Milliler kötü gidişe dur dedi! İşte galibiyetin yankıları

Milliler kötü gidişe dur dedi! İşte galibiyetin yankıları.9381
  • Giriş : 13.09.2007 / 11:04:00

(A) Milli Futbol Takımı, dün gece Macaristan'ı 3-0 yenerek, gruptaki 3 maçlık kötü gidişine ''dur'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


(A) Milli Futbol Takımı, 2008 yılında İsviçre ve Avusturya'nın ortaklaşa düzenleyeceği 13. Avrupa Şampiyonası finalleri öncesindeki elemelerde, (C) grubundaki 8. maçında Macaristan'ı 3-0 yenerek, gruptaki 3 maçlık kötü gidişine ''dur'' dedi.Yazarların yorumları şöyle;

KAZIM KANAT: NAPOLYON TERİM (SABAH)

Bilinen hikayedir ama yazayım: Fransa kralı, Napolyon'a sormuş: "Bütün bu zaferleri tek başına mı kazandın?" Napolyon, aynen şunu demiş; "O savaşları ben kaybetseydim sen kimi asacaktın?" İki imparator Napolyon ile Terim'in kaderlerinin kesiştiği noktadaki fark şu: İlk kez Terim'e 'Tarihi utanç' maçı sonrasında eleştiri getirdik ve dedik ki, "Malta utancı senin eserin!" Bay Terim'in dediklerinin hiç kıymeti harbiyesi yok. Sadece şu; "Ben ders almam, ders veririm" cevabı bizlere soru sorma hakkı vermiştir. Elbette, "Ders almak için..." Terim'e soruyorum:

1- Şükür, Letonya ve Yunanistan maçlarında yedekliği reddetti. Bu kez yine aynısı olu. (Böyle bir davranışı içine sindirdiğini hiç sanmam.)

2- Apoletleri sökülmüş Emre Aşık'ı bir gecede general yaptın. Böylece 10 kişi oynadık. Ayrıca takımlarında oynayamayan Belözoğlu, Kahveci ve Şanlı'ya forma verdin. (Bunun mantıklı izahını bir antrenör seminerinde yapabilir misin? Hiç sanmam.)

3- Emre Aşık-Servet ikilisini yan yana oynattın. Bu çılgınlık. (Bu ikiliyi Moldova maçında oynatır mısın? Hiç sanmam.)
4- Türkiye'nin kader maçını sahanda oynuyorsun. Peki; iki ön liberolu ve tek santrforla çıkıyorsun? (O cesur Terim bu maçın 60. dakikasında çift santrfora döndü.)

5- Bayern'in gol ve asist kahramanı olan Hamit, Macaristan maçında savunma ağırlıklı oynadı. (Bayern hocası Hitzfeld maç sonrası Hamit'e "Senin hocan gerçekten Terim miydi?" dese ne dersin?)

LEVENT TÜZEMEN: TERİM YOLUNU BULDU (SABAH)

Schiller şöyle demiş: "İnsanı büyük veya küçük, başarılı veya başarısız, mutlu veya mutsuz yapan kendi iradesidir."

Milli Takım'da ilk yarı irade zaafı yaşanıyordu. Beyinler, ayaklara doğru komut vermiyor, milliler kalitelerini sahaya yansıtamıyordu. Çünkü ağır eleştiriler baskı yaratmıştı. Hepsi hata yapmamak adına sorumluluktan kaçıyor, kulüplerinde çok rahat sergiledikleri hareketleri yapamıyordu.

Aslında Malta'daki takım da iyiydi ama Aurelio eksikti. Biz Malta'da ön liberoyu unuttuğumuz için puan kaybettik. Biraz da Malta'yı gözümüzde küçülttük. İyi takımız, sabırlı olmalıyız. Bir gerçek var ki değişimle gelen bu zaferde medyanın yarattığı gerilim de etkili oldu. Tatlı tatlı tartışalım ama kalp kırmayalım.

GÜRCAN BİLGİÇ: BU KEZ BALIK KAÇMADI (SABAH)

Sıkıntılı geçen ilk yarının ardından 68'de hayat getiren golü bulduk. Emre'nin nefis pasında Tuncay orta direğe kesti Gökhan noktayı koydu. Sevinçle ayağa kalktık. Omuzlarımdaki yükü attık. O golün hepimiz sahibiydik sanki.

Öyle bir rakip vardı ki, karşımızda gol yiyor ama sahasından çıkmıyordu. Fark açılmasın diye kıpırdamadılar.

Yunanistan'ın, Norveç'ten kaptığı 1 puan elimize Avrupa biletlerini tutuşturdu. Şimdi kaderimizi elimize aldık. Macar galibiyeti önemliydi. Ama Macar takımı dengimiz değildi. Kazanmanın güzelliği rehaveti getirmemeli. Daha farklı olmamız ve daha çok koşmamız ğereken maçlar da oynayacağız.

TURGAY DEMİR: 5 PUANLIK MAÇ (FOTOMAÇ)

Doğru zamanda, doğru hamleler yapılınca Macarlar ceza sahalarından çıkamaz hale geldiler. Emre Belözoğlu ateşledi, Tuncay özlediğimiz gibi oynadı, her zaman dağıtan Servet bu kez savunmayı toparladı, Üzülmez soldan bindirdi.

Tek kelimeyle ezmeye başladık. Bu baskı sonucu Gökhan en önemli özelliği olan golcülüğünü konuşturup hepimizi rahatlattı. Hemen arkasından, Malta'da yokluğunu hissettiğimiz Marco, attığı golle bu kez varlığını hissettirip maçı kurtardı. Yunanistan'la Norveç yenişemeyip ikişer puan kaybedince galibiyetimiz çok daha anlamlı hale geldi. Deyim yerindeyse aldığımız "5 puanla" gruptaki yol haritamız yeniden bizim lehimize şekillendi. Sonu hayırlı olsun...

İLKER ATEŞ: KADER ANI.(FOTOMAÇ)

Her şey Macar futbolcunun oyundan atıldığı dakikada başladı. Eğer rakip on kişi kalmasa biz bu maçı büyük olasılıkla kazanamayacaktık. Sonrasında her şey çorap söküğü gibi Macarların aleyhine, bizim lehimize gelişti. Futbolda şans her zaman büyük faktördür.

Fatih hoca, Malta maçından ders almış (!) olmalı ki 6 değişik futbolcuyu sahaya sürdü. Attığımız gole kadar, oynadığımız bir şey yoktu. Rakip azalmazsa, açık konuşalım, kazanma garantimiz de yoktu. Hakemin Macar oyuncuya kırmızı kart göstermesi doğru muydu derseniz, "?" derim.

Dün gece Tanrı, bizimle beraberdi. Hem kazandık, hem de Norveç-Yunanistan maçından beklentimize kavuştuk. Şimdi top tekrar bizim ayağımızda. Artık, finallere gitmeyi değil, grup birinciliğini hedefleyebiliriz.

HADİ TÜRKMEN: GÜNDEM DEĞİŞTİ! (FOTOMAÇ)

İlk yarıda Macarlar, olağanüstü bir direniş gösterdi. Bu galibiyeti, maçın İskoç hakemi Dougal'a borçluyuz. Eğer rakibe sarı kart yerine, aleyhimize penaltıyı verseydi, bugün UEFA'lıktık. Kesinlikle dosyamız Zürih'te hocamız da psikolojik tedavideydi.

Bu yüzden alınan skor, bizi aldatmamalıdır. 2008 Avrupa Şampiyonası'na gidebilmemiz için zorlu engeller bizleri beklemekte. Kötümser olmak istemiyorum ama bu futbolla ve kadroyla işimiz gerçekten çok zor. Macaristan'ı 3-0 yensek de tünelin ucundaki ışık hala net bir şekilde görünmüyor. Ama kimse bunu umursamıyor. Çünkü alınan skorla bugün medyada gündem değişti bile.

ERMAN TOROĞLU: ALLAH RAZI OLSUN HAKEMDEN!.. (HÜRRİYET)

Dün Macar oyuncu atılana kadar milli takımın futbolundan memnun olan var mıydı? Ama tabela 3-0. Aynı pozisyon bizim aleyhimize çalınsaydı, acaba bizim teknik adamlarımız ve federasyon yetkililerimiz neler söylerdi? Olsun, bizim işimiz gördüğümüzü söylemek ve gördüğümüzü yazmak. Zor da olsa kazandık. İyi mi oynadık? Hayır. Ama "Kılım döndü, sakatlandım. Ben tribüne çıkayım" diyerek oynamayan futbolcuların canları sağolsun. Futbola rekabeti sokarsanız bir yere varırınız. Ama tabi senatörlerle oynarsanız geçmişe dönersiniz.

Bilmiyorum Fatih Terim ders aldı mı? Yoksa hala inat ediyor mu, "Ben ders veririm" diye.

Kazandığımız zaman gerçeği Tokat gibi suratımızda görürsek, doğru yere varırız. Ben dün gece sadeace sonuçtan memnunum, futboldan değil. Hiçbir şey oynamadan hakem sayesinde kazandık. Muhakkak yarın suçlarlar, "Milli Takım böyle eleştirilir mi?" diye. Ama maçtan sonra futbolseverlerle konuşuyorum, "Milli takımı beğendiniz mi?" diye soruyorum. "Macarlar 10 kişi kalana kadar hayır" dediler, "Allah razı olsun hakemden" dediler. Bugün Ramazan. Bütün müslümanlara kutlu olsun.

CAN BARTU: SADECE KARABULUTLAR DAĞILDI (HÜRRİYET)

MALTA önündeki rezaletin ardından Macaristan karşısında kazanmaya mecburduk. İstediğimizi aldık. Fatih Terim, kadroda değişikliğe gitmiş. Karar her zaman hocanındır. Ama, sezon başından beri maç oynamayan Emre Aşık'ın sahada işi ne.

Milli Takım, ikinci yarıda gerçek kimliğine kavuştu. Şansımız da vardı. Burada önemli olan maça kazanmamızdı, kazandık. Yunanistan ve Norveç ile oynayacağımız hayati sınavlar, gruptaki işin kaderini belirleyecek.

Dün gece güven kazandık, seyircimize kavuştuk, Fatih hoca için de iyi oldu. Üzerimizdeki kara bulutları dağıttık.

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious