Minik Aleyna, babasının ciğerinin köşesi

Minik Aleyna, babasının ciğerinin köşesi.9276
  • Giriş : 04.12.2008 / 08:21:00
  • Güncelleme : 04.12.2008 / 08:21:21

Dedesinin topladığı mantarları yiyen Aleyna zehirlendi... Babasının bir kararıyla hayata tutundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Küçük Aleyna'nın kaderi Nazar gibi olmadı. Çatapat yuttuğu için karaciğer nakli olmak için ameliyata alınan Nazar, babasının ailesinin hastaneyi basmasıyla yarım kalan ameliyat sonrası hayatını kaybetti. Ama Aleyna'nın babası herkesi karşısına alıp kızını hayata bağladı.

Dedesinin topladığı mantarları yiyen ve annesi, babaannesi ve dedesiyle birlikte zehirlenen 2.5 yaşındaki Aleyna'nın hayatını, olay sırasında temizlik işi için Sakarya'da bulunan babası kurtardı. Karaciğeri iflas eden ve ölümle pençeleşen küçük Aleyna, babasının ciğerinin köşesinden gelen bir parça ile yaşama tutundu.

Geçtiğimiz bayram 6 yaşındaki Nazar Emre, kardeşinin ezdiği çatapatları çikolata sanıp yemiş, karaciğeri iflas etmişti. Baba kızına ciğer vermek için ameliyata alındığında nakle karşı çıkan akrabaları “Kız zaten ölecek, baba sakat kalmasın” diye hastaneyi bastı, anne imzayı geri çekti, ameliyat yarım kaldı. Nazar ertesi gün öldü. Ama Aleyna'nın kaderi onun gibi olmadı. Çünkü onun babası Murat Şahin, akrabaları ve çevresinin, “Bir çocuğun daha var. Riske girme, yarım kalma” ısrarlarına kulak tıkayarak ameliyata yattı, kızının hayatını kurtardı.

KIZIM ÖLSEYDİ BEN NASIL YAŞARDIM?

“18 yıl öncesiydi, yengem ve yeğenim mantardan zehirlenip öldüler, o gün bu gündür mantar yemem, çocuklarıma yedirmem” diye sözüne başlayan 26 yaşındaki baba Murat Şahin, şimdi mantardan zehirlenen ve karaciğeri iflas eden 2.5 yaşındaki kızına ciğerinin köşesini vermenin mutluluğunu yaşıyor. Kızı ile birlikte hastanede taburcu olmayı bekleyen Murat Şahin, “Aleyna ölseydi ne ona mantar yediren babamı, ne eşimi, ne de kendimi affederdim. Canım kızıma feda olsun” dedi.

DEDESİNİN TOPLADIĞI ZEHİRLİ MANTAR ALEYNA'YI ÖLDÜRÜYORDU

Ailelerinden iki kişiyi 18 yıl önce mantara kurban veren Şahin ailesinin zehirli mantarla yolları 15 Ekim tarihinde yeniden kesişti. Baba Murat Şahin o gün temizlik işi için Sakarya'ya gitti. 2.5 yaşındaki Aleyna ve 8 aylık Hümeysa'yı önce annelerine, sonra babaanne ve dedesine emanet etti. O gün dede bir arkadaşıyla Kemerburgaz'a gitti. Ekonomik durumları kötü olan aile, dedenin getirdiği mantarları pişirip yedi. Dede, babaanne, anne ve 2.5 yaşındaki Aleyna yedikleri mantarın zehirli olması nedeniyle hastanelik oldu. Dedesi, babaannesi ve annesi hastanede yapılan müdahaleyle kurtarılırken, minik Aleyna o kadar şanslı değildi. Aleyna'nın karaciğeri iflas etmişti ve acil nakil gerekiyordu.

AİLEDEN KARŞI ÇIKANLAR OLDU, AMA BABA CANINI ORTAYA KOYDU

Küçücük kızı gözlerinin önünde dakika dakika ölüme giden baba, çevresinden gelen, “Bir kızın daha var. İyi düşün. Ameliyatta ölüm riskin var. Yarım kalma” itirazlarını duymadı bile. Baba ve kız, Şişli Etfal Hastanesi'nden hemen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Testler olumlu çıkmış, ailede herkes zehirlendiği için babadan başka verici de bulunmamıştı. Zamana karşı bir yarış sürüyordu. İşte o anı baba Murat Şahin şöyle anlatıyor:

“Bana 'yarım kalacaksın' dediler. Aleyna'm ölseydi ben tam olabilecek miydim? Bir an bile düşünmedim. 'Kızıma canım feda' dedim. 'O yaşasın ben öleyim' dedim.”

BABA VE KIZI AYNI ANDA AMELİYATA ALINDI

Olayın diğer kahramanları ise babanın ameliyatına giren Prof. Dr. Orhan Bilge, Prof. Dr. Aydın Alper, Prof. Dr. Ali Emre ile küçük Aleyna'ya karaciğer nakli yapan Prof. Dr. İlgin Özden ve Op. Dr. Kürşad Serin.

Zamanla yarış yapan nakil ekibinin 10 saat süren iki ameliyatını ekip şefi Prof. İlgin Özden şöyle anlatıyor:

“Mantar küçük Aleyna'nın karaciğerini bitirmişti. Zehri atmayı denedik ama olmadı. Nakil şarttı. Babanın karaciğeri ve kan grubu uyumluydu. İki ekip aynı anda ameliyata başladık. Önce babayı açıp organın durumu bir de gözle gördük. Her şey normaldi. Sonra Aleyna'yı açtık. Önce Aleyna'nın işlevini yitirmiş karaciğerini çıkardık, babadan aldığımız parçayı naklettik. Babanın ameliyatı 4.5 saat, Aleyna'nın ameliyatı ise 10 saat sürdü. Sonuç gayet başarılı oldu. Şimdi hem baba, hem kızının tedavisi sürüyor. Aleyna ömür boyu ilaç kullanıp hayatını yaşayacak. Babası ise ilaç bile kullanmayacak. Çünkü karaciğer kendini yenileyen bir organ. Aldığımız parça kısa sürede yerine gelecek.”

ALEYNA'NIN KADERİ NAZAR GİBİ OLMADI

Geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda çatapatları çikolata diye yiyen 6 yaşındaki Nazar'ın da karaciğeri ağır hasar görmüş, babası ciğerinden parça vermek için ameliyata yatmıştı. Ameliyat esnasında hastanede kavga çıkaran baba Metin Emre'nin akrabaları “Kız zaten ölecek, baba sakat kalmasın” diye nakile karşı çıkmış, ameliyat yarıda kesilmiş ve küçük Nazar hayatını kaybetmişti. Bu olay nedeniyle oldukça üzülen Prof. İlgin Özden, şimdi Aleyna için çok mutlu.

BİN KİŞİ MANTARDAN ZEHİRLENDİ

Prof. İlgin Özden, son dönemde bin kişinin mantardan zehirlendiğini, son 3-4 haftada 300 kişinin İstanbul'da zehirlenme tanısıyla hastaneye başvurduğunu belirtti. Karaciğer nakli için 30 kişinin servislerine geldiğini belirten Özden, “Kadavra karaciğeri beklerken bir kızımız öldü, birini çoğul organ yetmezliğinden kaybettik. 3 kişiyi nakille kurtardık. Biri yetişkin, biri 2.5, biri 3 yaşında. Organ bağışı bu konuda çok önemli, çünkü karaciğer yaşlanmayan tek organ. 85 yaşında bir kadavradan aldığımız ciğeri genç bir insana taktık. Hiçbir sorun yaşanmıyor” dedi.

“ZEHİRLİ MANTARI VATANDAŞ TANIYAMAZ”

Prof. İlgin Özden, en masum görünen mantarın bile bazen zehirli çıktığını belirterek vatandaşları topladıkları mantarları yememeleri hususunda uyardı. Karaciğer naklinin çok zor bir operasyon olduğunu belirten Özden, “İnsanların iki üç kaşık mantarla karaciğerlerinden olmasını istemiyoruz. Kültür mantarı dışında hiçbir mantarın yenmemesini tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*