Muhsin Yazıcıoğlu 4 kaza atlattı

Muhsin Yazıcıoğlu 4 kaza atlattı.10785
  • Giriş : 25.03.2009 / 18:01:00
  • Güncelleme : 25.03.2009 / 18:26:53

Bugün içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu yaralandığı bilgisi gelen BBP lideri Yazıcıoğlu 2007'nin Mayıs ayı ile 2008 Haziran arası 4 kaza atlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bugün Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gittiği sırada helikopterin düşmesi sonucu yaralanan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, geçen yıl ve önceki yıl da şüphe uyandıran trafik kazaları geçirmişti.

İLK KAZA 13 MAYIS'TA

Muhsin Yazıcıoğlu ilk gizemli trafik kazasını 13 Mayıs 2007'de yaşadı. Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, kendi otomobiliyle Ankara'dan Sivas'a giderken Yozgat'ta geçirdiği trafik kazasında hafif yaralandı. Muhsin Yazıcıoğlu hemen olay yerine geldi. Yakalanan şahısların Yazıcıoğlu'nun ülkü ocakları döneminden bir arkadaşının yeğenleri olduğu ortaya çıktı. Yazıcıoğlu kaza sonrası yaptığı açıklamada, yakalananların iyi niyetli olduklarına inanmadığını dile getirdi.

ÖLÜMDEN DÖNDÜ

İlk kazadan 8 gün sonra 21 Mayıs 2007'de bu kez Muhsin Yazıcıoğlu kaza geçirdi. Yazıcıoğlu, Ordu'dan Ankara'ya dönerken Samsun'da kırmızı ışıkta geçen bir minibüsün çarpması sonucu ölümden döndü.

BİR ŞÜPHELİ KAZA DAHA

25 Ağustos 2007'de Sivas'ta yaşanan kazada ise, Yazıcıoğlu'nun makam otomobili, traktörle çarpıştı. Yazıcıoğlu kaza sonrası yaptığı açıklamada, "Traktör olduğu kesin değil, kamyon da olabilir" ifadelerini kullandı.

KAFA KARIŞTIRAN "TÜNEL" KAZASI

7 Haziran 2008'de Bolu Dağı Tüneli çıkışında çok ciddi bir kaza geçirmiş kazadan yaralı olarak kurtulmuştu. Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu araç, Bolu Tüneli'ne girişte, öndeki kamyon sürücüsünün direksiyonu sola kırması nedeniyle ani fren yaptı. Kontrolden çıkan araç ağır hasar görürken Yazıcıoğlu kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. MKYK toplantısına katılamayan Yazıcıoğlu “Kamyon sinyal vermeden önümüze çıktı. Korumam ön koltukta değildi. Yoksa sonuç çok acı olurdu. Allah'a şükür kazayı atlattık” dedi. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, İstanbul'da partililer tarafından kurban kesilerek karşılandı.

Kazanın oluş biçimi hakkında bilgi veren Yazıcıoğlu, şunları söyledi:

"İstanbul'dan Ankara'ya uçakla dönecektim ama geç kaldım. Sabah 07.30'da karayoluyla Ankara'ya hareket ettik. Bolu Tüneli'nde tamirat olduğu için şerit ikiye düşürülmüş, bundan dolayı yol aniden daralıyor. Bir kamyon sinyal vermeden önümüze kırdı. Şoförümüz fren yapmasına rağmen mesafeyi koruyamadık ve sağ taraftan kamyonun altına girdik. Airbagler açıldı, ön sağ taraf koltuğa kadar çöktü. Tavan delindi ve ön camlar kırıldı. Biz iner inmez süratle güvenlik için dubaların yerini değiştik. Yapmış olduğumuz kaza nedeniyle birçok araç da kaza tehlikesi atlattı. Biz bununla meşgul olurken, kamyonun plakasına bakmadık. Kamyonda hiç durmadı çekti gitti. Sonradan emniyet müdürü ve emniyet mensupları geldi. Başta Bolu Valisine, emniyet müdürüne ve ekiplerine duyarlılıkları dolayısıyla teşekkür ediyorum. Kameralardan tespit sonucu, kamyon Bolu sanayisinde bulundu. Ufak-tefek sıyrıklarımız dışında yaralımız yok. Yanıma koruma almamıştım, ön koltuk boştu. Eğer koruma alsaydım Allah korusun kötü sonuçlar olurdu. Olayda bir kasıt görmüyorum. Kaza ciddi oldu ama Allah'a çok şükür ufak sıyrıklıklarla atlatmış olduk. Şansımız varmış, bununla geçmiş olsun."

YAZICIOĞLU AİLESİ NEDEN HEDEF ALINIYOR?

Yazıcıoğlu ailesi neden hedef alınıyor? 4 ayda üç kaza geride koskoca bir soru işareti bırakıyor... Yazıcıoğlu ailesi neden hedef alınıyor? 4 ayda üç kaza geride koskoca bir soru işareti bırakıyor...

Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, Alperen Ocaklarının Sivas'ta düzenlediği bir etkinliğe katılmak üzere bir otomobil ile Ankara'dan hareket ediyor. Yanında da kardeşi Vesile ile yakını Nilgün Yılmazer yer alıyor.

Üç bayanı taşıyan otomobil Kırıkkale'den itibaren bir minübüs tarafından takip ediliyor. Gülefer hanımın bulunduğu otomobil duruyor, onlar da duruyor, otomobil ışık ihlali yapıyor, kırmızı ışıkta geçiyor onlar da geçiyor. İlk başlarda pek önem vermiyorlar. Ancak bu takip rahatsız edici bir hal alınca Gülefer hanım eşi Muhsin Yazıcıoğlu'nu arayıp, yardımcı olmasını istiyor. Ama bir yandan da yol devam ediyor. Yozgat Çalatlı mevkine gelince minübüsün sıkıştırması sonucunda Gülefer hanımın aracı şarampole yuvarlanıyor. Hafif yaralanan üç bayan Yozgat'ta hastanelere kaldırılıyor.

Ama işin ilginç yüzü bundan sonra ortaya çıkıyor. Muhsin Yazıcoğlu'nun girişimi üzerine, eşinin aracını sıkıştıran otomobil Jandarma tarafından bulunup, gözaltına alınıyorlar. Bu sırada Yazıcıoğlu'nun cep telefonu çalıyor. Arayan kişi İstanbul'dan, Ülkü Ocakları döneminden bir arkadaşı. Yeğenlerinin Erzincan'a giderken Jandarma tarafından gözaltına alındıklarını belirtip kurtarılmaları için Yazıcıoğlu'ndan yardım istiyor.

Muhsin Bey'in Jandarma tarafından aldırdığı şahıslar, arkadaşının kurtarılması için yardım istediği yeğenleri olduğu ortaya çıkıyor. Yazıcıoğlu bu şahısları kendisinin aldırdığını, çünkü eşinin aracını sıkıştırıp kaza yapmasına yol açtıklarını söylüyor. Bunun üzerine arkadaşı, "Getireyim elini öpsün af dilesinler. Başkanım bunlar benim yeğenlerim" diye ısrar ediyor. Erzincan'da cenazeye gittiklerini anlatıyor. Muhsin Bey'in cevap vermesini beklemeden, "Nasıl cenazeye gidiyorlarmış, Hep kahkaha atıyorlardı. Bizim aracın arkasında Alperen Ocaklarının dergisi vardı ve yüksek olduğu için minübüsten gayet net bir şekilde görüyorlardı. Ben iyi niyetli olduklarına inanmıyorum" diyor. Kahkaha atarak cenazeye giden gençlerin aracından üç hilalli bayraklar çıkıyor.

Muhsin beyin vefası ağır basıyor, arkadaşının yeğenlerini bıraktırıyor. Ama o gün bugün Gülefer hanımı ikna edebilmiş değil. Belki kadınca bir önsezi ile kuşkularını sürdürüyor. Bu olaydan 8 gün sonra bu kez Muhsin Yazıcıoğlu kaza geçiriyor.

Ordu'dan Ankara'ya dönerken Samsun'da kırmızı ışıkta geçen bir minübüs aniden önlerine fırlıyor. Frene basmaları, direksiyonu kırmaları yeterli olmuyor. Büyük bir hızla çarpıyorlar. Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu araç hurdaya çıkıyor, çarptıkları minübüs ise park halindeki kamyonete çarparak durabiliyor. Sonuncusu olmasını dilediğim kaza ise 25 Ağustos Cumartesi günü Sivas'ın Akıncılar İlçesi'nde bir parti faaliyetinden dönerken, kavşakta meydana geliyor. Yazıcıoğlu, "Geceydi, ben görmedim" diyor. Emektar şoförü Lütfü, "Karartıyı fark ettiğim anda sağa çektim, ama kurtaramadım" demiş.

İlginç olanı kaza değil, kazadan sonra yaşananlar. Bir traktöre çarptıklarını düşünüyorlar. Düşünüyorlar diyorum çünkü kazadan sonra araçtan inmişler, bakmışlar ki ortada traktör filan yok. Muhsin Bey, "Bulun şunu nereye kaçtı" diyor. Korumaları hemen arkadan gelen bir araca atlayıp gidiyorlar ama yer yarılmış, koskoca traktör içine girmiş gibi bulmaları mümkün olmuyor. Daha vahimi Yazıcıoğlu, "Traktör olduğu kesin değil, kamyon da olabilir" diyor. Burası yola çıkan kamyonların, siyasi suikastlerin, kuşkulu trafik kazalarının yaşandığı bir ülke. Ve 4 ayda üç kaza. Haliyle geride koskoca bir soru işareti bırakıyor. Yazıcıoğlu ailesi neden hedef alınıyor?

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*