Milli Güvenlik Siyaset Belgesi provokasyonlarla onaylatıldı

  • Giriş : 27.04.2006 / 00:00:00

TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Meclis’in 23 Nisan özel oturumunda yaptığı konuşmanın yankıları sürüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bir dönem Özel Harp Dairesi’nde de görev yapan Tanrıverdi, belgenin ‘provokatif hareketlerle’ hükümete imzalattırıldığını öne sürdü. Emekli tuğgenerale göre Diyarbakır olayları başta olmak üzere son bir yılda yaşanan bütün tahriklerin, MGSB’nin onaylanma süreci ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile yakın bağlantısı var. Tanrıverdi, süreçteki kilometre taşlarını şöyle sıraldı: “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi 2005 yılından beri yürürlüğe sokulmaya çalışılıyor. 2005 Nevruz’unda Mersin’de yaşanan bayrak provokasyonundan sonra belge temmuzda Milli Güvenlik Kurulu (MGK)’na getirildi; ancak geri döndü. Bu süreçte Hakkari bölgesinde bir dizi bombalama eylemi yaşandı. 24 Ekim 2005 MGK’sında belge onaylanıp Bakanlar Kurulu’na gönderildi. Ardından Şemdinli’deki olaylar yaşandı. Hükümet belgeyi bekletiyordu. En son Şemdinli iddianamesi ve Diyarbakır olayları ile eşzamanlı olarak hükümet de MGSB’yi onaylamak zorunda kaldı. TMK tartışmaları da yine bu süreçte yaşandı.”

Emekli tuğgeneral, gizli tutulan MGSB’nin bombalama ve provokasyon hazırlığındayken Ankara’da yakalanan Sauna Çetesi lideri Kasım Zengin’in kasasından çıkmasını da tesadüf olarak görmüyor. Çünkü ona göre söz konusu belge darbelere dayanak oluşturan bir hüviyete sahip. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin askerler tarafından hazırlanarak Bakanlar Kurulu’na onaylattırıldığına işaret eden Tanrıverdi, “Böylece, güvenlikle ilgili sorumlulukları TSK’ya havale etme kolaycılığını benimseyen kabineler, Silahlı Kuvvetler’in iç müdahalelerine zemin hazırlamış olurlar. Tehdidi tespit etmeyi de, tedbiri almayı da Silahlı Kuvvetler’e yaptırırsanız, EMASYA planlarından ve sivil otoriteye müdahale edilmesinden şikayet edemezsiniz. Milletten yetki alanlar o yetkiyi kullanmada önlerine çıkan kurumsal engellere o yetkinin gücünü teslim edemezler.” ifadelerini kullanıyor.

Güncellenen mevcut MGSB’de aşırı sağ tehdit olmaktan çıkarılırken, irtica, bölücülük ve aşırı sol iç tehdit unsurlarının başında yer alıyor. Ulusalcılık adı altında bazı yapılanmalara gidildiği bir dönemde milliyetçiliğin iç tehdit olmaktan çıkarıldığının altını çizen Adnan Tanrıverdi, bundan sonraki süreç konusunda şu tahminde bulunuyor: “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne uygun olarak hazırlanmış olan direktif, planlama emirleri ve planlar, üstten aşağıya doğru indikçe; bürokratik kadrolar içinde fişleme, bölünme ve ayrışma başlayacaktır. Sonra, aşırı sağcı ve milliyetçi olarak görünenler ile dinî duyarlılığı az olan ve İslam’dan başka bir inanca sahip olanlar kendilerini göstermeye başlayacaklar ve kritik görevlere bunlar getirileceklerdir. Solcu, mürteci ve bölücü damgasını yiyenler de kritik görev ve kadrolardan uzaklaştırılacak; bir uydurma kulp takılarak devletten tasfiye sürecine girecekler. Liyakate kimse bakmayacak ve kimliğe önem verilecektir.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious