Muhalefetten YÖK'e sert cevap

Muhalefetten YÖK'e sert cevap.15774
  • Giriş : 06.04.2007 / 00:00:00

YÖK'ün Cumhurbaşkanlığı ile ilgili olarak dün yaptığı siyasi çıkışa, muhalefet liderlerinden sert tepki geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda YÖK'e "kimse üstüne vazife olmayan işleri üstlenmeye kalkmasın" dedi. Mumcu, "Bu oyunun demokrasinin koyduğu kurallar içinde, hukukun koyduğu kurallar içinde oynanmak zorunda olan bir oyun olduğunu unutmamak lazım" diye konuştu.

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ise, dün Rektörler Komitesi Toplantısı'ndan sonra YÖK Başkanı Erdoğan Teziç tarafından okunan metinde yer alan '2002 seçimleri sonucu Meclis'te temsil zaafiyeti oluştu' şeklindeki açıklamalarına tepki gösterdi. Ağar, meclisin meşruiyetini ve hukukiliğinin tartışılmaz olduğunu söyledi.

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda YÖK'e "kimse üstüne vazife olmayan işleri üstlenmeye kalkmasın" dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Mumcu'ya Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu'nun vefatı dolayısıyla taziye ziyaretinde bulundu.

Mumcu, cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmasında YÖK'ün 367 milletvekili şartını ve cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin diğer kriterlerini nasıl değerlendirdiği sorusunu yanıtlarken, "Anayasal kurumların öncelikle Anayasada yazılan görevlerini yerine getirmeleri gerektiğine inanıyorum" dedi.

"Anayasal kurum olmaktan kaynaklanan ayrıcalıklarını demokratik düzeni zorlayıcı bir tutumla kullanmalarını doğru bulmam" diyen Mumcu, "YÖK işine baksın, siyaset kendi işine baksın, yargı kendi işine baksın. Burası demokratik bir hukuk devleti. Hukuk devletinde kimin görevinin ne olduğu, kimin vazifesinin ne olduğu bellidir" şeklinde konuştu. Mumcu, meselenin "basit bir görüş açıklama" olarak görülemeyeceğini vurgularken, "Benim anlayışımda bu yaklaşım görüş açıklamanın ötesinde demokrasiye bir müdahaledir ve haksız bir müdahaledir" dedi.

"Bu oyunun demokrasinin koyduğu kurallar içinde, hukukun koyduğu kurallar içinde oynanmak zorunda olan bir oyun olduğunu unutmamak lazım" diyen Mumcu, YÖK'e "Herkes işini eksiksiz ve tam yapsın, kimse de üstüne vazife olmayan işleri üstlenmeye, durumdan vazife çıkarmaya kalkmasın" diye mesaj gönderdi. Mumcu, şöyle konuştu: "Değerlendirmemi tartışma konusu olan konu üzerinden değil, kurumların Anayasal yetkileri görevleri ve demokrasi dışı müdahale sayılabilecek tutumlar üzerinden yaptığımı bir kez daha ifade etmek isterim. Ben bir hukuki bir yorum yapmak durumunda değilim.

Bu benim işim de değil. Ben bir siyasetçiyim, bir siyasi parti adına konuşuyorum. Onun için yanlış anlaşılmaya meydan vermesin. Benim karşı çıktığım şey kişilerin, kurumların üstüne vazife olmayan girişimlerde bulunup demokratik ortamı ne yazık ki bozucu etkilerde bulunmalarıdır. Demokrasiyi rencide edici davranışlarda bulunmalarıdır. Yoksa işin tartışma konusu edilen kısmı bi bahse diğerdir, onu yorumlamak da benim işim değildir."

AĞAR: MECLİS'İN MEŞRUİYETİ VE HUKUKULİĞİ TARTIŞILMAZ

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, dün Rektörler Komitesi Toplantısı'ndan sonra YÖK Başkanı Erdoğan Teziç tarafından okunan metinde yer alan '2002 seçimleri sonucu Meclis'te temsil zaafiyeti oluştu' şeklindeki açıklamalarına tepki gösterdi. Ağar, meclisin meşruiyetini ve hukukiliğinin tartışılmaz olduğunu söyledi.

Ağar, Sakarya'da Kaynarca Belediyesi tarafından yaptırılan pazar yeri açılışı için Sakarya'ya geldi. Partililer tarafından kalabalık bir araç konvoyu ile Kaynarca girişinde karşılanan Ağar, burada basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Rektörler Komitesi toplantısı sonrasında yapılan açıklamaları değerlendiren Ağar, 4,5 yıldır görevde olan bir meclis olduğunu belirterek, meclisin meşruiyeti ve hukukiliğinin tartışılamayacağını kaydetti. Ağar şöyle dedi: "O konu herkesin söylediği bir şey. Ama sonuç olarak seçim yapılmış. Bugün 4,5 senedir görevde olan bir meclis vardır. Yasanın ortaya koymuş olduğu temsil ve adaletin, gerçek anlamda ortada olmadığı sonucu ortadadır. Ancak Meclisin meşruiyeti ve hukukiliği tartışılmaz."

Başbakan'ın cumhurbaşkanlığına aday olması halinde DYP'nin meclisteki ilk oturuma katılıp katılmayacağı şeklindeki soruya ise Ağar, "Aday olacak mı olmayacak mı bir görelim, ondan sonra bakalım. Siyasette boş havuza atlanmaz. Aday olduğunu bir görelim, ona göre cevabını veririz." şeklinde cevap verdi.

DYP 14 NİSAN'DAKİ MİTİNGE KATILMAYACAK

ADD'nin 14 Nisan'da yapacağı mitinge katılmayacaklarının altını çizen Ağar, Türkiye'de demokrasi varsa herkesin her türlü görüşe hoşgörü ile bakması gerektiğini belirterek, "Kanun ve yasalar içinde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak anayasal haktır. Yapmak isteyene kimse mani olamaz. Zorlama ve baskı olmaz, herkes hukuk içinde istediği yerde toplantı, miting yapabilir. Biz bu mitingin dışındayız. Kendimizin önder ve öncü olmadığı hiçbir gösteride yer almayız." dedi.

YÖK'ün bu kadar siyasetle uğraşması yönündeki soruya ise Ağar şu cevabı verdi: "Türkiye'de herkes siyasetle uğraşır. Siyasetle herkes uğraşacaktır. Ancak siyasette tavır önemlidir. Demokrasi yanında olmak başka bir şey, dayatmacı tavırlar içinde olmak başka bir şey. Tepeden inmeci tavırlar içinde olmak da başka bir şey. DYP'nin meseleye bakış açısı demokrasi ve hukuk çerçevesi dışında söz konusu olamaz. DYP demokrasi içinde her türlü dayatmaya karşıdır. Demokrasi içinde iradenin millette olduğuna inanır DYP. Millette olduğuna inanır. Milletin iradesi dışında hiçbir gücü bizim kabul etmemiz sözkonusu değildir. Meseleye bakış açımız odur."

Bazı köşe yazarlarının 'darbe çağrısı niteliğindeki' yazılara ilişkin soruya Ağar, şu yanıtı verdi: "Bunların tartışması bile olmaz. Türkiye'nin demokrasi dışında hiçbir çaresi yoktur. Türkiye'de her şey demokrasi içerisinde olacaktır. Bunların konuşulması bile yersizdir. Türkiye artık bunları çok gerisinde bırakmıştır. Türkiye'de demokrasi, özgürlük ve hukuk dışında bir şey konuşulması bile yanlıştır. Bunları kabul etmemiz mümkün değildir." şeklinde konuştu.

Ağar, genel seçimler öncesi hiçbir siyasi parti ile hareket etmeyeceklerini ifade ederek DYP'nin gücünün ortada olduğunu söyledi.

SP Genel Başkanı Recai Kutan da "Eğer YÖK Başkanı Erdoğan Teziç , rektörler adına değil de bir Anayasa hukukçusu olara şahsi görüşünü ifada etseydi buna söylenecek her hangi bir şey olmazdı" dedi. Kutan, şöyle devam etti: "Ancak adeta YÖK adına bir değerlendirme yapılıyor ki bu fevkalade yanlıştır ve Anayasa ile belirlenmiş olan YÖK'ün yetkilerini zorlamak ve dolayısı ile demokratik anlayışa bir yönü ile bir müdahale niteliğindedir. Bu itibarla biz Saadet Partisi olarak bu davranışı tasvip etmediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious