Mühendisler de gizli işsizler ordusunda

  • Giriş : 05.12.2006 / 00:00:00

Mühendislik doğrudan sanayi ve sanayileşme ile ilgili çok disiplinli bir alan olmakla birlikte, piyasacı ve neo liberal politikalarla bugüne kadar edinilen avantaj ve birikimler işlevsiz kılınıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bir yandan IMF ve Dünya Bankası'nın dayattığı yatırımsızlık ve özelleştirmeler, diğer yandan Dünya Ticaret Örgütü ve Avrupa Birliği kanallarından dayatılan teknik ve mesleki mevzuat uyarınca mühendislik, mimarlık meslek alanlarının düzenlenmesine dönük uyumlaştırma, yani emperyalist/kapitalist ilişkiler ve işbölümüne bütünüyle bağlanma, ülkemiz sanayisi ve mühendislik disiplinlerine büyük darbeler vuruyor.

'Küreselleşme' sürecinin örgütlerinden Dünya Ticaret Örgütü anlaşmalarından Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ile mühendislik hizmetleri dahil enerjiden suya, sağlıktan eğitime, sosyal güvenlikten ulaşıma kadar tüm toplumsal hizmetler uluslararası ticarete açılıyor. Çok Taraflı Yatırım Anlaşması, Yatırım Garanti Sözleşmesi ve Uluslararası Tahkim gibi anlaşma ve sözleşmelerle, yabancı yatırımlar tek yanlı olarak korunuyor.

1970'de yüzde 47,6 olan yatırım yoğunluğu 2005'te yüzde 12,9'a kadar düştü. Bu düşüş, sermayenin sanayi dışında yoğunlaştığını, rant alanlarına kaydığını gösteriyor. Öyle ki, son bütçede faiz harcamaları 46 katrilyonluk payla toplam bütçe harcamalarının yüzde 34'üne ulaştı. Milli gelirin yüzde 6,5'i faiz dışı fazla yaratmaya endekslenmiş; yatırımlara ayrılan pay da yüzde 6'lara gerilemiştir.

Bu genel durum mühendislere de yansıyor. İşsizliğe, düşük ücretlere, mesleki tatminsizliğe, gelecek belirsizliğine, meslek alanı dışında çalışmaya ve beyin göçüne yol açılıyor. Mühendislik alanlarındaki işsizlik ya da başka bir işte çalışanlar mühendis, mimar odalarının üyelerinin yüzde 25'ine ulaşmış, mühendisler de gizli işsizler ordusuna dahil olmuştur.

Türkiye sanayiindeki istihdam ise toplam istihdamın yüzde 22,3'ünü kapsıyor. Tarım ise yüzde 42,1 ile en fazla istihdam alanı durumunda.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İmalat Sanayii Raporu'nda, 1-5 yıllık mühendislerde işsizlik oranının yüzde 30'lara tırmandığı belirtiliyor. Pek çok mühendis, mesleki formasyonu içermeyen alanlarda çalışıyor, bir süre sonra da bu mesleki erozyon kalıcı hale geliyor. Rapora göre, 2005 itibarıyla makina imalat sektöründe, toplam çalışanlar içinde mühendislerin istihdamdaki payı yüzde 1,2'dir. Aynı sektörde kalifiye olmayan işgücü ise yüzde 70'lere yaklaşıyor. Tekstil, gıda ve içki, toprak ürünleri, demir-çelik, demir dışı metaller, madeni eşya, elektrikli ürünler, elektronik gibi sektörler ele alındığında bu oran daha da aşağıya iniyor. Kamudaki mühendis istihdamı da 2000'den başlayarak giderek düşmüş, özelleştirmeler sonucu yüksek oranda mühendis işsiz kalmış durumda.

Üretici meslek gruplarının başında gelen mühendislerin işsizlik oranındaki artış, sanayileşme ile kalkınma söylemlerinin içini boşaltıyor ve uygulanan politikaların geçersizliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

ÜCRETLER NE DURUMDA
Mühendislerin ücret kategorileri ve oransal değerleri ele alındığında ise tablo şöyle:

350-500 YTL alan mühendislerin oranı yüzde 7,9; 500-800 YTL alanlar yüzde 29,8 ye 800-1200 YTL alanlar ise yüzde 36,2 oranında. 2.500 YTL üstünde ücret alanlar, toplamdan yüzde 10,4 pay alıyor. Bu tablo, sektördeki mühendislerin genellikle düşük ücretle çalıştığını gösteriyor.

Mühendislerin sendikal örgütlenmesi yoktur ve iş güvenceleri bulunmuyor. KOBİ'lerde ise durum daha da kötü. Küçük sanayi sitelerinde ve bazı organize sanayi bölgelerinde, bu tip işletmelerin yaklaşık yüzde 35'inde mühendis çalıştırılmıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious