Muharrem ayı orucu iftarı dün Ankara'da gerçekleşti

Muharrem ayı orucu iftarı dün Ankara'da gerçekleşti.29212
  • Giriş : 12.01.2008 / 08:37:00

Erdoğan: "Kalplerimizin arasına nifak sokmak isteyenlere fırsat vermeyelim"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bize düşen, tarihin vebalini birbirimizin üzerine yıkmak değildir. Kalplerimizin arasına nifak sokmak isteyenlere fırsat vermemek zorundayız" şeklinde konuştu. AK Parti İstanbul Milletvekili Reha Çamuroğlu'nun girişimiyle Abdal Musa Vakfı'nın düzenlediği Muharrem orucu iftar yemeğine katılan Başbakan Erdoğan, Alevi-Bektaşi kültürünün Anadolu kültürünün önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Bu kültür Anadolu'nun öz mayasında vardır. Bu maya hepimize çalınmıştır. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir rehberimiz birdir, dolayısıyla menzilimiz birdir. Zira aslolan istikamettir, yoldur. Yol kavramının bu zengin kültür mirasımız içindeki yerini, önemini, hepinizi biliyorsunuz. Bu yolda öfke, bu yolda ayrılık gayrılık, bu yolda senlik benlik yoktur. Sadece biz varız" dedi.

Asırlardır devam eden kardeşliğin bugünkü meseleri de aşacak güce ve öze sahip olduğundan kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, politik gerginliklerin, siyasi mülahazaların ve dışarıdan yapılan müdahalelerin gücünün, toplumu ayrıştırmaya yetmeyeceğini söyledi. Siyasetin görevinin toplumun bir bütün olarak kabul edip ihtiyacını karşılamak olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Devletin görevi farkılılıkları tanımlamak değil, bu farklılıkları tanımak ve anlamaya çalışmaktır" dedi.

NİFAK SOKMAK İSTEYENLERE FIRSAT VERİLMESİN

Başbakan Erdoğan, laik cumhuriyetin bütün dinlere, mezheplere, inanç gruplarına eşit mesafede durmak ve hepsinin din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına almak durumunda olduğunu söyledi.

"Türkülerimizde, değişlerimizde, hoyratlarımızda aynı acının, aynı sevincin, aynı sevdanın sesi vardır. Bizi biz yapan tam da budur" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yüz yüze olmak zorundayız. Birbirimizi tanımak, anlamak ve sevmek zorundayız. Birbirine hoşgörüyle, sevgiyle bakanlar, birbirini 'öteki" kılamazlar. Kalplerimizin arasına nifak sokmak isteyenlere fırsat vermemek zorundayız" şeklinde konuştu.

Almanya'da Alevilere iftira atan televizyon dizisini hatırlatan Başbakan Erdoğan, bu yayının herkesi rencide ettiğini kaydetti. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın bu menfur hadiseye tepki verdiğini anlatan Erdoğan, bir kez daha bu ve benzeri gişimileri şiddetle telin ettiğini bildirdi.

MİLLETİN AHENGİ ASLA BOZULMAYACAKTIR

Başbakan Erdoğan, "Bizim zaafa düşmemizden, kendilerine güç devşirmek için bu bereket sofralarımızı, bu gönül meclislerimizi çok gördüler, ama buna muvaffak olamadılar, olamayacaklar. 70 milyon insanımız adına açık ve net olarak söylüyorum ki, asırlardır bir kalp gibi aynı bedeni ve aynı ruhu canlı tutan bu milletin ahengi asla bozulmayacaktır. Senlik benlik davasıyla gönülleri ayrıştırmaya, hoyratı deyişten, nefesi ilahiden, mersiyesi kasideden, horunu halaydan ayrı gayrı düşürmeye kimse muvaffak olamadı, olamayacak" şeklinde konuştu.

Salondakilere 'can dostalarım' diyerek sözlerini sürdüren Başabakan Erdoğan, şöyle konuştu: "Tarihten gelen bazı meselelerimiz var. Bazı düğüm noktaları sık sık önümüze çıkabilir. Hatta bunlar içinde yüreklerimizi sızlatan, boğazlarımızı düğümleyenler de olabilir. Bu meselelerin müphem, belirsiz kalan taraflarının bir kısmı ilahiyat alimlerinin, bir kısmı tarih bilginlerinin, bir kısmı sanatçıların, bir kısmı sosyologların meseleleri olabilir. Bilginler, aydınlar, tarihçiler bizi daha iyi aydınlatabilir diye söylüyorum."

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Alevi kültürün klasik eserlerini yayınlayarak önemli bir görev yaptığını belirten Erdoğan, her toplum, her millet için, 'keşke tarih başka mecralarda aksaydı, keşke bu acılar yaşanmasaydı' denilen gerçekler olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Geriye doğru bu ortak acılarımızdan biri var ki, yüzyıllardır yüreğimiz yanar, yüreğimiz dağlanır. Öyle büyüklerimiz, mana öncülerimiz vardır ki, bu topraklarda isimlerini duyup da yürekleri yanmayan kimse yoktur. Galiba dünyevi iktidar hırsı, görmesi gereken gözlere mil çektiği için Hz. Fatma anamızın çiğerparesi Hz. Hüseyin bile hunharca şehit edilmiştir" diye konuştu.

Hz. Hasan ile Hüseyin'in, İslam Peygamberi Hz. Muhammet'in yanındaki önemine işaret eden, bu konudaki hadislerden örnekler veren Başbakan Erdoğan, "Kerbela'daki şehadet, Ehli Beyt'i seven bütün müminleri derinden yaralamış, kalplerini de incitmiştir" dedi.

TARİHİN VEBALİNİ BİRBİRİMİZİN ÜZERİNE ATMAYALIM

Başbakan Erdoğan, "Aynı kaynaktan su içen, aynı kıbleye yönelen, aynı vahdet iklimini soluyan insanlar olarak bize düşen, tarihin vebalini birbirimizin üzerine yıkmak değildir. Burdaki kardeşlerimin bu hassasiyeti yüreklerinde paylaştığını çok iyi biliyorum. Bütün mesele birbirimize kendi doğrularımızı dayatmadan, medeni bir ülkenin vatandaşları olarak, birbirimizn hukukunu korumaktır. Bütün mesele cumhuriyetimizin şimdiye kadar ki bütün kazanımlarını koruyarak birlikte medeniyet yolunda yürümektir. Bunun da yolu kalplerimizi birbirimize açalak diyalog ve irtibat kapılarını kapatmamaktır" şeklinde konuştu.

"Bizim birlik ve beraberliğimiz siyaset üstü bir meseledir" diyen Erdoğan, "Millet olma irademizi güçlü ve yüksek tutmak zorundayız. Bu irade kardeşlik hukukumuzu derinleştirmemiz gerektiriyor. Aramızdaki hukuk ebedi olduğuna göre, biz bu hukuka sahip çıktıkça kimse aramıza tefrika sokamamıştır, sokamaz. Evet acıyı bal eylemek, senlik-benlik davasından vazgeçmek, nefsini dara çekmek... Meydan yerine gelmek kolay değildir. Bunu böyle bileceğiz. Bütün zorlukları birlik iradesiyle beraberce aşacağız. Bu hayırlı başlangıç, inşallah tahminlerimizin ötesinde yeni hayırlara vesile olacaktır. Duygu birlikteliğimiz, yakın zamanda çözümünü zor zannettiğimiz sorunlarımızın ne kadar kolay olduğunu gösterecektir. Yeter ki hepimiz birlik içinde yüz yüze olalım. Yeter ki bu ülkenin hiçbir evladı, diğerine karşı önyargılı olmasın. Nesillerimizin emniyet ve güven içinde yaşaması için, ülkemizin, milletimizin bekası için muhabbetimizi, sevdamızı çok artıralım."

Aşık Veysel'in, "Değil miyiz hep bir kardaş, bizi yakar bizim ataş" sözünü hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Söndürmektir tek çaresi. Siz değerli can dostlarımı yürekten selamlıyorum. Allah sabrımızı, metanetimizi artırsın. Birlik ve bareberliğimiz, kardeşliğimizi ebedi kılsın. Gelin canlar bir olalım. Diri olalım, iri olalım" şeklinde konuştu.

(CİHAN)

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious