün inkar edilmez kanıtları var.

Mehmet Ali Birand: Verdiği tarih Sayın Mesut Yılmaz'ın eğer yanılmıyorsam Sayın Tansu Çiller'in de dönemi. Yani biz şunu mu anlayacağız bu sözden “Kardeşim herkes mutlaka araştırmalı siyasi irade bu işe karıştı mı karışmadı mı hepsi ele alınmalı mı demek istiyorsunuz Mesut Bey?

Mesut Yılmaz:
Devlet sırrı niteliğinde olmayan olayların tümü masaya konulmalı, irdelenmeli sorumluları ortaya çıkarılmalıdır. Bunu söylüyorum.

Erhan Karadağ: Sorumlusu kimse sizde belki. yeni bir yargılama sürecine girebilirsiniz belki de.

Mesut Yılmaz:
Ben yargılanmaya alışık ve hazırım. siyasi güç kullanan hiç kimseninin de yargılanmadan ar olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Erhan Karadağ: 2001 yılında Tuncay Güney ifade verdiğinde İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'dı ama “Tuncay Güney Mesut Yılmaz zırhıyla korunuyordu yoksa Tantan çözecekti” diye bir iddia var. Engellediniz mi böyle bir şeyi...

Mesut Yılmaz:
Kısa bir sessizlikten sonra söze giren Mesut Yılmaz şunları söyledi:

“At izinin başka bir izlerle karşılaştığı ortamda elbetteki ortalığı karıştırmak hatta bazı şeyleri gölgelemek için örtbas etmek için bu tür komik iddiaların ortaya atılmasını doğrusu bu işlerin nasılyürüdüğünü geçmişte gören birisi olarak gayet doğal karşılıyorum. Bu Tuncay Güney denen kişi geçmişte benimle ilgili fotomontaj yaparak bunu başkalarına satan. açıkçası benim üzerinden dolandırıcılık yapan bir insan. Türk yargısı tarafından da aranıyor. Benim onu himaye etmem gibi birşey insan mantığına aykırıdır. Kaldı ki tekrar ifade ediyorum Tuncay Güney'in 2001 yılında benim Başbakan Yardımcısı olduğum dönemde İstanbul'da Organize Suçlar Şubesi'nde sorgulanmasına ilişkin bana hiçbir bilgi verilmemiştir. Bu benimle o zamanki daha sonra görvden ayrılan İçişleri Bakanı'nın kopukluğun sorunudur. Bu tür iddiaların ortaya atılması tamamen rol kapmak içindir. Prim yapmak içindir aslı astarı yoktur. Burada birşey daha ifade etmek istiyorum. Bu Tuncay Güneyle ilgili benim aklım hep şuna takılıyor. Bu kişi ortaokul filan mezunu olmayan çok yetersiz bir kişi. O bu tarihte zannediyorum çok daha genç, 20'li yaşlarda bir insan. Onun bu kadar bilgiye uılaşması mümkün değil. Mühim olan bu bilgilerin ona kimin tarafından servis edildiği hangi kurum içerisindeki hangi birim tarafından ve hangi maksatla servis edildiğidir. O bir piyondur.onu kullanan kişileri bulmadan gerçeğe ulaşmak mümkün değildir. O kişilerin onu piyon olarak bir anlamda tetikçi olarak kullanan kişilerin gerçek kimliği ortaya çıkmadan..”

Mesut Yılmaz sözünü sürdürürken Mehmet Ali Birand çok çarpıcı bir soruyla geldi.

Mehmet Ali Birand: Kim kullandı, MİT mi kullandı ?

Mesut Yılmaz:
MİT içerisinde daha sonra MİT içerisinde daha sonra MİT'in de başına bela olan bir birimin Bir bölümün kullandığını düşünüyorum.

Mehmet Ali Birand: Mehmet Eymür'ü mü kastediyorsunuz ?

Mesut Yılmaz:
Ben birşey kastetmiyorum. MİT'in yaptığı açıklamaya bakın orada da bunun izini görürsünüz Ama bütün bu olayların hepsini biliyor da susuyor değilim. Ben sadece Devlet sırları ile ilgili konuşmam, devam eden davaları etkileyecek biçimde konuşmam zaten hukuken de mümkün değil..

Mehmet Ali Birand: Tuncay Güney ise ne gibi bir şey yapmıştı?

Mesut Yılmaz:
Abdullah Çatlı ile benim resmimi birleştirip gazetelere satmaya çalışmış. Allah'tan bir iki uyanık gazeteci bunun montaj olduğunu laboratuarda farketmişler almamışlar. Daha sonra DYP'den bir milletvekiline bir bedelle satmış. Yani dolandırmış.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*