Mine abla: Barış Manço ile çalmam olay olmuştu

Mine abla: Barış Manço ile çalmam olay olmuştu.10245
  • Giriş : 12.08.2007 / 08:17:00
  • Güncelleme : 31.08.2016 / 20:39:05

Barış Manço’nun “Adam Olacak Çocuk” programından tanıdığımız ‘Mine Abla’ albüm hazırladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Klasik, caz ve pop müziğin yanında Türk müziğinin nağmelerini de piyanosu ile konuşturan sanatçının hedefi hemen ikinci ve üçüncü albümü çıkarmak.

Piyanodan çıkan naif nağmeler her zaman yüreklere dokunur. Hele de onu ustasının parmaklarından dinlerseniz başka şeye konsantre olmanız zordur. İşte o usta parmaklardan biri bugünlerde çiçeği burnunda albümüyle konuk oldu sayfalarımıza. Uzun yıllar devlet konservatuarında hocalık yapan Mine Mucur’dan bahsediyoruz. Barış Manço’nun Mine ablası dersek sanırız herkes tanıyacak onu. Mucur, müziğe 8 yaşında piyanoya çalarak başlıyor ve 21 yaşında konservatuar hocası oluyor. Emekli olduktan sonra da dinleyenlerini 5 yıldır Çırağan Sarayı’nın ihtişamında terennüm ettiriyor. Yurtdışında birçok yarışmadan dereceyle dönen şarkılarda hep onun imzası var. Mucur, klasik, caz, pop müziğinin yanında Türk müziğinin nağmelerini de piyano ile konuşturuyor. Kendini yaşından genç hissetmesinin, daha enerjik olmasının ve olaylara pozitif bakmasının sebebinin müzik olduğunu söyleyen sanatçı ile ilk röportajı yapmanın mutluluğunu da biz yaşıyoruz. Mine ablaya bir kez daha albümünüz hayırlı, uğurlu olsun deyip piyanosundan Yalnızam, Lal, Kimseye Etmem Şikayet, Kaybolan Yıllar, Bu Akşam Çok Efkarlıyım, Hep Böyle Kal, Santa Lucia, Sen Gelmez Oldun gibi unutulmaz şarkıları ve kendisine ait olan özel bestelerini dinlemeye koyuluyoruz. Onu bir de canlı olarak dinlemek isterseniz her akşam 20.00-23.00 arası Çırağan Sarayı’ndaki Tuğra Restoran’a uğramanız yeterli.

Müziğe yıllarını vermiş bir sanatçı olarak albüm için geç kalmadınız mı?

Evet, geç kalmış bir albüm, kabul ediyorum; ama ben çok kaderciyim ve her şeyin bir zamanı olduğuna inanıyorum. Bu, uzun zamandır yapmayı istediğim, biraz ihmal ettiğim, biraz tembellik ettiğim bir durumdu. Gecikmesi belki iyi oldu. Çünkü konservatuardaki bilgilerim, Çırağan’daki tecrübelerim ve yılların verdiği duygular, hepsinden bir şeyler var.

Aslında albümü kendi bestelerinizden oluşturabilirdiniz…

Hiç planlanmamıştı dedim ya. Bir sürü teliflerle, izinlerle uğraştık. Aslında onlarla uğraşana kadar kendi bestelerimi koysaydım böyle bir şeye de gerek kalmayacaktı. Ama bu albümüm, türünde ilk. Şöyle ki; piyano ile hem pop, hem klasik, hem napoliten hem de kendi bestelerini çalan ikinci bir kişi yok. Seçtiğim şarkılar herkeste hatırası olan ölümsüz besteler...

Neden albüm yapmak yerine konservatuarda hoca oldunuz?

Konservatuarlar çok kapalıdır böyle şeylere. Konservatuarda hocasın, başka bir şey yapma. Mesela benim Barış Manço ile TV’ye çıkışım konservatuarda büyük olay oldu. Yani sen bir akademisyensin, nasıl olur da bir pop müzik şarkıcısı olan Barış Manço’nun arkasında bir programa çıkarsın? Ben bunu bile zar zor anlatabildim insanlara. Ben sıradan bir insanın programına çıkmıyorum, o şöyle kültürlü şöyle entelektüel dedim. Aman görünmeyim diye ekranlardan kaçıyordum. Bir iki röportaj verdim, başka vermedim aynı sebepten.

Yurtdışında pek çok yarışmada ülkemizi temsil eden bestelere imza attığınız…

Konservatuar çevresinde klasik müzik dışında hiçbir şeyin önemi yoktur. Caz, pop gibi eserler kayda değer değillerdir diye düşünürlerdi. Ama benim bir gözüm batıdayken diğeri hep doğudaydı. Mesela biz Mısır’daki yarışmalara çok gittik. Orda bana yeni bir dünya açıldı. Mısır’daki yarışmalara 8-9 tane şarkı yazdım. Coşkun Demir’le Kahire’de birinci olduk. Meltem Taşkıran’la üçüncü olduk. Geçen senelerde bir öğrencimle, Figen Çakmak’ın yazdığı bir eserle birincilik üstü bir ödül kazandık. Çok büyük bir sükse oldu. Belki Türkiye’den daha çok tanınıyorum Mısır’da.

Çırağan’ın misafirleri genelde yabancılardan oluşuyor. Onlar Türk müziğine nasıl bakıyor?

Misafirlerin yüzde 90’ı da yabancılardan oluşuyor. Çoğu Türk müziği ile yakından ilgileniyor. Amerikalılar çok ilgi gösteriyor. Burada çaldığım şarkıları kameraya çekmişlerdi, onu barbekü partilerinde fonda dinletmişler. Ben de yabancı konukları cezp etmek için Fransızlar varsa Fransızca şarkılarla başlayıp ardından Türkçe şarkılara geçiyorum. Kimileri de klasik çalıyor musunuz, deyince kırmıyorum..

***

Yarışmalarda öğrencilerimle rakip olduk

Bizim tanıdığımız ünlülerden hangileri sizin öğrencinizdi?

Candan Erçetin, Kenan-Ozan Doğulu, kız kardeşleri Canan Doğulu, Eser Taşkıran, Ferhat Göçer, Sertab Erener, Barboros Büyükakkan, Suat Suna, Doğan Kospançalı, hepsi benim öğrencilerimdi. Hatta Suat yarışmaya benimle beraber hazırlandı, Doğan da öyle. Bir sürü konuda ben yenilikçi ve onlara önderlik eden bir çizgide oldum. Bir sürü yarışmada öğrencilerimle rakip oldum. Seve seve, eğlenerek gülerek yarıştık. Ayrıca Melih Kibar’la beni Candan Erçetin tanıştırdı ve Kibar uzun yıllar aranjörlüğümü yaptı.

Türk ve yabancı sanatçılarla beraber aynı sahneyi paylaşmak istedikleriniz muhakkak vardır.

Sezen Aksu ile tanışmak, çalışmak çok isterim, hakikaten çok yetenekli biri. Hüsnü Şenlendirici son dönemlerde çok beğendiğim bir sanatçı. Bir de çok sevdiğim Kimseye Etmem Şikayet’i çok güzel yorumluyor, o da CD’sine almış ben de aldım. Bir gün bu şarkıyı onunla çalmak en büyük isteğim. Bir de Tarkan, tabiî ki o bizim gözbebeğimiz. Ben piyano çalarım, o da söyler. Elton John hayranıyım ben, bir de Andrew Lloyd Webber var.

Jürili şarkı yarışmalarıından size de teklif gelirse kabul eder misiniz?

Gelirse kabul edebilirim ama hiçbir zaman beğenmediğim birine de beğendim demem. O zaman belki de antipatik olurum. Müzik konusunda hiç taviz veremem. Detone birine, ay çok güzel okuyorsun, diyemem.

***

Barış, çok ileri görüşlü biriydi

Barış Manço ile 10 odalı bir motelde tatilde tanıştık ve bir gün telefonla arayıp “TV programı yapıyorum, çocuklara piyano çalacaksın tam senin kalemin.” dedi. Konservatuardaki arkadaşlardan çok tepki aldım; ama iki yıl boyunca devam ettim. Bırakmak istediğimi öğrenince çok şaşırdı. “İleride ‘Mine ablayım’ diyeceksin bütün kapılar sana açılacak.” dedi; ama ben dönmedim. Şimdi bakıyorum herkeste Barış Manço’nun Mine Ablası imajı oluşmuş. Çok ileri görüşlü bir adammış, bunu anladım. Vefat etmeden 1 ay önce Melih Kibar’ın yanında tesadüfen görüştük, bir saate yakın muhabbet ettik. Onun vefatına belki de en çok ağlayanlardan biri bendim. Ona bir şey olmaz, o ölmez gibi, kahraman gibi düşünüyordum. Albüme o kadar hazırlıksızdım yakalanmıştım ki Barış Manço’nun şarkılarından birini çalmak aklıma gelmedi ve çok üzüldüm. Kol Düğmeleri benim için çok özeldi. İkinci albüme mutlaka koyacağım.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious