Prefabrik

Milletin yanında erkek Meclis'te ürkek!

Milletin yanında erkek Meclis'te ürkek!.9370
25.08.2009 / 09:30:42

AKP'li Bozdağ'dan Behçeli'ye ağır ifadeler: Erciyes yaylasında kurt olup Ankara ovasında kuzu olmasın.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Türk milletini ve devletini küçük görme, kendi başına bir iş yapamaz gibi görme, önemli sorunun çözümüne dair adımlar mı atılıyor, bunun arkasında bir yabancı parmağı arama kompleksinden vazgeçmesi" gerektiğini söyledi.

Bozdağ, düzenlediği basın toplantısında, terör sorununun çözüm adresinin TBMM olduğunu ifade etti. TBMM dışında çözüm adresi göstermenin ve bu konudaki kesin net açıklamalara rağmen farklı değerlendirmelerde bulunmanın, çözümü sabote etmek ve çözümü istememekten başka bir anlam taşımadığını belirten Bozdağ, "Bu sorun sadece AK Parti'nin sorunu değil, bütün siyasetin, sivil toplumunu, bütün Türk milletinin ortak sorunudur. Dolayısıyla bu sorunun tek muhatabı vardır; o da Türk milletidir. İnsanlar kendi sorunlarını çözerken muhatap aramazlar" dedi.

Sorunun çözüm sürecinde yapılan görüşmelerin "muhatap arayışı değil, çözümü birlikte hayat geçirme arayışı" olduğunu ifade eden Bozdağ, "Terörle hep beraber mücadele ettik, terör sorunun çözümünü ancak milletimizle beraber başarabiliriz" diye konuştu. Bozdağ, sorunun çözümüne dair fikri olanları katkı veremeye davet etti. Bu projenin, milli bir proje olduğunu, bunun Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı ve en son MGK tarafından açıklandığını söyleyen Bozdağ, "Bütün bunlara rağmen sayın Devlet Bahçeli'nin bunun bir Amerikan projesi olduğunu söylemesini kabul etmek mümkün değildir" dedi. Bozdağ, "Sayın Bahçeli, Türk milletini ve devletini küçük görme, kendi başına bir iş yapamaz gibi görme, önemli sorunun çözümüne dair adımlar mı atılıyor, bunun arkasında bir yabancı parmağı arama kompleksinden vazgeçmelidir" ifadelerini kullandı.

"Ancak hayatları talimatla, dizayn siyasetiyle geçenlerin bağımsız ve milli bir proje karşısında komplekse düşmeleri kadar normal bir şey olmayacağını" savunan Bozdağ, şunları söyledi:

"MHP'nin, çözüm sürecine ilişkin kamuoyuna somut açıklamalar yapılmadığı halde, sadece usule ilişkin değerlendirmeler yapıldığı halde, işin muhtevasında bir şeyler varmış gibi bir ön yargı ve ön kabulle hareket ederek, daha sürecin başında 'çözüm' diyenleri hain ilan etmek suretiyle, 'kan, gözyaşı dursun, kardeşlik güçlensin, ülkenin bölünmez bütünlüğü pekişsin, mutluluk, refah artsın, huzur gelsin' diyenleri ihanetle ithamıyla karşı karşıyayız.
Böyle bir şey olabilir mi? MHP, terör sorununun çözümünden, akan kanın durmasından, şehit cenazelerinin bir daha olmayacağı ihtimalinin ortaya çıkmasından rahatsız mıdır? Şehit cenazelerinde bindirilmiş kıtalarla kurt işareti yapmayı ve orayı adeta bir partinin propaganda alanına dönüştürmeyi siyasetinin, hamasetinin ekseni mi kabul ediyor? Çözüm gelirse böylesi bir propaganda vasıtasından mahrum kalacağı için mi telaş ediyor? Yok terörün bitmesinden yanaysa, o zaman çözüm önerileri nedir? Hükümete söylemiyorsa, Türk milletine karşı sorumludur ve bunu söylemelidir. CHP'nin görüşlerini okuyabiliyoruz ama bu süreçte MHP'nin görüşlerini, fikirlerini okuma imkanımız maalesef olamamıştır."

-"SÜRECİN SAĞLIKLI İŞLEMESİNE KATKIDA BULUNMUYOR"-

Kanın durmasını istemenin ihanet olmadığını, asıl ihanetin "kanın akmasını istemek" olduğunu belirten Bozdağ, "Ülkemizde, bölücü terör nedeniyle artık al bayrağa sarılı şehit cenazelerinin olmamasını istemek ve bunun için çalışmak ihanet değil, şerefli bir vazifedir. Asıl ihanet; istismar edilecek, üzerinde siyaset ve hamaset nutukları atılacak şehit cenazeleri gelmeyecek diye telaşa kapılmaktır. Bu ülkede yaşayan herkesin bir, eşit, kardeş ve dost olmasını istemek, onların huzur, güvenlik ve refahı için çalışmak, ihanet değil, şerefli bir görevdir.

Asıl ihanet, bu çalışmalardan rahatsız olmaktır. Sevginin, saygının, kardeşliğin, birliğin, mutluluğun türküsünü söylemek ihanet değildir, vazifedir. Ama ayrılıkçılığın, ırkçılığın, düşmanlığın türküsünü söylemek ihanettir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü pekiştirecek milli bir projeyi hayata geçirmek ihanet değildir, asıl ihanet, ülke menfaatleri ile parti menfaatleri karşı karşıya geldiğinde parti menfaatlerini öne almak, ülke menfaatlerini öne almamaktır." MHP'nin yaptığı açıklamaların sürecin sağlıklı işlemesine katkıda bulunmadığını belirten Bozdağ, MHP'nin dillendirdiği siyasetin "etnik milliyetçiliği esas aldığını" ileri sürdü. Milliyetçiliğin farklı noktaya götürüldüğü zaman dünyanın pek çok sıkıntılar gördüğünü anlatan Bozdağ, "Hitler de milliyetçiliği bir noktaya götürdü ama kaybeden Almanya oldu. Yugoslavya'da milliyetçilik başka boyutlara gitti, kaybeden Yugoslavya oldu" dedi.

MHP'nin mantığıyla bakıldığı zaman MHP'nin geçmişte yaptıklarından örnekler vermek istediğini ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti: "1991'de MHP, DYP ve SHP koalisyonuna güven oyu verdi, oysa güven oyu almaya sayıları yetmiyordu. SHP'nin içinde Ahmet Türk, Leyla Zana, Hatip Dicle vardı. Genel Başkanımızın Ahmet Türk ile görüşmesini PKK ile görüşme olarak değerlendirenlerin mantığıyla sorduğumda; MHP, PKK'yı 1991'de iktidara mı taşıdı? Verdiği oy, PKK'nın hükümet olmasına mı yaradı? Böyle bir mantık olabilir mi? 1992'de rahmetli Alparslan Türkeş, Leyla Zana'nın da içinde bulunduğu DEP heyetini kabul etti, görüştü. O zaman bu mantıkla baktığınızda; 17 sene önce MHP, PKK ile müzakere mi başlattı? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle hastalıklı mantıkla hangi olayı değerlendirebiliriz?

- "MİLLETİN YANINDA ERKEK AMA MECLİSTE ÜRKEK" -

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, demokratik açılım tartışmalarına ilişkin olarak, "Bundan sonra Allah rızası için gelin, bunu siyasi polemiklere konu etmeyelim. Bu konu siyaset üstü, partiler üstü konudur. Gelin, kimin ne çözüm önerisi varsa onu ortaya koysun, katkıda bulunsun ve bu problem Türkiye'nin gündeminden çıksın" dedi.

Bozdağ, düzenlediği basın toplantısında, bugüne kadar 8 tane pişmanlık yasası çıktığını, bunların 4'ün de MHP'nin desteği olduğunu söyledi. AK Parti'nin 2003'te pişmanlık yasası çıkardığını anımsatan Bozdağ, "O zaman MHP'nin tavrı 'terörün ekmeğine yağ sürmek, teröre prim vermek, teröristleri serbest bırakmak, şehit ailelerini boyununu bükmek' şeklindeydi. Bu dürüstlük müdür?" diye sordu.

Devlet Bahçeli'nin "Amerikan Projesi" sözlerini anımsatan Bozdağ, "Asıl Amerikan projesi, bölücü başının idamdan kurtulmasıydı. Bölücü başının boynundan ipi çıkarmaktı ve bu projenin taşeronluğunu da MHP yaptı" dedi. MHP'nin o dönemde "bölücü başını idam" propagandasıyla seçimlere girdiği ifade eden Bozdağ, o dönemde idam kararının Başbakanlıkta bekletildiğini hatırlattı. "Başbakanlıkta bu idam dosyasının yolunu kesen Sayın Bahçeli'dir" ifadesini kullanan Bozdağ, Başbakanlıkta dosyanın bekletilmesine ilişkin kararın altında Bahçeli'nin imzası olduğunu söyledi.

Bozdağ, karara ilişkin belgeyi gazetecilere dağıttı. Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne mani oldu Sayın Bahçeli? Millet yalvardı mı size dosyaya Başbakanlıkta tutun diye? Millet, 'aman Abdullah Öcalan'ı asmayın' diye Ankara'ya mı yürüdü? Şehit aileleri size yalvardı mı, bu millet size yalvardı mı? Size kim ricada bulundu 'bunu böyle yapın' diye? İzah eder misiniz? Şimdi konuşuyorlar 'PKK'yı muhatap alma' diye. Esas PKK'yı ilk ve son defa Türkiye'de muhatap alanlar bunlardır. Diyor ki belgenin bir kısmında; 'genel başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın terör örgütü ve yandaşı çevrelerce, milleti ve devletiyle Türkiye'nin yüksek menfaati aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde erteleme sürecinin kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususunda görüş birliğine varmışlardır...' Ne diyor biliyor musunuz terör örgütüne; 'sakın ha eylem yapmayın, yaparsanız bölücü başını asarız'. Bu, terör örgütü muhatap almak değildir de nedir?

Acaba terörün 1999'dan 2002'ye kadar sıfıra inmesinde bunun etkisi var mıdır, bilmiyorum. Bu bir muhatap almadır. Şimdi, kalkıp oradan buradan gürlüyor. İktidarda gürlemek lazım. Erciyes'te kurt olup Ankara'da kuzu olmamak lazım. Orada uluyorsan, Ankara'da da uluyacaksın, Meclisin çatısı altında da uluyacaksın. Öyle yağma yok. Milletin yanında erkek ama Mecliste ürkek olacak tavrı biz hiç benimsemedik. Bölücü başı, cezası Başbakanlıkta bekletilen tek mahkumdur. Bu ayrıcalığın, imtiyazın sebebi nedir, bu muhabbetin sebebi nedir? İçtüzüğe göre, Meclis komisyonlarında bekleyen bir konu belli bir süre görüşülmediği zaman milletvekili gündeme alınmasını isteyebilir. işte o zaman milletvekillerinden biri 'gündeme alalım' derse, 'boynundaki bu ipi çıkaramayız, idamdan kurtaramayız' diye Meclisten, milletin temsilcilerinden korktukları için Meclisten kaçırmışlardır."

İdam cezasının kaldırılması komisyonda görüşülürken, cezanın kaldırılmasını önlemeye yönelik önergeye MHP'li bir üye dışındaki üyelerin çekimser kaldığını iddia eden Bozdağ, "MHP'li sayın üyeler idamın kaldırılması aleyhinde onca konuşma yaptıktan sonra, bu arada ne oldu da sayın üyeler konuştukları düşüncenin doğrultusunda oy vermediler? Kim verdi talimatı 'çekimser kalın' diye? 'Komisyonda başına bir şey gelmeden genel kurula gelsin' diye bir talimatı sayın Bahçeli verdi mi, vermedi mi?" diye sordu.

"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" diyen Bozdağ, "MHP, AB'ye verdiği sözü tutuyor millete verdiği sözü tutmuyor" dedi. MHP'nin mayın ilgili yasaya karşı olduğunu, Meclisi 40 gün kilitlediğini, idamı kaldıran yasanın ise bir günde geçtiğini anımsatan Bozdağ, "Madem samimiydiniz, karşıydınız, bu bir ihanetti, neden direnmediniz, niye Meclisi kilitlemediniz?" diye konuştu.

Bozdağ, 1999'da terör örgütü ele başının idamının kesinleştiğini ve MHP'nin bu yılda ve sonraki üç yılda iktidarda olduğunu belirterek, "Niye asmadın da bir ada tahsis edip besledin? Eline ayağına mı yapıştı bu millet senin? Aradın da ip mi bulamadın? Yoksa ayağının altına sehpa mı bulamadın? Kim mani oldu?" sorularını yöneltti. Muhalefette ne söylendiyse iktidarda onu yapmak gerektiğini ifade eden Bozdağ, "Alemi kör, herkesi sersem yerine koyarak siyaset yürütülemez" diye konuştu. Türkiye'nin önemli bir sorunun çözümünü konuştuğunu, bu konunun siyasi polemiklere alet edilmesinden son derece rahatsız olduklarını dile getiren Bozdağ, "Bundan sonra Allah rızası için gelin bu konuyu siyasi polemiklere konu etmeyelim. Bu konu siyaset üstü, partiler üstü konudur. Gelin, kimin ne çözüm önerisi varsa onu ortaya koysun, katkıda bulunsun ve bu problem Türkiye'nin gündeminden çıksın" dedi.

-VAHİT ERDEM'İN AÇIKLAMALARI-

Bozdağ, bir gazetecinin, "Sizin somut önerileriniz nedir? 6,5 yıldır iktidardasınız neden bir şey yapmadınız?" sorusu üzerine, terör sorunun Türkiye'nin bir günlük sorunu olmadığını, yaklaşık 30 yıllık sürede MHP'nin de başka partilerin de iktidar olduğunu kaydetti.

"Onlar niye çözmediler bu sorunu?" diyen Bozdağ, "Bu meseleyi çözüm noktasına getiremediler. AK Parti, 7 yıllık iktidarında ortaya koyduğu anlayışla, icraatlarıyla bugün bu çözüm ortamının oluşmasını temin etmiştir" diye konuştu. Sorunun çözümüne ilişkin formüllerin hep birlikte bulunacağını ifade eden Bozdağ, konuyla ilgili gelecek günlerde açıklama yapılacağını söyledi. Bir gazetecinin, "Partiniz milletvekili Vahit Erdem'in sürece ilişkin eleştirileri olduğunu" belirtilmesi üzerine Bozdağ, AK Parti'nin büyük bir parti olduğunu, herkes aynı düşüncede olacak diye bir kural bulunmadığını kaydetti. Bu projenin, devletin ülkesiyle milletiyle bölünmez bütünlüğü pekiştiren bir proje olduğunu ifade eden Bozdağ, "Bireysel bir görüştür. Partimizin görüşünü yansıtmıyor.

AK Parti, bu projeyi, Cumhuriyetin temel niteliklerini güçlendiren, Türkiye'yi daha güçlü yapan bir proje olarak görüyor" görüşünü dile getirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*