Mesut Yılmaz'dan şok sözler

  • Giriş : 26.06.2006 / 00:00:00

Mesut Yılmaz, ''Ben siyasete yüzde 10'u geçmeye çabalayan bir partinin başına gelmek için dönmeyeceğim" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yılmaz, Özel bir televizyon kanalında yayımlanan Basın Kulübü programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Siyasete hangi yolla döneceğine'' ilişkin bir soruyu yanıtlarken Yılmaz, şöyle konuştu: ''Ben siyasete yüzde 10'u geçmeye çabalayan bir partinin başına gelmek için dönmeyeceğim. Ben siyasete yüzde 10'lar, 20'ler civarında bocalayan bir partinin başkanı, üyesi, yöneticisi olmak için girmeyeceğim. Kimsenin koltuğunda gözüm yok, hiç bir makamda gözüm yok. Hayatımın en güzel 3 senesi geçtiğimiz 3 seneydi. Yüce Divan'da yargılandığım halde hayatımdan son derece memnunum. Daha önce hiç yapmadığım işleri yapıyorum.''

''Erkan Mumcu'nun koltuğuna, ANAP Genel Başkanlığına dönmüyorum mu diyorsunuz?'' sorusuna Yılmaz, ''Kimsenin koltuğuna talip değilim,
boşalacak olan koltuklara da talip değilim'' yanıtını verdi.

''Türkiye'nin geleceğinden ve rotasını kaybetmesinden endişe duyduğunu'' söyleyen Yılmaz, siyasete bu nedenle dönmek istediğini dile getirdi.

-''MERKEZ SAĞ İLE SOL ARASINDA FARK KALMADI''-

Türkiye'de merkez sağ ile merkez sol arasında artık ciddi bir fark
olmadığına inandığını söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:
''Merkez sağ ile merkez solu bünyesinde toplayan bir merkez
alternatife, merkezde yeni bir oluşuma ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
Bu merkezdeki yeni oluşum, eski cumhuriyetçi çizgi ile eski demokrat
çizgiyi içinde birleştiren bir oluşum olmalı. Bu oluşum Türk seçmenine
sunulabilirse o zaman seçmen gönül rahatlığıyla sandığa gider. Bugünkü
hükümetten hakikaten memnunsa, bugünkü hükümetin icraatından,
kadrolarından, getirdiği Türkiye imajından, hedefinden memnunsa oyunu
o partiye verir, AKP'ye verir. Eğer seçmen bu saydığım unsurlarda
mutabık değilse, o zaman merkezdeki alternatife oy verir.''

-''MERKEZ SAĞ SEÇMEN OLUMLU YANIT VERMEZ''-

''Vatandaşı, seçim sisteminin getirdiği endişeyle oy sapmasına
itmememiz lazım. Kerhen, emaneten oy verdirmememiz lazım'' diyen
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bütün siyasi stratejisini bunun üzerine kuran bir parti var: CHP. Sayın Baykal diyor ki 'Gelin, CHP'de birleşin ben rejimi koruyayım, ben kurtarayım sizi'. Ben CHP'nin bunun için uygun bir çatı olacağına inanmıyorum. Merkez sağdaki seçmenin de bu çağrıya olumlu cevap vereceğine inanmıyorum. Kendi arkadaşlarına, kendi partisinde daha önce siyaset yaptığı insanlara güven veremeyen bir liderin bu liderliği yapabileceğine hiç inanmıyorum. Ama ben şuna inanıyorum. Türkiye'nin hakikaten böyle bir çatıya ihtiyacı var. Bu çatının kurulması için siyasi konjonktür uygundur. AKP'nin icraatları bunu kolaylaştırıyor. Türkiye'de eskiden olduğu gibi sağ ile sol arasında uçurumlar yok. Türkiye'de böyle bir birliktelik için kişisel hesaplar hariç her şeyin uygun olduğunu düşünüyorum.''

Bunun üç şekilde yapılabileceğini kaydeden Yılmaz, Fransa ve
İtalya'da olduğu gibi benzer partilerin seçim ittifakları
kurabileceğini, ancak Türkiye'deki yasaların buna uygun olmadığını
anlattı. İkinci yolun da ''hülle'' olduğunu ifade eden Yılmaz, yeni
bir parti kurmadan mevcut partiden aday olunduğunu seçimlerden sonra
herkesin kendi partisine gittiğini belirterek, ''Ancak bu ahlak
açısından tartışmalı. Vatandaşın zihnini bulandırma açısından da doğru
değil. Kalıcı bir çözüm de değil'' diye konuştu.

-''BAŞINDA OLMAK NİYETİNDE DEĞİLİM''-

Yılmaz, üçüncü yolu da şöyle anlattı: ''Yeni bir partide, mevcut siyasi partilerin birleşmesi... Yani madem ki yasalar ittifaka imkan vermiyor o zaman bu ittifak yerine yeni bir parti kurulur, o partinin içerisinde de mevcut partiler yer alır. Ben Türkiye'de bunun olabilirliğinin araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir şeyin başında olmak niyetinde değilim. Ne kadar içinde olmam zorunluysa o kadar içinde olurum. Ama katiyen 'peşimden gelin' şeyiyle çıkmıyorum. Siyasi literatürümüze girmiş bir söz var ya 'kendim için birey istiyorsam namerdim' diye. Ben de aynı şeyi
söylüyorum. Hakikaten birey istemiyorum. Çok memnunum hayatımdan ama Türkiye için endişem var, çocuklarım için endişem var.''
''Siyasete yeni bir parti kurarak mı gireceksiniz yoksa kurmadan
mı?'' sorusuna Yılmaz, ''Ben kendim ne parti kuracağım, ne bir partiye
girme arayışı içinde olacağım. Ben sadece Türkiye'deki siyasi
aktörlerle konuşup, bu söylediğim yeni oluşumu, yeni çatıyı Türk
siyasetine kazandırma imkanı var mı yok mu bunu araştıracağım''
yanıtını verdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious