MUHAMMED SALİH'E GÖRE ÖZAL'IN ÖLÜM SEBEBİ

MUHAMMED SALİH'E GÖRE ÖZAL'IN ÖLÜM SEBEBİ.30578
  • Giriş : 28.11.2010 / 09:01:00
  • Güncelleme : 01.01.2011 / 23:27:58

Haber Aktüel'in yaptığı bu röportajı okuduğunuzda çok şaşıracaksınız!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Muhammed Salih… Bu ismi daha önce duymamış olabilirsiniz. Onu çok iyi tanıyor da olabilirsiniz. O sürgündeki lider. 1949'da Özbekistan'ın Harezm vilayetinde doğan, hayatı kitap sayfalarına sığmayan lider... Salih, yüksek öğrenimini Taşkent ve Moskova'da tamamlar. İlk şiir denemelerini de öğrencilik yıllarında yapar. Özbekistan'da Sovyet Baskısına ve komünizme karşı edebi alanda bir mücadele başlatır. Gazetecilik, senaristlik ve 1988–1991 yılları arasında Özbekistan Yazarlar Birliği Başkanlığı yapar. Milletvekili seçilir. Siyasi dernekler kurar ve 1991'de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kerimov'a karşı adaylığını koyar. 1992 yılında baskılar sonucu yurdunu terk etmek zorunda kalır… Bir süre Azerbaycan'da yaşar sonra da Türkiye'ye gelir.

***
Röportaj: İrfan Karabulut, Haber Aktüel
Redakte: Didem Sert, Haber Editörü


***

Ancak Salih’in şimdi de Türkiye’ye girmesi yasak. Şu anda birçok devletin istihbarat teşkilatı sürgündeki liderin hangi ülkede olduğunu bile bilmiyor. 1993’de ülkesi Özbekistan’dan sürgün edilince İstanbul’a gelir. Ancak Özbek yönetimin Türkiye’ye baskıları sonucu zamanın devlet başkanı Süleyman Demirel tarafından Türkiye’den nazikâne kovulur. O şimdilerde dünyayıgeziyor. Yani Salih’in kaderi bir türlü yaver gitmiyor. Röportaj sırasında Özbekistan’ın devlet başkanı ile konuşuyor olabilirdik. Ama biz başkanla ancak sürgünde röportaj yapabildik.





Salih, alabildiğine şair ruhlu. Hayatını bilmesem “bu nasıl lider” diyeceğim. O kadar duru ve şair ruhlu. Zaten onlarca şiir kitabı var. Gelecekten umutlu Muhammed Salih. Dünyanın ücra bir köşesinde söyleşimizi gerçekleştirirken duygulanmadım desem yalan olur. Milletimizin yiğitliğini bir kez daha anladım. Sizi sürgün liderle baş başa bırakıyoruz.

“KERİMOV, BÜTÜN YANDAŞLARIMIZI ÖLDÜRDÜ”

— Sizin hayatınızı okuduğumuzda Osmanlı Devleti’nin sürgün şehzadelerini hatırlıyoruz.  Acı, hüzün, vatan sevgisi ve sürgün. Muhammed Salih neden sürgün, bize anlatır mısınız?

Buna “kader” diyelim öncelikle. Allah böyle takdir etmiş. Tabi vesileye bakarsak Özbek lider İslam Kerimov beni sürgün etti. Bütün yandaşlarımızı öldürdü. Biz de Türkiye’ye, oradan da Amerika’ya gelmek zorunda kaldık.

“TÜRK DÜNYASI PROJESİ VARDI…”

— Özbekler, Dünya Türk tarihinde her zaman büyük roller oynamıştır. Şimdi ise Orta Asya ve Orta Doğu’yu şekillendirmek istiyorlar ve Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Burada Özbekistan’ın rolü ne olabilirdi?

Dünya, Cihan Harbi’nden sonra yeniden şekillenmeye başladı. Orta Asya tarihi her zaman önemli bir jeopolitik öneme sahiptir. Rusya kolonisindeyken bile Orta Asya önemliydi. Hep şöyle bir söz vardı: “Orta Asya’ya sahip olan Avrasya’ya, Avrasya’ya sahip olan ise dünyaya sahip olur.” Fakat İslam Kerimov gibi bir lider bu düşünceyi değiştirdi. Özbekistan siyaseti şahsiyetsiz bir hal aldı. Yani insaniyetin önemli merkezlerinden biridir. Sadece Özbekistan değil… Türkistan diyelim biz buna… 90’lı yıllarda “Adriyatik”ten Çin Seddi’ne kadar “Türk Dünyası” projesi vardı. Ama bu gerçekleşmedi. Biz bekliyorduk ki Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’nin de desteğini alarak Türkiye’nin liderliğinde bir Türk bloğu siyasi beraberlik gerçekleşecek. Herkesin ayrı devletleri olabilir ama beraber hareket edilir diye bekliyorduk, bu olmadı.

— Özbekistan’dan ve Türk dünyasının genel durumundan bahseder misiniz?

Özbekistan, Türkistan'ın merkezi. Ruslar son 70 yıl içinde Türkistan'ı parçalara ayırıp 4 cumhuriyet yaptılar. Her bir cumhuriyette olduğu gibi coğrafi bölge isimlerini esas alıp yepyeni milletler ortaya çıkarmaya çalıştılar. Bugün 4 Türk cumhuriyetinin bayrağı BM'de göndere çekildi. Özbekistan gelecekte gerçek bağımsız bir milli devlet olursa, demokratik bir cumhuriyet kurulursa çevresindeki Türk Cumhuriyetleriyle iyi bir örnek olacak, onlar da Özbekistan'ın yolunu izleyeceklerdir. Özbekistan, nüfus ve ekonomik imkânlar açısından da güçlü bir cumhuriyettir. Türkistan'ın siyasi bir birlik durumu olur mu olmaz mı bilmiyorum. Şu anda bir şey diyecek durumda değilim. Yalnız dil, milliyet, kültür ve tarihi müşterekler de, birleşme de yeterlidir bizim için. Türk Cumhuriyetleri önce kendilerini tanımalı. Ruslar Pan-Türkizme (Turancılığa) karşı ilk savaşı Özbekistan'da başlattılar. Çünkü Özbekistan gerçek Türk birliğinin, gerçek milli şuurun merkezidir. Geo-stratejik olarak da önemli bir konumdadır. Türk birliği ülküsünün de birleştiricisi Özbekistan'dır.




 


                      “AMERİKA DOĞUDAKİ MÜSLÜMANLARA İLGİYLE BAKIYOR”

Günümüzde bazıları Türki halklar diyorlar, Arabi halklar, Fransi halklar deniliyor. Bu yanlıştır. Moskova, Batı, Amerika doğudaki Müslümanlara, Türk devletlerine ilgi ile bakıyorlar. Çünkü menfaatleri var, bizim de var. Bu dengeyi sağlam politikalar üzerine oturtmak lazım. Milliyetçilik politika değildir, ülküdür. Politika için güç verebilir. Millet için çalışmak, milleti sevmek her insanın, politik düşüncesi ne olursa olsun asli görevidir. Milliyetçilik, politika değil mefkûremizdir. Politikamız için, milli devlet kurmamız için itici güçtür.

“ÖZAL’IN ÖLDÜRÜLMESİNE TÜRK DÜNYA GEZİSİ TESİR ETTİ!”

— Hayatınıza bir dönem ilginç bir gelişme var. Turgut Özal ile randevulusunuz. 22 Nisan 1993’de geliyorsunuz ama öğreniyorsunuz ki Özal öldürülmüş. Bunu sizin randevunuzla irtibatlandırıyor musunuz?

Bence hayır. Ama Sayın Cumhurbaşkanı’nın son haftadaki Türk dünyası gezisi dünyada derin tesir bıraktı ve öldürülmesine bence bu tesir etti. Biz merhum Cumhurbaşkanımızla, Türk Ocaklarının bir konuşmasında tanıştık. Ben orada yarı oğuzca yarı Çağatayca küçük bir konuşma yaptım. “Ben bu Özbekleri anlamadım ama sizi anladım” dedi. Ben de “Efendim ben Harezm bölgesi doğumluyum. Orda biraz oğuzca var” dedim.

“TÜRKİYE’NİN ZAYIFLAMASINI İSYEYENLER VAR”

— Türkiye son aylarda adeta çalkalanıyor. AK Partiyi kapatma davası, Ergenekon adı altında yapılanmalar… Bu bir BOP projesi organizesi midir? Siz dünyayı bilen bir siyasetçisiniz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Karışıklık ortaya çıkaranlarda tek bir grup yok. Bu gruplar aslında birbiriyle de düşman. Ama “ortak düşman Türkiye” deyip stratejik saldırılar tertip ediyorlar. Jirnovski bunu çok açıkça söylemişti. Türkiye’nin zayıflamasını isteyen ve dış düşmanlar var. Daha çok dışarıdan güdümlü bir hareket. Mesela Türk dünyasının lideri Türkiye olmasın diye önüne engeller çıkaran Amerika’dır. Kendi bölgesinde ve kontrollü bir güç olabilir ama süper güç olması isteniyor. Biz 1970’lerden beri böyle bir hayalin peşindeydik. Pantürkizm ve Konfederasyon düşüncesi şu andaki Özbekistan’ın politikası ile bitti. Rusya’yı Allah yıkınca, Türkistan tam bağımsız olunca -ki bağımsız değil- Kerimov tamamen Rusya’nın kontrolüne girdi.

— Dünya Türk Birliği kurulur mu?

Beyinlerdeki düşünce siyasete taşınmalı. Siyasi irade Türk devletlerindeki liderlerde olmalı.







— Özbekistan’dan sürgün edilince İstanbul’a geldiniz. Neden İstanbul?

İstanbul mukaddes bir şehirdir. Özellikle Orta Asya Türkleri için. Mesela bizde son yüz yıla kadar İstanbul’a gelinir, oradan hacca gidilirdi. Ben 1992’de İstanbul’a ilk geldiğimde vatanıma geldim diye düşündüm. Böyle bir enerji var. Bu Anadolu’nun ruhu.

“POLİTİKA EN KARA İŞTİR, ŞİİR GİBİ TEMİZ DEĞİLDİR”

— Bir şair olduğunuzu biliyoruz. Son zamanlarda şiirle aranız nasıl?

10 yıl önceye kadar politika dışında bir insandım. Şiirlerimde politika yoktur. Çünkü şiir yüksek ruhtur. Sessizliği sever, şiir temizdir, doğadır, tabiattır, güzelliktir. Bu güzelliklerle dolu işi politik reklâmda kullanmadım. İnsan kalbinde sessizlik, ebediyet lazımdır. Siyaset ise bugünün işidir. En kara iştir, şiir gibi temiz değildir. Huzuru, sükûneti sevmez...

“YALANCI SİYASETÇİLER CEHENNEM GİBİ HAYAT YAŞIYORLAR!”

— Şairlik ve siyaset… Günümüzde yan yana gelmesi zor iki öğe. İçinizdeki ozan ruhluğu ile siyaseti nasıl bir arada bulunduruyorsunuz?

Politika aslında bir ince ilimdir. Siyaset de bir şiirdir. Politika bir savaştır. Savaş da derin bir şiirdir. Yüzeyde sanki birbirine zıt gibi görünse de derinde ikisi de ruh inceliğini barındırır. Günümüz teorisyenleri siyaset için olumsuz sözler sarf ediyorlar. Hayır. Siyaset dürüst ve doğru olmaktır. Ama günümüzün siyasetçileri bundan korktukları için siyaseti çok yüzlülük gibi algılıyorlar. Geçmiş tarihimizde atalarımız da siyaset yapardı ama doğruydular, haklıydılar. Hep kazanan oldular. Osmanlı tarihi bunun örnekleri ile doludur. Diğer siyasetçiler dürüst değil. “Ben nasıl böyle olayım” yanlış… “Aldatırsam kıvırırsam biraz iktidarımı yürütürüm” yanlış… Aslında bu yalancı siyasetçiler cehennem gibi bir hayat yaşıyorlar. Bakın ben dünyayı dolaşıyorum. Kaç defa suikast girişimi oldu. Bakın şimdi burada sizinle korumasız görüşüyorum. Allah doğru olanların yardımcısıdır.

— Özbekistan’dan uzaktasınız. Haber alıyor musunuz?

Tabiî ki. Ben hala ERK partisinin genel başkanıyım. Biz son seçimlere giremedik. İslam Kerimov meclisle görüşüyor.

“TÜRKİYE İYİ İŞLER YAPTI. ANCAK…”

— Türkiye’den neler bekliyorsunuz?

Türkiye'den çok şey bekliyoruz. Bugüne kadar Türkiye iyi işler yaptı. Ancak Özbekistan'daki iktidarın politik yönden desteklemesi bizi zor duruma soktu. Biz iktidar için değil, millet için destek bekliyoruz. Türkiye, Özbekistan yöneticilerine demokrasiyi, haberleşme hürriyetini, partileşme olmadan iktisatta iyileşme olmayacağını anlatmalı.

…bitti! (12.06.2008 yılında yapılan röportajdır)

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*