'MİT, devletin gözüdür, kulağıdır'

  • Giriş : 08.01.2007 / 00:00:00

Cemil Çiçek, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en önemli kurumlarının başında geldiğini belirterek, “Bu teşkilat devletin gözüdür, kulağıdır.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakanlık Merkez Bina’da açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Bir gazetecinin, “(MİT Müsteşarlığı’nın ulus-devlet tehdit altında) şeklinde açıklamaları vardı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Çiçek, şunları söyledi:

“MİT, ayın 11’i itibariyle kuruluşunun 80’inci yıl dönümünü kutluyor. MİT, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en önemli kurumlarının başında gelmektedir. Bugüne kadar çok önemli görevler ifa etmiştir. Özellikle önümüzdeki dönemde çevremizdeki olup bitenleri hesaba kattığınızda da bu teşkilat çok önemli bir sorumluluğu da üstlenmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla 80’inci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle bu teşkilat kendi açısından bir değerlendirme yapmıştır. Tabiatıyla dünyadaki değişime en hızlı ayak uydurması gereken teşkilatların başında istihbarat kuruluşları gelir. Bu teşkilat ne kadar yeni şartlara uyum sağlayabilirse, yapılanmasını, bünyesel reformlarını ne kadar süratli gerçekleştirirse o nispette kendinden beklenen görevleri de layıkıyla ifa etmiş olur. Çünkü bu teşkilat devletin gözüdür, kulağıdır. Dolayısıyla bu organların çok iyi çalışması gerekir. Bu anlamada 80’inci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle...

Belki alışık olmadığımız husus şudur: Bugüne kadar milli istihbarat teşkilatları hep içe dönüktür. Biraz da yapısından gelen bir gizlilik vardır. Bu tip açıklamalara pek alışık değiliz. Yani netice itibarıyla burada herkesin bildiği, bilmesi gereken konularla ilgili bir değerlendirme yapıyor. Bizim açımızdan ise konunun meçhul bir tarafı yoktur. Şahsen ben de biliyorum. Birçok arkadaşımız da bilir ki, sayın MİT Müsteşarımız katıldığımız bir çok toplantıda tabiatıyla konunun icabı olarak da bu değerlendirmeleri, konuşmaları orada yapmıştır. Yapılan açıklama muhtelif tarihlerde bu toplantılar vesilesiyle dile getirilen hususların bir bütünlük içerisinde kamuoyuna duyurulmasından ibarettir. Biz meseleye öyle bakıyoruz.”

ELEKTRİK DAĞITIMININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, elektrik dağıtımının özelleştirilmesinde geçmişte yargıya intikal etmiş konuların bulunduğunu belirterek, “Yeni bir dönemde bu özelleştirmeler yapılırken hem sayın Başbakan’ın ifade etmeye çalıştığı sıkıntıların yaşanmaması, hem de bu özelleştirme yapılırken geçmişte yapılan bir kısım hukuki eksikliklerin ortadan kaldırılması bakımından bu incelemenin, araştırmanın iyi yapılması gerekmektedir” dedi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, “Elektrik dağıtımıyla ilgili ihaleler konusunda belirsizlik olduğunu” belirterek, bunun Bakanlar Kurulunda gündeme gelip gelmediğine ilişkin sorusu üzerine Çiçek, Hükümetin özelleştirme politikalarında herhangi bir tereddütün söz konusu olmadığını ve bu konudaki kararlılıklarının devam ettiğini söyledi.

Çiçek, en fazla özelleştirme yapan hükümetin AK Parti Hükümeti olduğunu belirterek, “Bu konunun gündeme geldiği günden 20 sene geriye gittiğimizde yapılan özelleştirme tutarı toplam 8 milyar dolar civarındadır. Halbuki bu hükümet döneminde yapılan özelleştirme tutarı 18 milyar dolardır” dedi.

Özelleştirmenin hükümetin en öncelikle önem verdiği konuların başında geldiğini anlatan Çiçek, şunları kaydetti:

“Ancak tabiatıyla her özelleştirmenin de beraberinde getirdiği bir kısım tecrübeler var. Bunlardan da yeni özelleştirmeler yapılırken istifade edilmesi gerekmektedir. Sayın Başbakan’ın dile getirdiği hususlar, tabiatıyla zaman zaman hükümetlerin karşı karşıya kaldığı konuları kamuoyunu bilgilendirmek açısından söylemektedir. Mesela Türkiye’de kimin görev, yetki ve sorumluluğunun nerede başladığı, nerede bittiği bilinmediği için hükümetin görev alanına girmeyen konularda dahi fatura hükümete çıkarılabilmektedir. Bunun tipik misali akaryakıt fiyatlarıyla ilgili husustur. Bizim dönemimizde gayet açık ve net biliyoruz ki akaryakıt fiyatlarını biz belirlemiyoruz, tespit etmiyoruz. Eskiden hükümetler belirlerdi, doğrudur ama bugün bu sistem ortadan kalkmıştır. Bu, kendi sistemi içerisinde otomatik olarak düşmekte ya da artmaktadır ama her defasında akaryakıt ürünlerine zam geldiğinde vatandaşlarımız eski alışkanlık olarak faturayı hükümete çıkarmakta. ’Hükümet yine şuna zam yaptı, yine buna zam yaptı.’ Halbuki bu böyle değil devran değişti, devir değişti. Biz halen eski bilgilerle yeni dönemi değerlendirmeye çalışıyoruz.”

Çiçek, elektriğin, vatandaşın hayatına ve üretime etki eden bir konu olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

“Yani yarım saatlik bir elektrik sıkıntısı dahil hepimizin infial duyduğu bir olaydır. Tabiatıyla böyle bir özelleştirme yapılırken geçmişte yaşanan tecrübelerin dile getirilmesi ve bu konudaki kararsızlığımız tarzında yorumlanması fevkalade yanlış olur. İkincisi bu konuyla ilgili geçmişte yaşanan Türkiye’nin tecrübeleri var. Yargıya intikal etmiş konular var. Hatırlarsanız daha önceki hükümetler döneminde de bu dağıtımla ilgili ihaleler yapıldı. Bunların önemli bir kısmı yargıya intikal etti. Yargı kararları var. Yeni bir dönemde bu özelleştirmeler yapılırken hem sayın Başbakan’ın ifade etmeye çalıştığı sıkıntıların yaşanmaması, hem de bu özelleştirme yapılırken geçmişte yapılan bir kısım hukuki eksikliklerin ortadan kaldırılması bakımından bu incelemenin, araştırmanın iyi yapılması gerekmektedir.”

Çiçek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Türkiye’nin birçok yerinde çevre kirliliğini ortadan kaldırmak için elektrik hatlarını yer altına aldığını, bugüne kadar 800 trilyon liranın üzerinde bu alanda yatırım yaptığını ve yapmaya devam ettiğini söyledi.

Bakan Çiçek, “Tabiatıyla bu özelleştirmeden dolayı mağdur olmaması açısından bir taraftan alt yapı yatırımlarına önem veriyoruz. Bunların yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Hem de az önce söylediğim sıkıntılar meydana gelmesin diye inceleme ve değerlendirmeler devam ediyor. Bunlar tamamlandıkça bu özelleştirme işlemleri devam edecektir. Yoksa gündemden kalkmış bir konu söz konusu değildir” diye konuştu.

Bir gazetecinin, “19 Ocak tarihinde ihaleler için tekliflerin söz konusu olduğunu” hatırlatması üzerine Çiçek, “Tarih olarak önemli değil. 19 Ocak tarihi kesin bir tarih değil zaten. Bu incelemeler, değerlendirmeler devam edecek. Yatırımlar da devam edecek ama özelleştirme de yeni bir zaman geldiğinde yapılacaktır” dedi.

TİCARİ VE BANKA SIRLARINA YENİ DÜZENLEME

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, ticari sır, banka sırrı ve müşteri sırrına ilişkin yasa tasarısının Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını bildirdi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı tarafından ticari sır ve banka sırrına ilişkin bir yasal düzenleme hazırlandığını kaydettti.

Daha açık ve şeffaf bir toplum olunması, yapılan faaliyetlerin mümkün olduğu kadar kamuoyunun bilgisi ve denetimi altında olmasını temin açısından Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nu çıkardıklarını anımsatan Çiçek, bu son tasarının aynı zamanda yolsuzlukla mücadeledeki en önemli tasarılardan biri olduğunu dile getirdi.

Geçmişte “ticari sırdır, banka sırrıdır” denilerek TBMM’deki pek çok soru önergesinin geri çevrildiğini anlatan Çiçek, bu alandaki yetersiz düzenlemelerin yeniden ele alınmasının gerekliliği üzerine tasarının hazırlandığını söyledi. İlgili kuruluşlardan da görüş alındıktan sonra tasarının Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını belirten Çiçek, “Bu kanunun amacı, kamu kurum ve kuruluşlarıyla iktisadi, ticari ve mali sektörlerde, üretim, tüketim ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren ticari işletme ve şirketler, bankalar ve sigorta şirketleri ve mali piyasalarda faaliyet gösteren aracı kurumların ticari sır, banka sırrı ve müşteri sırlarının talep edilmesi, verilmesi, kullanılması ve korunmasına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir” dedi.

Çiçek, sırların talep edileceği durumları da şöyle sıraladı:

“Bu kanun kapsamına giren konularla ilgili olarak TBMM’nin gizli olarak yapılması gereken Meclis araştırması ve soruşturması oturumları ile Meclis araştırması ve Meclis soruşturması komisyonu toplantılarındaki müzakerelerde; mahkemeler ve Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen kovuşturma ve soruşturmalarda; mali ve idari konularda devlet adına yapılan denetim faaliyetlerinde; diğer kanunlarda gösterilen hallerde yazılı olarak talep edilmesi halinde bu kapsama giren bilgiler ilgili kuruluşlara verilecektir.

Bu bilgilerin nasıl kullanılacağı ve bunlara uyulmaması halinde müeyyideler de bu kanunda düzenlenmektedir. 11 maddelik bir kanundur. Bunun ardından devlet sırrıyla ilgili tasarıyı da sevk etmiş olacağız.”

“MEVZUATI BOL BİR ÜLKEYİZ”

Türkiye’nin mevzuatı bol bir ülke olduğunu kaydeden Çiçek, bu konuyla ilgili yapılan bir çalışma hakkında da bilgi verdi.

Aynı alanla ilgili çok değişik kanun, tüzük, yönetmelik, genelge bulunduğunu ifade eden Çiçek, bu düzenlemelerin önemli bir kısmının güncelliği kalmadığı halde hala yürürlükte olduklarını ve envanterde bulunduğunu kaydetti. Bunların gözden geçirilmesine yönelik çalışma yapıldığını anlatan Çiçek, çalışmaya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bu alanda Başbakanlıkta çok faydalı bir çalışma yapıldı. Bunların bir kısmı kanunlarla alakalıdır. 920 adet kanun gözden geçirildi. Bunlardan 272 tanesi güncelleştirilmesi gereken mevzuat olarak tespit edildi. 118 yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla ilgili bir tasarıyı geçen aylarda zaten açıklamıştık.

Tüzük olarak 215 tüzük gözden geçirilmiş. Bunlardan 70 tanesi güncelleştirilmesi gereken mevzuat, 46 tanesi de yürürlükten kaldırılması gerekiyor ve bununla ilgili de Danıştay’dan görüş istenmiştir. Bu bekleniyor.

Bakanlar Kurulu yönetmeliği 286 adettir. Bunlardan 116 tanesinin güncelleşmesi gerekiyor. 39 tanesinin de yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.

Yönetmelik olarak baktığımızda yürürlükte gözüken 13 bin 967 yönetmelik taranmış, bunlardan 4 bin 510 adedinin yürürlükte kalmasına karar verilmiştir. Geri kalanlar da iptal edilmiş oluyor. 292 adet yönetmelik de şu an yürürlükten kaldırılmış durumda. Diğerleriyle ilgili çalışma da devam ediyor. Ayrıca 2 bin 585 genelge gözden geçirilmiştir. Bunlardan 936 tanesi geçmişte yürürlükten kaldırılmıştır. Halen bin 220 adet yine yürürlükten kaldırılıyor. Yürürlüğü devam edecek olan 429’dur güncelleşmesi devam eden de 70’dir. Bununla ilgili de bilgilendirme yapıldı.”

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un alanına ilişkin bir sunuş yaptığını ifade eden Çiçek, 2007’nin hükümetin turizm politikaları açısından önemli bir yıl olacağını dile getirdi. Turist sayısında geçen yıl yüzde 5-5.5 oranında azalma yaşandığını, bu düşüşün turizm gelirlerine de yansıdığını bildiren Çiçek, 2007 yılında bu açığın kapatılmasına yönelik yapılacak çalışmalar hakkında Bakan Koç’un kurula bilgi sunduğunu kaydetti.

Çiçek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu’nun da Anayasa Mahkemesi tarafından bazı maddeleri iptal edilen Sosyal Güvenlik Reformu Yasası’na ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu bildirdi. Gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayınlandığını anımsatan Çiçek, Başesgioğlu’nun buna ilişkin yapılan ön çalışmalar hakkında bilgi verdiğini söyledi.

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulunda ayrıca gündemdeki konularla ilgili de değerlendirmeler yapıldığını belirtti.

TERÖRLE MÜCADELEYE DÜNYADAN DESTEK GELMİYOR

Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, terörle mücadelede, Türkiye’nin dış dünyadan istediği desteği bulamadığını ifade etti.

“Çalışmaları bu şekilde değerlendirmek Sayın Başer’in başarısı ya da başarısızlık tarzında işi kişiselleştirmek bence son derece yanlış olur” diyen Çiçek, terör konusunun Türkiye’nin gündeminden düşmemiş, düşmeyen ve maalesef yakın bir sürede de bölgenin ve dünyanın da gündeminden düşecek bir konu olmadığını bildirdi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından soruları yanıtladı.

KKTC’deki Lokmacı Kapısına ilişkin konunun gündeme gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine Çiçek, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün bilgi verdiğini söyledi.

Çiçek, konunun bir kaç gündür kamuoyunda tartışıldığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Konuyla ilgili kurumlar ve kişilerin açıklamaları oldu. Ayrıca bir açıklamaya ihtiyaç olduğu kanaatini taşımıyorum. Dışişleri Bakanlığı bu konuya ilişkin bir açıklama yapmıştır. Burada gösterilen çabaların Türk tarafının daha iyi bir pozisyon elde etmesi noktasında sürdürülen iyi niyetli çabalar olarak değerlendirmek gerekiyor. Tabiatıyla bu değerlendirmeler yapılırken ilgili kuruluşlardan istişareler yapılmaktadır. Sonuçta bu konuda nihai kararı verecek olan da KKTC makamlarıdır. İlgili kuruluşlar, Genelkurmay, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye, bu konuyla ilgili düşüncelerini istişareler sırasında da dile getirmiştir.”

“KARMAŞIK BİR KONU”

Terörle mücadelenin “karmaşık bir konu olduğunu” ifade eden Çiçek, ”terörün hap cinsinden bir çözümünün olmadığını, tek bir kişinin, tek bir tedbirin, terörle mücadelede yeterli olmayacağını, meseleyi bu açılardan değerlendirmek gerektiğini” belirtti.

Türkiye’de, terörle mücadelenin sürekli gündemde bulunduğunu ifade eden Çiçek, şöyle konuştu:

“Sizin manşetlerinizde yer alsa da almasa da hiçbir Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yoktur ki orada terör konusu devletin gündeminde olmasın. Hani bazen böyle bir açıklamalar da yapılıyor ’ya gündemden kalktı ya da bu konu üzerinde durulmadı’ diye. Hayır. En azından iki ayda bir terör konusu MGK’da gündeme gelir. Bizden evvelki hükümetlerde de her ay gündeme geliyordu. Türkiye’nin gündeminden düşmüş bir konu değil. Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, zaten toplanıyor. Bu toplantılarda da gündeme geliyor. Bazı üzücü olayların ardından yapılan ekstra toplantılar var. Buralarda da gündeme geliyor.

Terör konusu Türkiye’nin gündeminden düşmemiş, düşmeyen ve maalesef yakın bir sürede de Türkiye’nin gündeminden, bölgenin gündeminden, dünyanın gündeminden düşecek bir konu değil. Bir çok insana göre de 21. yüzyılın en büyük, en önemli tehdididir. Bana göre de bu böyledir. O nedenle böylesine karışık, böylesine dünya çapında bir olayın bir özel temsilci, bir koordinatörle hemen çözüleceğini kabul ederek, ona olduğundan çok daha fazla anlam yüklemek, bir başarı beklentisi içerisine sokmak bence terör kavramını yeteri kadar kavrayamamak anlamına gelir. Dolayısıyla kimse böyle bir yanlışa düşmemelidir, düşürülmemelidir.

Başarı ya da başarısızlık konusu da çıtayı nereden çektiğinize, tuttuğunuza bağlıdır.”

“TAZİYE MESAJI ÇABUK GELİR”

Türkiye’nin terörle mücadele konusunda milyonda bir dahi olsa, sorunun çözümüne katkı sağlayabilecek ne imkan varsa bunları denemeye çalıştığını anlatan Bakan Çiçek, “meseleyi böyle mutala ederseniz, böyle olduğu takdirde, elde edilmiş bazı neticeler vardır. Ancak, bu bizi tatmin etmiyor” dedi.

Çiçek, şöyle devam etti:

“Hep ifade etmeye çalıştık. Biz muhataplarımızla, dış ülkelerle her defasında daha somut adımlar bekledik. Şimdi bunu sadece ABD açısından değil, başka ülkeler açısından da terörle mücadelede bize gelen en önemli yaklaşım, üzücü olaydan sonra taziye mesajı çabuk gelir. İki saat içinde taziye mesajı gelir. Ama birçok ülke taziye mesajının ötesinde ’somut bir, iki, üç tane adım sayın’ dendiğinde göremezsiniz. o nedenle terörle mücadele konusunda tabiatıyla uluslararası işbirliğini çok önemsiyoruz. Çünkü uluslararası boyutu olan kapsamlı bir konudur.

Ama biz bugüne kadar Türkiye olarak, terörle mücadeledeki başarımızı dış destekten çok daha fazla güvenlik güçlerimizin, Silahlı Kuvvetlerimiz’in başarısına, kahramanlığına, halkımızın bu noktadaki sağduyusuna borçluyuz. Türkiye, sorunlara yaklaşırken kendi gücüne güvenerek, ama onun dışındaki fırsatları da değerlendirmek adına bu tür çabaları gündemine almaktadır. Bunlardan azami faydayı sağlamaya çalışmaktadır. Ama açık olarak ifade etmek gerekirse, biz dış dünyadan istediğimiz desteği bulamadığımız, sadece bu olay vesilesiyle değil, çeşitli defalar söyledik. Çalışmaları bu şekilde değerlendirmek Sayın Başer’in başarısı ya da başarısızlık tarzında işi kişiselleştirmek bence son derece yanlış olur.”

TURİZM

Bakan Çiçek, turizmin 2007 yılı hedeflerine ilişkin soruyu yanıtlarken de Türkiye’nin bu konuda potansiyelinin bulunduğunu anlattı. Çiçek, terör konusunun, Türkiye’nin turizmdeki başarısını olumsuz şekilde etkilediğini söyledi.

İnternette çocuk istismarına ilişkin düzenlemenin hangi aşamada olduğu sorusu üzerine de Çiçek, Ulaştırma Bakanlığının suçların önlenmesine ilişkin düzenlemeyi son noktaya getirdiğini bildirdi. Çiçek, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve suçun işlenmesinden sonraki bölümle ilgili düzenlemenin eş zamanlı çıkmasında fayda gördüklerini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious