MİT'in adam öldürme yetkisi var mı?

  • Giriş : 16.01.2007 / 00:00:00

MİT Müsteşarı Emre Taner, mealen ‘Devletlerin de adam öldürme yetkisi var, MİT’in de.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


MİT’in adam öldürme yetkisi var mı?

Bu soru nereden çıktı diye aklınıza takılabilir. Geçenlerde bir gazeteci arkadaşım arayıp aktardı. Kanaltürk’te Gaffur özentili o komik çocuk, MİT Müsteşarı Emre Taner’in açıkladığı yeni istihbarat doktrinini yorumlarken mealen şöyle demiş: ‘Devletlerin de adam öldürme yetkisi var, MİT’in de. Bu laf burada söylenmez ama... ’ O esnada yediği haltın ciddiyetini fark edip konuyu değiştiriyor. Bunu söylerken yanında emekli general Kemal Yavuz ve gazeteci Mine Kırıkkanat var.

Zihnime takıldı. Öyle ya, yıllardır gazetecilik yapıyoruz ama bu konuyu atlamış olabiliriz. 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Kanunu’na bir daha baktım. 7 alanda MİT’in görevlerinin sıralandığı 4. maddede, daha sonra şu ifadeye yer veriliyor: ‘Milli İstihbarat Teşkilatı’na bu görevleri dışında görev verilemez ve bu teşkilat devletin güvenliği ile ilgili istihbarat hizmetlerinden başka hizmet istikametine yöneltilemez.’

Acaba, kanun dışında bizim vakıf olmadığımız ama bu komik çocuğun bildiği bir şeyler mi var? Hani, MİT’in kitabını yazdığı için biliyor olabilir mi?

Buradan MİT Müsteşarı Emre Taner’e sesleniyorum: Bu çocuk yazdığı kitapta MİT’in gizli belgelerini yayınladığı halde sessiz kalınırken, daha yüzeysel içerikte Mahir Kaynak’ın kitabı karşısında yargıya gidildi. Şimdi daha ağır bir iddiayla karşınızda. Eğer, o kitap karşısında olduğu gibi yine sessiz kalırsanız, iddiasını doğru kabul ederim. Sükutu, ikrar sayarım.

Evet sayın Taner, büyük gürültü koparan yeni istihbarat doktrininizde ‘adam öldürme’ yetkiniz var mı? Kamuoyu adına yanıt bekliyorum.

Gökçek kimi kastetti?

Hacılarımız dönmeye başlayınca hac öyküleri de gündeme oturmaya başladı. Nedendir bilmiyorum, fıkra gibi anlatımlar hep şeytan taşlama üzerinden kurgulanır. En komiğini Habertürk Ankara Temsilcisi Taki Doğan’dan dinlemiştim. Yıllar önce Sabah’ta birlikte çalıştığımız dönemde görevli olarak hacca giden Doğan şöyle anlatıyordu: Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz ile karşılaştık. Başkan bana ‘Taki sen de hacı oldun’ dedi. Ben de dedim ki, ‘Bilmiyorum başkanım. Şeytanı taşlarken bana doğru bakıp ‘Sen de mi Taki?’ dedi. Başkan gülmekten kendini alamadı.

Şimdi bu fıkranın versiyonunu Melih Gökçek anlatıyor. Malum, Gökçek de bu dönem hacca gidenlerden. Bir gazeteci dostumuz cep telefonundan Gökçek’i aradığında ‘Hacdayım’ demiş. ‘Nasıl gidiyor?’ diye sorduğunda Gökçek, şu ilginç espriyi yapmış: Çok iyi gidiyor. Şeytan taşlama sırasında şeytan dile gelmesin mi? Dedi ki, ‘Yahu bana niye taş atıyorsunuz, en büyük şeytan Ankara’da bir gazeteci, onu taşlayın’ Doğru değil mi? Sonra da bildik ses tonuyla kahkahayı patlatmış.

Aslında esprideki adres belli ama açıklamak bize düşmez. Bilenler bilmeyenlere anlatsın.

Elkatmış muradına eriyor

Derin devlet, siyaset ve mafya üçgenindeki ilişkileri konu alan ‘Kod Adı’ dizisi, kısa bir aradan sonra 5 şubatta yeniden yayına giriyor. Konsept danışmanlığını Fikri Sağlar ve Emin Özgönül’ün yaptığı dizinin yeni bölümü, Susurluk kazası sırasında Mercedes’te kaybolan çantanın sırrıyla başlıyor.

Dizinin bazı aksiyon sahneleri, TBMM karşısındaki İçişleri Bakanlığı binası önünde çekildi. Dikmen’de ise Susurluk Komisyonu üyelerinin görev yaptığı odaların bire bir aynısı olan bir plato kurularak çekimler yapıldı. Komisyonun sekiz üyesini sanatçılar, Komisyon Başkanı Mehmet Elkatmış’ı ise kendisi oynayacak. İlk 10 bölümde komisyonun çalışmaları yer almadığı için rolünü oynama fırsatı bulamayan Elkatmış, başka bir sürpriz olmazsa kamera karşısına geçip aktörlük muradına erecek.

TBBM Başkanı Bülent Arınç’ın özel izni ile Meclis kampüsünde yapılan çekimler de dizinin yeni bölümlerinde yayınlanacak.

Çankaya kulisleri

Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru makas daraldıkça, kulislerde adaylarla ilgili her gün yeni bir isim ortaya atılıyor. Niyet, bu isimleri yıpratmak mı yoksa dalga geçmek mi bilmiyorum ama Başkent kulisleri oldukça hareketli.

Adaylık tartışmaları iki eksende yapılıyor. Bir: Eğer Cumhurbaşkanı Meclis içinden seçilecekse tek aday vardır, o da Başbakan Tayyip Erdoğan. Eğer Başbakan aday olmayacaksa kimler olabilir? Bülent Arınç, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Beşir Atalay, Mehmet Aydın, Nimet Çubukçu, Burhan Kuzu, Ertuğrul Yalçınbayır.

İki: Cumhurbaşkanı Meclis dışından olacaksa... Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Aysel Tuğcu, Başbakanlık Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek gibi bazı isimleri sıralamak mümkün. Bir de Meclis kulisinde birbirlerine ‘Sayın Cumhurbaşkanım’ diye hitap eden Muzaffer Kurtulmuşoğlu gibi milletvekilleri eklenebilir.

Neredeyse iş, lotoya döndü. İşkembe-i kübradan atıp duruyorlar. Şu bir gerçek; Başbakan, Cumhurbaşkanı adayı olmazsa sahaya inmeye hazır, niyetli çok kişi var. Hele, zemin Meclis dışına kayarsa bu liste daha da kabarır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious