Mevduatlarda yüzde 10'luk kanama var

Mevduatlarda yüzde 10'luk kanama var.9675
  • Giriş : 16.12.2008 / 23:01:00

TBB Başkanı Ersin Özince, bankacılık sisteminde yüzde 10 civarında bir ''mevduat kanaması'' olduğunu belirterek bunun nerden kaynaklandığını şöyle açıkladı:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, bankacılık sisteminde yüzde 10 civarında bir ''mevduat kanaması'' olduğunu belirterek, ''Bu da daha ziyade yurt dışındaki sorunlar nedeniyle Türk tasarruf sahiplerinin kaygılanmasından doğdu'' dedi.

Yunanistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunca düzenlenen ''Yunan-Türk Bankacılık Forumu''nda konuşan Özince, mevduatın özel bankalardan kamu bankalarına kaymasına ilişkin bir değerlendirme üzerine, son dönemde Türk bankacılık sisteminden ''önemli'' bir mevduat çıkışı olduğunu bildirdi.

Özince, şunları kaydetti:

''Ancak bu mevduatın kamu bankalarından ziyade bir bölümünün yurt dışına gittiğini, bir bölümünün de yastık altına ya da diğer yatırım araçlarına gittiğini zannediyoruz. Bu konuda biz büyük özel Türk sermayeli bankalarla aynı kaygıları duyduk. Sistemde yüzde 10 civarında mevduat kanaması oldu. Bu da daha ziyade yurt dışındaki sorunlar nedeniyle Türk tasarruf sahiplerinin kaygılanmasından doğdu.''

Son süreçte kaygıların aksine yabancı sermayeli bankaların Türkiye'deki bankalarının arkasında durma konusunda bir kısım özel Türk bankalarından daha kararlı olduğu görüşünü dile getiren Özince, bu konuda Yunanistan sermayeli bankaların ciddi sermayedar desteği gösterdiğini vurguladı.

-TBB GENEL SEKRETERİ KESKİN-

Forumda konuşan TBB Genel Sekreteri Ekrem Keskin de bankacılık sektörü ve reel sektörün davranışını analiz etmek için Türkiye'deki tasarruf dengesinin seyrini iyi anlayabilmek gerektiğini belirtti.

2002 yılından sonra kamu ve özel sektörün davranışında ciddi bir değişiklik yaşandığını, kamu kesimi tasarruf açığını düzeltirken, özel sektörde tasarruf açığının büyümeye başladığını ifade eden Keskin, kamu kesimindeki düzelmenin özel sektördeki açığı karşılamaması nedeniyle toplamda bir tasarruf açığı oluştuğunu kaydetti.

Keskin, özel sektördeki tasarruf açığının büyümesinin, tasarruf oranının yüzde 25'ten yüzde 14'e düşmesinin yanı sıra özel sektörde sabit sermaye yatırımlarında yaşanan artıştan kaynaklandığını ve sabit sermaye yatırımlarının dörtte birinin yurt dışından finanse edilir hale geldiğini anlattı.

Keskin, Türkiye'nin 2002 sonrası hızlı büyüme dönemini 2006'daki yavaşlamanın takip ettiğini, bu anlamda hızlı büyümeden hızlı küçülmeye geçiş trendinin değişmesinin sağlandığını, ancak 2008'in 3. çeyreğinden itibaren hızlı küçülme döneminin başlayacağının söylenebileceğini ifade etti.

Yabancı bankaların Türkiye'deki faaliyetleri hakkında da bilgi veren Keskin, ''Yabancı bankaların, Türkiye'de faaliyetlerine başlamalarıyla beraber halka açıklık oranlarını çok düşük bir noktaya getirdiğini görüyoruz'' dedi.

Şu anda sektörde yabancı bankaların payının yüzde 25 düzeyinde bulunduğunu, bu bankalarda toplam kredilerin aktiflere oranının sektör ortalamasının üzerinde olduğunu ifade eden Keskin, kredi ve menkul kıymetler portföyünün mevduata oranının yüzde 48 seviyesinde bulunduğunu ve bunun da bu bankalarda mevduat dışı yurt dışı finansman ihtiyacının daha yüksek olduğunu gösterdiğini aktardı.

Yabancı bankaların aktifte YTL, pasifte yabancı para ağırlıklı bir yapıya sahip olduklarına işaret eden Keskin, bu bankaların sermaye yeterliliği rasyosu ve karlılıkta sektör ortalamasının bir miktar altında olduğunu söyledi.

Keskin, şu anda ekonomideki ana sorunlara da değinerek, uluslararası piyasalardaki belirsizliğin bankacılık sistemini önemli ölçüde etkilediğini, dış borca dayalı büyüme ve bunların çevrilip çevrilemeyeceği sorununun önem taşıdığını belirtti.

Keskin, özel sektörü fonlama maliyetlerinin arttığını ve aktif fiyatlarının hızlı düşüyor olmasının bilançolarda sorun yarattığını dile getirerek, ''Bankaların yurt dışı sahiplerindeki değişikliklerin Türkiye'deki faaliyetlerini nasıl etkileyeceği konusu da bizim için soru işaretleri yaratıyor'' dedi.

Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Keskin, ''Bankalar için önümüzdeki dönemde en ciddi soru işareti, bundan 3 ay önce çok iyi tanıdıkları müşterilerinin mali yapısının son 2 ayda nasıl etkilendiği olacaktır. Bankalar müşterilerinin durumlarının çok olumsuz etkilenmediğini görüyorsa, o zaman muhtemelen kredi açmaya devam edecektir'' diye konuştu.

-YUNAN BANKACILIK SİSTEMİ-

Yunanistan Bankalar Birliği Ödeme Sistemleri ve Sahtecilik/Para Aklama Bölümü Özel Danışmanı Vasilis Panagiotidis de Yunan bankacılık sistemi hakkında bilgi verdi.

Global krizin Yunan bankacılık sistemine etkilerine de değinen Panagiotidis, son yıllarda gerçekleştirilen yapısal reformlar sayesinde Yunan bankalarının diğer Avrupa bankalarına göre oldukça güçlü olduğunu belirterek, daha kolay sermaye bulabildiklerini ve ''toksik fonlara'' sahip olmadıklarını kaydetti.

Panagiotidis, yine de likidite sıkıntısının Yunan bankalarını da etkilediğine işaret ederek, bankaları tekrar sermayelendirmek için 5 milyar Avroluk, banka borçlarını garanti altına almak için 18 milyar avroluk paketler hazırlandığını anlattı.

Eurobank-Tekfen Kredi Grubu Genel Müdür Yardımcısı Fedon Hatzakis de bankaların, özellikle de aynı gruba bağlı olup farklı ülkelerde faaliyet gösteren bankaların uluslararası ticarette bir katalizör rolü oynadıklarını belirterek, bu bankaların şirketler arasında güven ve istihbarat sağlama, hukuki konularda danışmanlık yapma, ticari partnerler bulma gibi roller üstlendiğini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*