Mezhep çatışması kontrolden çıktı

  • Giriş : 25.11.2006 / 00:00:00

Amerikan işgalinin ardından şiddet sarmalından kurtulamayan Irak, mezhep çatışması sebebiyle kan gölüne döndü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bağdat'ı kana bulayan saldırıda hayatını kaybeden 202 kişinin tabutu, toprağa verilmek üzere dün gözyaşları içinde Necef'e götürüldü.

Camiler ve bazı evleri yakan Şii Mehdi Ordusu milisleri, dün 30 Sünni'yi katletti. Cuma namazından çıkan 6 kişi de gazyağı dökülerek diri diri yakıldı. Olayın askerî bölgenin yakınında yaşandığı; ancak güvenlik güçlerinin müdahale etmediği kaydedildi. Telafer şehrindeki intihar saldırısında da 23 kişi hayatını kaybetti. İki günde 270 kayıp verilmesi üzerine açıklama yapan BM'nin Irak temsilcisi Eşref Gazi, "Ülkenin denetlenemez bir şiddet dönemi içine girme" riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Amerikan işgaline karşı mücadele eden bazı Sünni grupların, ABD askerinin çekilmesi durumunda Şii saldırısına uğramaktan korktuğu ifade ediliyor.

Şiilerin yoğun olduğu Sadr semtinde önceki gün düzenlenen kanlı saldırıların ardından Bağdat'ta ilan edilen sokağa çıkma yasağına ve itidal çağrılarına rağmen Şii milisler misilleme saldırılarına başladı. Şii milislerin kontrolü ele geçirdiği Hürriyet mahallesinde birçok ev ateşe verilirken, mahalle sakinleri de onlarca kişinin yanan evlerde mahsur kaldığını ve yanarak can verdiğini belirtiyor. Şii lider Mukteda El Sadr'a bağlı milislerin Ahbab El Mustafa, Nidaullah, El Müheymin ve El Kakika camilerine saldırdıkları ve Nidaullah Camii'ni ateşe verdikleri bildirildi. Bunun yanı sıra dün iki farklı Sünni camisine daha saldırı düzenlendi. Bağdat'ta Şii milislerin, cuma namazından çıkan 6 Sünni'yi de yakalayarak, canlı canlı yaktığı bildirildi. Bir polis yetkilisi, olayın bir askeri noktanın yakınında olduğunu; ancak askerlerin müdahale etmediğini belirtti. Sadr hareketinin Bakuba'daki merkezi ile bir Şii camisinin minaresine de saldırı düzenlendiği kaydedildi.

Dün Kufe kentindeki cuma namazında taraftarlarının karşısına çıkan Sadr, Irak'ın önde gelen Sünni din adamı Haris el Dari'den, Şiilere yönelik saldırıları durdurmasını istedi. Sadr, Müslüman Alimler Birliği Başkanı Dari'nin, "Şiilerin öldürülmesini ve El Kaide'ye üye olunmasını yasaklayan" bir fetva yayınlaması gerektiğini söyledi.

Sadr yanlısı Şiiler, işgal gücü olarak güvenliği sağlamadıkları gerekçesiyle ABD'yi suçladı. İşgal güçlerinin bu tür eylemlerden tamamen sorumlu olduğunu belirten meclisteki Sadr yanlısı milletvekillerinden Kusay Abdülvahab, işgal güçlerinin çekilmesi ya da çekilmek için bir takvim belirlemesi çağrısında bulunduklarını söyledi.

Gelişmeler ülkedeki hükümet krizini de tetikledi. Şiiler hükümetten çekilme tehdidinde bulundu. Kusay Abdülvahab, Başbakan Nuri el Maliki'nin gelecek hafta planlandığı gibi Ürdün'de ABD Başkanı George W. Bush ile görüşmesi durumunda meclis ve bakanlar kurulu üyeliklerini askıya alacaklarını söyledi. Şii başbakan Maliki, Amerikan baskısı ile Sadr'ın istekleri arasında sıkışmış durumda. Washington, ülkedeki mezhep kökenli şiddet olaylarının arkasındaki en büyük unsur olduğu düşünülen Sadr'a bağlı Mehdi Ordusu'nun silahsızlandırılması için baskı yapıyor. Ancak Maliki'nin, iktidarını korumak için Sadr ve Sadr taraftarı Şiilerin desteğine ihtiyaç duyduğuna dikkat çekiliyor. Irak'ta Şiiler öncülüğündeki koalisyon hükümetinde Sadr yanlısı 6 bakan, 275 sandalyeli mecliste 30 milletvekili bulunuyor.

Önceki gün bomba seslerinin yükseldiği Sadr semtinden dün ağıt sesleri yükseldi. Kurbanların naaşları ise toprağa verilmek üzere polis eskortunda Şiilerin kutsal kenti Necef'e götürüldü. Şiiler, Mart 2003'teki işgalin ardından en kanlı saldırının gerçekleştiği alana bir anıt inşa etmeyi planlıyor. Bu arada Irak'ın kuzeyindeki Türkmen kenti Telafer'de dün eşzamanlı olarak düzenlenen iki intihar saldırısında 23 kişi öldü, 26 kişi de yaralandı. Bağdat'ın kuzeydoğusundaki Bakuba'da ise Şii lider Sadr'a bağlı bir ofis havaya uçuruldu.

AB, gelişmelerden endişeli

AB, Irak'ta çok sayıda kişinin ölümüne ya da yaralanmasına neden olan "mezhep çatışmalarından" derin endişe duyduğunu bildirdi. AB Komisyonu'nun dış ilişkilerden sorumlu üyesi Benita Ferrero-Waldner, Irak'ta işgalin başladığı 2003'ten bu yana siviller açısından en ölümcül saldırının düzenlendiğini hatırlattı. Ayrımcılıktan kaynaklanan her türlü saldırıyı şiddetle kınadığını bildiren Waldner, tüm siyaset, din ve aşiret liderlerine çağrıda bulunarak, taraftarlarının karşılık vermek ya da intikam almak için yapacakları saldırıları engellemelerini istedi. Waldner, AB'nin Irak'a yardımda kararlı olduğunu belirtti.

'Irak'ı kimse kontrol edemez'

Irak'taki son saldırılar dünyada farklı şekillerde yorumlandı. Dubai merkezli Körfez Araştırma Merkezi'nden Irak uzmanı Mustaf el Alani, durumun, "açık bir iç savaşa" doğru gittiği uyarısında bulunarak, "Irak'ta durum artık tedrici olarak kontrolün çok ötesine gidiyor. Ne Amerikalılar ne de Irak hükümeti bunu kontrol edebilir." dedi. İngiliz Guardian yazarı Jonathan Steele ise Irak'taki "felaketi" sadece Iraklıların önleyebileceğini ifade etti. Steele, "Amerika'nın nüfuzunun da azalmaya yüz tuttuğu şu dönemde, ne Tahran ne de Şam boşlukları doldurabilir. Bir çözüm varsa, Iraklılar, kendileri bulacak." diye yazdı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious